banner161
banner125


Solculuğu da Demirtaş’a bıraktınız ya ağlayın halinize…


Hüseyin DAVUTOĞLU

Hüseyin DAVUTOĞLU

07 Haziran 2018, 14:40

Bizim solcular ne ara bu kadar garip oldu? Ya da daha doğrusu soruyu şöyle sormak lazım; “Bizim solcular ne ara solcu olmaktan vazgeçti?”

Marks'ın Engels'in büyük fikrine, Lenin’in partisine, Mao ve daha pek çok büyük devrimcinin katkıları ile büyüttüğümüz büyük değeri nasıl oldur da Selahattin Demirtaş ve benzeri garip fikirlerle değiştirdiniz?

Çok değerli bir sol geleneğinin olduğu bu ülkede, solculuğu HDP/PKK ve Demirtaş’a bıraktınız? 

Ya arkadaş artık açık açık sormak lazım siz gerçekten solcu olduğunuzu  falan mı zannediyorsunuz?

Hiç mi utanmıyorsunuz  Şefik Hüsnü’den Mustafa Suphi’den, Ethem Nejat’tan… Bende sayacak çok adam var da işte bunlarda utanacak yüz yok.

Zamane solcuları bilmez maalesef, çünkü onlarda artık ne okuma alışkanlığı kaldı ne de araştırıp öğrenme… Varsa yoksa sosyal medyada birilerini yazdığı abuk sabuk şeyleri solculuk adına pazarlamak var. “Aman Demirtaş  twit atsın da biz de onu paylaşalım, oh solculuk ne güzel…”

Bir zamanlar bu ülkede sol, daha doğrusu sosyalist sol iki ideolojik çizgide yer alırdı. Bir tarafta, Milli Demokratik Devrimi savunalar, diğer tarafta ise Sosyalist Devrimi savunalar…

Sosyalist devrimi savunanlar, SSCB’nin desteğiyle Türkiye’de  sosyalizmi kuracaklarının hayali ile yanıp tutuştu. Peki ne oldu? Ne SSCB kaldı ne de onlar…

İkinci çizgi ise Milli Demokratik Devrimi çizgisiydi. Mustafa Kemal önderliğinde başlayan Kemalist  Devrim tamamlanacaktı. Önce yıkılması gereken bir feodalizm gerçeği vardı. Gericiliğin bu topraklardan  sökülüp atılması gerekiyordu. O mücadele bugün hala sürüp gidiyor. 

Yine zamane solcuları nostalji  gibi hatırlar 68 kuşağını. 68 kuşağını bugün bir değer yapan eylemleri neydi?  NATO’ya hayır haftası, üniversite işgalleri, 6. Filo eylemleri, 19 Mayıs yürüyüşü gibi eylemlerdi. “Ne ABD ne Rusya, Tam bağımsız Türkiye” sloganıyla büyüdü bu kuşak. Sosyalist devrim çizgisi ise hem kendi içlerinde hem de dışarıya karşı şiddeti benimsedi. Banka soygunları, adam kaçırmalar hep bu çizginin eylemleriydi.

Gelelim bugün, sevgili solcu gençler biraz okuyun, kafanızı  telefonlarınızdan bilgisayarlarından kaldırın da okuyun lütfen… Duvarlarınıza Deniz Gezmiş fotoğrafı asana kadar onun Milli Demokratik Devrimi çizgisi ile bulaşmasını okuyun biraz. 

İki çizgi mücadelesi hâlâ devam ediyor.

Bir tarafta başını Vatan Partisi’nin çektiği milli ve üniter  devleti,  ABD emperyalizminin bölücü kışkırtmalarına karşı vatan savaşını, komşularla barışı ve üretim ekonomisini savunan Milli Demokratik Devrim çizgisi, diğer tarafta ise sırtını ABD’ye dayayan ve onun verdiği silahlarla ülkenin bir kısmını bölmeye çalışan etnik ayrılıkçı, federal devletçi ve komşularla barışı ABD vaatlerine kurban eden çizgi…

PKK’yı arkasına alan ABD güdümündeki bölücü çizginin bugünkü temsilcisi HDP’dir. Hani sizin solcu zannettiğiniz, solu ve sosyalizmi terk edip, kuyruğuna takıldığınız HDP var ya işte O…

Ne oldu da bizim sözde solcular, sosyalistler HDP kuyrukçusu oldu. Yanıtını ben değil isterseniz Yargıtay versin.

