banner292


Türkiye sonuçları neden İzmit’e yansıdı?


Gökhan Karabulut

Gökhan Karabulut

02 Nisan 2019, 17:26

Bir ay önce kaleme almıştım, iktidarın 31 Mart Mahalli seçimlerinde sert tokat yiyeceğini dile getirmiştim. Bu yazımın üzerine AK Partili dostlar aramıştı kaleme aldığım tezime karşı çıkmışlardı.

‘Mümkün değil sadece kulak çekme olacak’ demişlerdi.

7 Haziran seçimleri öncesinde de ifade etmiştim, açılım sürecinde AK Parti’nin iktidarı sallanacak demiştim. 7 Haziran Genel Seçimleri sonucu her kesimin malumu…

Bugün AK Parti metropolleri neden kaybetti sorusunun cevabını birkaç şıkla özetleyeyim.

AK Parti ekonomik kriz ile geldi ülkenin başına. Yolsuzlukla, yoksullukla ve yasaklarla mücadele edileceği vurgusunu yaptı ve yapılan ilk seçimde yüzde 34,6 oy alarak tek başına iktidara geldi.

Ülkemizde tek başına iktidar olan AK Parti ilk defa 31 Mart Mahalli seçimlerrinde ekonomik krizle imtihan oldu ve toplum 17 yıl sonra tekrar dejavu yaşadı.

31 Mart Mahalli seçimler öncesinde onlarca isimle konuştum, sorduklarında iktidarın ilk defa 31 Mart Mahalli seçimlerine muhalefetle sandığa gideceğini söylemiştim. O muhalefetinde ‘ekonomik kriz’ olduğunu dile getirmiştim.

İktidar bugün metropolleri kaybettiyse ekonomik krizin bunda payı oldukça yüksek…

Sadece ekonomik kriz mi?Elbette hayır, Cumhur ittifakının yürüttüğü siyasi propaganda dili toplumda karşılık bulmadı. Neydi bu dil? ‘Zillet ittifakı’

Cumhur ittifakı seçmeni ülkenin geleceğine beka çerçevesinden bakabilir, değerlendirebilir ama Millet İttifakını zillet olarak görmez… Cumhur ittifakının yarattığı zillet ittifakı algısına rağbet etmediğini sandıkta gösterdi.

Seçim sonuçlarının sebebi sadece bu iki kriter ile sınırlı değil. Üçüncü kriter ise mahalli idarelerdeki yolsuzluklar, adam kayırmalar, ihalelerde yaşananlar, belediye başkanlarının topluma tepeden bakması, kentlerde alınan kararlarda yerel halkın talepleri beklentilerinin alınmaması gibi etkenler 31 Mart sonuçlarına yansıdı.

Tek başına iktidar olmanın vurdumduymazlığı ile hareket edildi. Özellikle Belediye Başkanları ve mahalli idarelerde üst düzey görev yapan siyasi bürokratlar ‘Biz ne yaparsak doğru yaparız’ mantığı ile hareket etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan aldıkları siyasi gücü seçmen üzerinde ötekileştirici yönetimle uyguladılar.  

Diğer en önemli ve son kriter ise; İktidar kendisine oy vermeyen kesimler üzerine baskıcı, otoriter ve özgürlüklere müdahale eden bir yönetim algısı inşa etti. İktidara oy vermeyen kesimler ‘Diğerleri’ sınıfına sokuldu ve ‘Diğerleri’ üzerinde özgürlükleri inşa edemedi.

Bunlar Cumhur ittifakının Türkiye’de özelikle metroda aldığı sebeplerin sonuçları olarak görülebilir.

Peki, İlimizde Büyükşehir Belediyesi dâhil olmak üzere 12 Belediye Başkanlığını alıp İzmit’i neden kaybetti iktidar?

Yukarıda saydığım sebeplerin ana başlıkları İzmit seçimlerinde de kendisini gösterdi.

Fakat Cumhur ittifakının İzmit’i kaybetmesinin ardından yerel sebepleri de incelemek lazım.

Mimar Sibel Gönül İzmit’e tutmadı. Gönül İzmit Belediye Başkan adaylığı gibi bir hayali yoktu ve siyasete uzun bir süre önce ara vermişti, rahatsız olan birinci derece yakın akrabalarıyla ilgileniyordu. İzmit’e pek çıkmadı, kendisine piar çalışması yapmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘İzmit adayımız sensin’ dediğinde alana indi.

Gönül’de, AK Parti teşkilatları da hazırlıksız yakalandı. Gönül’ün adaylığı açıklanmadan evvel iktidar cephesinde çok sayıda kişinin ismi İzmit Belediye Başkan adaylığına geçiyordu ve ekiplerini kurmuşlardı. En önemli ayrıntı ise ismi adaylığa geçen kişilerin tamamı İzmit siyasetinin içerisinde aktif yer alan isimlerdi.  

Cumhurbaşkanı Erdoğan seçime 1 yıl kala teşkilatları veya Gönül’ü uyarsaydı ‘adayımız Sibel Gönül olacak’ deseydi sonuç bu şekilde belki olmayabilirdi. En azından iktidar İzmit’te 10 bin fark yemezdi.

Cumhur ittifakının İzmit’i kaybetmesinin arkasında en önemli etken olarak karşımıza çıkan sebeplerden biri olarak bir de şunu görüyorum; Sibel Gönül’ün adaylığının açıklanmasının ardından, Belediye Başkanlığı hayali kuran isimlerin ekipleri kırıldılar, sahaya çıkmadılar, eve kapandılar. Ki bu ekipler İzmit siyasetine yön veren veya verebilecek potansiyele sahip kişilerdi.

10 bin oy farkının sebebinin altında iktidar cephesinde sürekli dile getirilen, ‘Gönül Meclis üyesi listesini iyi hazırlayamadı’ eleştirileri de vardı. Gönül’ün aday listesinde birkaç isim özellikle toplumda karşılık bulamadı.

Peki, en önemli soruya gelelim. İktidar İzmit’te Sibel Gönül’ün dışında başka bir ismi aday olarak İzmit seçmeninin önüne koysaydı kazanır mıydı?

Makalemin en başında saydığım etkenleri kulağınızın arkasına koyarak okuyun;

Cumhur ittifakı açısından iyimser bakarsak; evet, kazanabilirdi, kazansaydı CHP’nin adayı Fatma Kaplan Hürriyet ile arasındaki oy farklı bin bile olmayabilirdi.

Cumhur ittifakı açısından kötümser bakalım; hayır kaybedebilirdi, fakat iktidar 10 bin oy fark yemezdi… İki seçenekte olasılık…

Cumhur ittifakının İzmit’i kaybetmesinin sebepleri bununla da sınırlı değil. Cumhuriyet Halk Partisi’nin İzmit Belediye Başkan adayı Fatma Kaplan Hürriyet belediye başkanlığı açıklandıktan sonra sahaya inmedi. Kaplan ilimizde aktif milletvekilliği yaptı, dokunabildiği, temas edebildiği yere temas etti. Kişisel piar çalışmasını çok önceden yapmıştı. Adaylığı açıklandıktan sonra da sahayı hiç bırakmadı. İzmit’te her zaman güçlü olan CHP seçmeninin dışında, yukarı da saydığım sebeplerden dolayı da ciddi oy aldığını düşünüyorum.

Şimdi bu yazdıklarımı alt alta koyup iktidarın İzmit başta olmak üzere ülkemizdeki metropolleri neden kaybettiğini birde siz değerlendirin.

Eksik veya fazla yazmış mıyız?

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.