banner613
banner559

Tezkere görüşmelerinde Kocaeli vekilleri konuştu… Önce Işık sonra Türkkan!

banner418

Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesi süresinin 1 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Genel Kurulda partiler adına Kocaeli milletvekillerinin konuşmaları dikkat çekti.

banner482
Tezkere görüşmelerinde Kocaeli vekilleri konuştu… Önce Işık sonra Türkkan!
07 Ekim 2020 Çarşamba 23:01

banner603
banner535

TBMM Genel Kurulu'nda, Irak ve Suriye'deki tüm terörist örgütlerden Türkiye'ye yönelebilecek saldırıları bertaraf etmek amacıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesi, yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması kapsamında izin süresinin 1 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi kabul edildi.
 

"HAREKATLARLA REJİM UNSURLARINA GEREKEN DERSİ VERDİK"
AK Parti Grubu adına adına söz alan Kocaeli Milletvekili Fikri Işık, can Azerbaycan'ın topraklarını işgal altında tutan ve son haftalarda fütursuzca Azerbaycan'a saldıran, masum sivilleri katleden, işgalci Ermenistan'ı en şiddetli şekilde kınadı, asker, sivil şehit olan tüm Azerbaycanlılara Allah'tan rahmet, gazilere ve yaralılara da acil şifa dileklerini iletti.

Bugün dünyada barışı ve istikrarı sağlamakla yükümlü uluslararası kurumların işlevlerini yitirdiğine işaret eden Işık, tüm dünyada yeni bir küresel barış düzenine ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Işık, güçlünün haklı değil, haklının güçlü olduğu bir dünya düzenine ihtiyacın her geçen gün daha da arttığına dikkati çekerek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın sürekli vurguladığı, burada popülizm olarak addedilen ancak her geçen gün dünyada daha fazla destek bulan, akis bulan 'Dünya 5'ten büyüktür.' ifadesi aslında biraz önce saydığım gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır." diye konuştu.

Türkiye'nin, çıkarmadığı ve sebep olmadığı onlarca problemle mücadele ettiğini, etkilerini minimize etmeye çalıştığını, milli güvenliğini ve menfaatlerini korumaya çalışan ülkelerin başında geldiğini belirten Işık, "Bugün, burada müzakeresini yaptığımız Cumhurbaşkanlığı tezkeresi de bölgede dış müdahale ile oluşturulan veya yayılan istikrarsızlığa karşı Türkiye'nin güvenliği, hak ve menfaatleri, bölgesel istikrar için atılması gereken adımlara yöneliktir." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti'li Işık, ABD'nin bölgeyi daha güvensiz ve daha istikrasız hale getirdiğini, Irak'ın etnik ve mezhep çatışmalarının girdabında her geçen gün yeni bir problemle ve krizle mücadele ettiğini söyledi.

Işık, geçen on yıl içerisinde küresel bir oyun alanına dönüşen Suriye'de, rejim güçlerinin, DEAŞ ve PKK/PYD ile birlikte diğer terör örgütlerinin oluşturduğu şiddete, yıkıma ve insani drama Türkiye'nin sessiz kalmadığını, pek çok ülkenin görmezden gelmeye devam ettiği olumsuz şartlardaki mazlumlara yardım etmeyi bir görev bildiğini dile getirdi.

Yerlerinden ve yurtlarından ayrılmak zorunda bırakılan 3,6 milyon Suriyeli'yi Türkiye'nin misafir ettiğini anımsatan Işık, diğer taraftan, vatandaşlarını direkt olarak hedef alan Suriye kaynaklı terörist gruplarla Türkiye'nin güneyinde oluşturulma niyetinde olan şer yapılanmalarına karşı zorunlu bir müdahalede bulunduğunu kaydetti. Işık, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekatlarıyla terörist unsurlara ve bölgede Türkiye'ye yönelik eylemde bulunan rejim unsurlarına gereken dersi verdiğini vurguladı.

Fikri Işık, partisinin Suriye'de demografik değişim yapmak istediği yönündeki söylemlerin, en hafif tabirle insafsızlık olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin Suriye'de istediği demografik değişim değil, demokratik bir değişimdir. Türkiye, Suriye'de baştan beri halkın demokrasi taleplerine kulak tıkayan Esad'a 'Halkının taleplerine kulak ver, demokrasiye geçişle ilgili gerekli adımları at, Türkiye Cumhuriyeti olarak sizin yanınızda olalım.' mesajını defaatle, yüz yüze, telefonla, her türlü araçla bildirmiştir. Eğer, Esad 2011 yılında barışçıl gösterilere varil bombasıyla müdahale etmek, ağır silahlar kullanarak kendi insanını katletmek yerine 'Evet, ben sizi anlıyorum, belirli bir takvim içerisinde demokrasiye geçeceğiz.' ifadesini kullansaydı bugün Suriye bambaşka bir Suriye olurdu ve bölgede bambaşka bir bölge olurdu. Bundan dolayı Esad'ı suçlamak gerekirken dönüp dolaşıp iktidarımızı suçlamak hakkaniyetle bağdaşmaz. Türkiye, Suriye'nin istikrarı için, Suriye'nin demokratikleşmesi için elinden geleni bugüne kadar gerçekten yapmıştır, bundan sonra da yapmaya devam edecektir."

