banner292


Tane ile meyve dönemi


Gökhan Karabulut

Gökhan Karabulut

14 Nisan 2019, 17:13

Tarihler 30 Ekim 1961 yılını gösteriyordu. Almanya’nın Bonn kentinde Türkiye ile Almanya arasında ‘İşgücü Alımı Antlaşması’ imzalanmıştı.

Antlaşma sonrasında ilk olarak 2 bin 500 Türk Almanya’ya göç etti. Bugün Türkler 3 nesildir Almanya’da yaşıyor. Almanya’da 3 milyonun üzerinde Türk olduğu söyleniyor.

Şimdi diyeceksiniz ki “Almanya ile Türkiye arasında imzalanan ‘işgücü alımı antlaşmasının’ ülkemizde tane ile satılan meyve ile ne ilgisi var?”

Çok ilgisi var hem de…

En yakın akrabalarım da o dönem Almanya’ya göç etmişti. Birçoğu emekli oldu memleketlerine geri döndü fakat kuzenlerimin bir kısmı hala Almanya’da yaşıyor.

İlk defa tane ile meyvenin Almanya’da satıldığını duymuştum.

Şaşırmıştım, ‘’Tane ile meyve mi satılır canım, biz kilo kilo alıyoruz, ne fakir bir ülke Almanya’’ diye geçirmiştim içimden.

Almanya bugün tarımda Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise dördüncü ekonomisine sahip bir ülke.

IMF verilerine göre 2018 tarihinde yüzde 1,9 büyüme gösteren Almanya’nın büyüme sebebi ihracat gelirleri ülkenin büyümesinde en büyük rolü üstlenmesi.

Bugün Almanya’daki arazilerin neredeyse yarısı(yaklaşık 16,7 milyon hektar) tarım amaçlı kullanılıyor.

İki Almanya’nın birleşmesinden sonra dış satım neredeyse dörde katlamış vaziyette. Almanya, ABD ve Hollanda’nın ardından dünyanın en büyük üçüncü tarım ürünleri ihracatçısı oldu.

Dün gurbetçilerimizin Almanya’da ‘meyveleri ve sebzeleri tane ile alıyoruz’ dediklerinde gülüyorduk, bugün biz gülünecek duruma düştük.

Ülkemiz geçmişte tarımsal üretimde kendi kendine yeten bir ülkeydi. 1980-2002 tarihleri arasında sanayimiz üç kat, ulaştırmamız üç kat ve tarımımız ise 1,5 civarında büyüme sağladı.

TEPAV verilerine göre de, ülkemizde 2013 verilerine göre kayıtlı çiftçi sayısı 2013’te 2012’ye oranla yüzde 12 azalarak bir milyonun altına düştü. Ziraat Odaları verilerinde göre ise ülkemizde 1995-2013 tarihleri arasında yüzde 11,3 azalarak 23,81 hektara geriledi. Avrupa’da iki dakikada bir çiftçi iflas ederken bu oran ülkemizde elli saniyede bir…

Dün tarımda kendi kendine yeten ülkemiz bugün dışarıdan ayçiçeği, arpa, buğday, mısır, pirinç, çay, kuru fasulye, nohut, incir, üzüm, domates, patates, fındık, kayısı, soya, limon, portakal, pamuk ithal eder duruma geldi.

Ne demiş atalarımız; ‘Gülme komşuna gelir başına’

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.