banner368
banner373


YAZIKLAR OLSUN!


Gökhan Karabulut

Gökhan Karabulut

31 Mayıs 2019, 16:55

Tarihler 1 Haziran 2016’yı gösteriyordu. Koz Haber ve Aktüel Dergisi 8. sayısında “FETÖ’yü Kocaeli’de kim koruyor?” kapağı ile piyasaya sürüldü, raflarda yerini aldı.

Kocaeli ayağa kalktı… Derginin içeriğinde FETÖ’nün Kocaeli Adliyesi’ndeki yapılanması deşifre edilmiş ve birileri KOZ’un kapağından rahatsız olmuştu.

Dönemin Basın Savcısı İrfan Demirel, 8 ay beklemiş, KOZ dergisinde hiçbir eksiklik bulamamış, soruşturma açmamış, inceleme başlatmamış, “FETÖ’yü Kocaeli’de kim koruyor?” kapağımızın hemen ardından ipe sapa gelmez gerekçelerle dergimiz hakkında kapatma kararı vermişti.

Sanırım 8 ay sonra kafasına saksı düşmüştü!

Cumhuriyet savcılığının verdiği kararın hemen ertesi günü dergimiz Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından iki kez basıldı.

Polis baskınının hemen akabinde de hakkımızda soruşturma açıldı. Dönemin Başsavcı Vekili Ayhan Memük ifadeye çağırdı.  

Memük’e ifade arasında, “Siz de çok iyi biliyorsunuz Kocaeli Adliyesi’ndeki Fethullahçı yapılanmayı, haksızlık yapıyorsunuz bize, bir gün yazdıklarımızın ne kadar doğru olduğunu göreceksiniz’’ demiştim.

Memük’ün mahcupluğu yüzünden okunuyordu. Yazdıklarımızı destekleyen, FETÖ’nün adliye yapılanmasını doğrulayan sözler sarf etti.

Vicdanlı biriydi Memük ve onun da eli kolunun bağlı olduğunu gördüm, birilerinin tepeden bastırdığını yüz hatlarından okuyabiliyordum…

İfademi verdim, derginin kapatılmasını bekliyordum.

O dönem ilimizdeki tek bir AK Partili “Ne oluyor?” Deme cesaretini dahi gösterememişti.

İktidarın ilimizdeki temsilcileri kulaklarının üzerine yatmış, duymuyor, işitmiyorlardı…

Çünkü İktidarın çok geniş bir kesimi ve muhalefete göre, Paralel Devlet Yapılanması, Fethullahçı Terör Örgütü, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve devletin ilgili birimlerinin kafasında oluşturmuş olduğu bir saçmalıktı!

O dönem biz bu ahlak dışı gelişmelerle mücadele ederken, akıbetimizi merak ederken, 15 Temmuz 2016 tarihinde Fethullahçı Terör Örgütü hain kalkışma yaptı.

Dergimiz basıldıktan sadece 1 ay sonra hain kalkışma yaşandı. Ve yazdıklarımızın ne kadar yerinde haber dosyası olduğu ortaya çıktı, sadece 1 ay sonra…

Tıpkı bizin 8. sayımızda ‘Fetö’yü Kocaeli’de kim koruyor’ kapağının içeriğinde yazdığımız gibi… Hain darbe girişiminin hemen akabinde Kocaeli Adliyesinde görev yapan yargı mensuplarının 3’te 2’si hakkında FETÖ suçlamasıyla işlem yapıldı.

Merak ediyorsunuz değil mi? Dergimiz hakkında kapatma kararı veren savcı İrfan Demirel’i akıbeti ne oldu? O da gözaltına alındı ve tutuklandı. Gazetemize basma emrini veren polis şefi de gözaltına alındı ve tutuklandı.

Hikâye okur gibi okuyorsunuz değil mi sevgili okurlarım yazdıklarımı? Ama bunlar hikâye veya roman değil, bunlar yaşanmışlar, iki kelimeye, satıra sığmayacak kadar derin hususlar…

İşte o savcı Demirel dün İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde beraat etti…

Sevgili okurlarım Fethullahçı Terör Örgütü üyeleri uzun süredir renklendirme yapıyor.

Nedir bu renklendirme?

Örgüt mensupları bukalemun gibi renk değiştirerek farklı cemaat ve tarikatları içerisine sızarak faaliyet gösteriyorlar..

Şunu da unutmayın; Fethullahçı Terör Örgütü sadece Türkiye’de zayıfladı, bakın yok edilmedi sadece zayıfladı.

Örgüt Avrupa’da, Afrika’da ve Türki devletlerde hala ciddi faaliyet içerisinde.

Amerika Birleşik Devletleri Fethullah Gülen örgütünden hala vazgeçmiş değil, Vatikan için hala örgüt biçilmiş kaftan.

Siz Türkiye’nin içine bakarak örgütün zayıfladığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz!

Geçtiğimiz günlerde ABD Dış İlişkiler Bakanlığı’nın insan hakları komisyonunun raporunu yayınladım, raporda örgüte yönelik Türkiye’de yapılan operasyonlar ciddi şekilde eleştirildi.

Ve geçen gün Birleşmiş Milletler raporunda Türkiye’ye 180 gün süre verildi, ‘’Fethullahçıları serbest bırakın’’ ifadesi kullanıldı…

Anlayacağınız, örgüte bağlı kuruluşlarda hizmetli, öğrenci, öğretmen olanlar tutuklandı, beyin takımına ise dokunulmadı…

İstihbarat mantığı tüm dünyada aynıdır, deşifre olan eleman ve istihbarat kuruluşlarına maşalık yapan örgüt diskalifiye edilir.

Fethullahçı yapı bugün Türkiye dışında varlığını sürdürüyorsa, hala yatırımlarına devam ediyorsa, ABD hala Gülen soysuzundan vazgeçmiyorsa, Türkiye’ye yönelik hesabı henüz bitmemiş demektir.

Örgütle mücadele siyasi akıl ile değil, devlet aklı ile temizlenmedikçe, yok edilmedikçe bize rahat yok.

Bunun yolu da, siyasetin içerisinde kripto olanların süpürülmesi ile mümkün…

(Dipnot: Haberimizin ardından eski Cumhuriyet Savcısı İrfan Demirel aradı, dergimiz hakkında yaptığı işlemi eski Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Küçük’ün talimatıyla yaptığı söyledi. Kamuoyunun dikkatine)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.