Işık, Kobani olayları olduğunda Türkiye'nin sınırlarını açtığını ve Kürt kardeşlerine el uzattığını da vurgulayarak, "Türkiye hiçbir Kürt kardeşinin burnunun kanamasına rıza göstermemiştir, bundan sonra da göstermeyecektir. Ama Kürt eşittir PYD, PKK derseniz işte bu denklemi biz kabul etmiyoruz. PKK'yı, PYD'yi, YPG'yi demokrasi havarisi gibi gösterenler oradaki diğer Kürt unsurlarını ortadan kaldırılması, öldürülmesi, hayatlarına son verilmesi için PYD'nin, PKK'nın yaptığı bir sürü hain eylemi niye kınamıyor?" ifadelerini kullandı.

"İKTİDARIN YANLIŞ AÇIK KAPI POLİTİKASI DEAŞ TARAFINDAN SUİSTİMAL EDİLDİ"

Görüşmeler sırasında şahsı adına söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, karşı karşıya olduğu dış politika ve güvenlik krizleriyle bir kuşatmanın, ateşten bir çemberin içine alınmak istendiğini söyledi.

Dışişleri Bakanlığıyla birlikte Türk Silahlı Kuvvetleri ve diğer güvenlik bürokrasisinin kriz olan bölgelerde hem ülke çıkarlarını savunmak hem de huzuru temin etmek için mücadele verdiğine işaret eden Türkkan, Irak ve Suriye'nin Türkiye'yi en yoğun şekilde etkileyen ve müdahil olunması gereken güvenlik krizleri olduğuna dikkati çekti.

Tezkere metninde de belirtildiği gibi PKK/PYD-YPG ve DEAŞ başta olmak üzere pek çok terör örgütünün yarattığı çatışma ve istikrarsızlık ortamının Türkiye'ye pek çok açıdan zarar verdiğini belirten Türkkan, "Türk Silahlı Kuvvetlerinin Pençe-Kaplan Operasyonları aynı kararlılıkla ve tavizsiz sürdürülmeli, PKK'nın sınır ötesindeki varlığı, olduğu her yerde ezilmelidir." diye konuştu.

Türk milletinin, 40 yıla yakın süredir bölücü terör örgütü PKK'yla kahramanca mücadele ettiğini ve bu uğurda ağır bedeller ödediğini ifade eden Türkkan, "Milletimiz, PKK terör örgütüyle ihanet açılımı sürecine girişen dönemin AK Parti hükümetine de tepkisini en ağır biçimde koymuştur. O dönemi burada yaşayan milletvekili arkadaşlarınızdan birisiyim. Bu sürecin sonunda şehirlerde rahatça yapılanan PKK terör örgütünü kendi şehir ve ilçelerimizden söküp atmak için 793 polis ve askerimizi şehit verdik. İktidarın uzun süren uykusunun bedelini kanımızla canımızla ödedik millet olarak. Fakat her ne olursa olsun, Türkiye'nin bir karış toprağını teröristlere teslim etmedik, emperyalizmin planını da yerle bir ettik." sözlerini sarf etti.

ABD'nin Türkiye sınırının hemen diğer tarafında Türkiye'ye karşı kullanılmak üzere binlerce tır askeri yardım götürdüğünü savunan Türkkan, "Hükumet, bu duruma ne kadar daha göz yumacaktır? Haysiyetimize, onurumuza, izzetinefsimize yönelik bu aleni saldırılara Türk milletinin ne kadar daha diş sıkması beklenmektedir?" sorusunu yöneltti.

Lütfü Türkkan, Türkiye'nin, Fırat'ın doğusunda PKK zulmü altında ezilen yerli halka destek vermesi, yeni ilişkiler tesis etmesi ve var olan ilişkileri güçlendirmesi gerektiğini vurgulayarak, "Halkın hem PKK'ya karşı koymalarına hem de yaşadığı bölgelerden göç etmemelerine yardım etmelidir. Kayıtlı ve kayıtsız yaklaşık 5,4 milyon Suriyeli sığınmacının terk ettiği bölgelere yerleştirilen PKK terör örgütünün ve onu destekleyen emperyalizmin planını bozmak ancak bu şekilde mümkün olacaktır." dedi.

Türkkan, Türkiye'nin hala DEAŞ'ın hedefinde olduğunu da belirterek, iktidarın yanlış açık kapı politikasının DEAŞ tarafından suistimal edildiğini de savundu.

İdlib'deki ateşin gün geçtikçe büyüdüğünü de öne süren Türkkan, buranın, Suriye'de kaosun beşiği konumunda olduğunu ve büyük bir fırtınayı beraberinde getirme riski taşıdığını savundu.

Türkkan, Türkiye'nin milli güvenliğine yönelik tehditlerin güney sınırlardan artarak devam ettiği yönündeki tespitlere katılarak tezkerenin uzatılmasını desteklediklerini belirtti, "Cenab-ı Allah güvenlik güçlerimizi muzaffer kılsın, ayaklarına taş değdirmesin." diye konuştu.
 

banner31

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.