Yargıtay’ın 22 Mart 2018 tarihli listesine göre ülkede faal 86 siyasi parti var. Bu partilerden yalnızca AKP, BTP, BBP, CHP, DP, HDP, İyi Parti, MHP, Saadet Partisi ve Vatan Partisi seçime katılma hakkını elde etmiş durumda.

TKP türevleri ile devrimci hareketlerin kalıtı üzerine kurulmuş ÖDP, Emeğin Partisi, HKP gibi sosyalist partilerin hiçbirisi seçime katılma hakkını elde edemedi. Sol ve sosyalist partilerin gelecekten ümitlerinin olmadığı, işi ciddiye almadıkları; Önderlerine, yöneticilerine, örgütlerine, hatta kendilerine ve üyelerine güven duymadıkların açık bir sonucu bu.

Yoksa dayandıkları geleneklere bakarsak TKP 96 yıllık, HKP 70 yıllık, ÖDP ve Emeğin Partisi 50 yıllık bir geçmişe sahip. Bunca yıldır, seçime katılmayı sürekli kılacak bir gelenek ve örgütlenme yaratamamış olmaları, üye ve parti dostlarını seçeneksiz bırakmaları anlaşılabilir bir durum mudur?

Sosyalist partiler kendilerini geliştirecekleri yerde, diğer partilere ve özelikle CHP’ye yanaşarak onlara akıl vermeyi iş sanıyorlar. Yıllardır CHP’den aday olmak için çalışan, hatta CHP’yi sosyalist parti yapmak için uğraşan bir sürü tip ortalıkta dolaşıyor. 

İşte o tipler bununla da yetinmeyip Mustafa Kemal’in patisini HDP’li yapmak, HDP’nin kuyruğuna takmak için elinden geleni yapıyor.

O zaman biraz öngörü siyaseti yapalım. HDP’ye oy verip kendini solcu zanneden, bu sayede AKP’yi güçsüzleştireceğini düşünen  zevata kötü bir haberim var; HDP barajı falan aşamayacak. O günler artık çok geride kaldı.  

Bu öngörümden, AKP sandıkta hile yapacak sonucunun çıkarmayın. HDP’yi sandığa gömecek olan AKP değil, Türk ve Kürt halkı ama en önemlisi Doğu ve Güneydoğu'da yaşayan vatandaşlarımız olacak.

Siz zannediyor musunuz Kürt seçmeni HDP yüzünden ne sıkıntılara düştüğünü unuttuğunu, kazılan hendekleri unuttuğunu… Türk ordusunun o hendekler PKK’yı gömerken Kürt halkını nasıl sahiplendiğini, koruyup kolladığını unuttu mu bu halk?

Ya ikinci tura kalırsa seçim ne olacak? HDP’liler kime oy verecek. Görünen tabloda eğer 2. tur olursa Erdoğan ile ince yarışacak. Ve şuan eminim ki HDP’lilerin büyük çoğunluğu İnce’ye değil oyunu Erdoğan’a verecek. Bunu not düşelim tarih bakalım kim haklı çıkacak…

Solculuğu Selahattin Demirtaş’a ve HDP/PKK’ya bırakanlar, tarih sizi hiç affetmeyecek. Günün birinde tarih 24 Haziran seçimlerini yazacak ama orada sizler olamayacaksınız. Çünkü tarih korkakları yazmaz…

Önümüzdeki seçim, ülkemiz, halkımız ve geleceğimiz için çok önemlidir. Ülkemizin ve geleceğimizin tümden karartılmamasını sağlamak, halkçı, devrimci bir görevdir. Görevinin ayırdında olanlara ve mücadele edenlere selam olsun, kolay gelsin.
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gökhan Onater - 4 ay önce
Hüseyin bey kaleminize sağlık. Umarım yazınız bazılarının uyanmasına vesile olur.