Seçimler ve toplum sağlığı


Gökhan Onater

Gökhan Onater

14 Mayıs 2019, 11:02

Psikanalizin babası Freud: “Sağlıklı insan, sevebilen ve çalışabilen kişidir” der. Toplumun geneline baktığımızda ne sevmeyi ne de çalışabilmeyi beceriyoruz. Sevmeyi beceremediğimizi, kadına karşı şiddetin yoğunluğundan, çalışmayı beceremediğimizi de arka arkaya kapatılan işyerlerinden çıkarılan emekçilerden anlayabiliyoruz. Demek ki aslında hızla sağlığını kaybeden bir toplum haline geliyoruz. 
Ekonomik sıkıntıların ruhsal ve bedensel hastalıklara yol açtığı bilinen bir gerçek… Dış politikaların iç politikayı ve elbette ekonomi politikalarını etkilediği bir ortamda hiç bitmeyen seçimler dizisiyle ve seçmeni birbirine düşmanlaştırarak nereye varılabilir? İnsanlar çaresizlikten intihar ediyor. Her gün tramvayın önünden son anda kaçabilen dalgın insanlarla karşılaşıyoruz. Son dönemde trafik kazalarında da artış olduğunu gözlemliyoruz. Çünkü dikkatler dağınık… Sokaktaki vatandaşın en büyük derdi evine ekmeği nasıl götürebileceği… Mahalle sakinleri artık pazara çıkamıyor…
Bu koşullarda YSK İstanbul belediye başkanlığı seçimlerini yenileme kararı aldı. Yüksek Seçim Kurulu bu seçimi yüzüne gözüne bulaştırarak güvenilirliğini yitirdi. Yargının bağımsız olduğuna inancı azalttı. Türkiye Barolar Birliği başkanının açıklamaları konuyla ilgili ders niteliğindeydi… Buna bir de İstanbul Seçim Kurulu başkanının eşinin sağlık koşullarını öne sürerek emekliye ayrılmasını eklediğimizde hangi sonuca doğru ilerleneceğini görmek için deha olmaya gerek yok herhalde… 
Usta gazeteci Sabahattin Önkibar, Ankara kulislerinde konuşulan senaryoyu şöyle aktarıyor: “İktidar seçime birkaç gün kala kazanamayacağından emin olamaz ise ‘milli güvenlik tehdidi var’ deyip seçimin iptal edilmesini YSK’dan isteyecekmiş”…
AKP, İstanbul’u vermemek için her yolu mübah görüyor. Neden korkuyorsa… İmamoğlu, ıslak imzalı tutanakların tamamına sahip olmasa atı alan yine Üsküdar’ı geçecekti… Sandık güvenliğinin aslında ne kadar önemli olduğunu bir kere daha görmüş olduk. 
Benim hayata dair iki sloganım vardır: 
Birincisi, “Yeter Bu Kadar Tembellik”. Bunu sabah kalkarken kullanırım. 
İkincisi, “Her Şey Çok Güzel Olacak”. Bunu da ısrarla çalışıldığında başarıya ulaşılacağına olan inancım nedeniyle çevremdeki insanlara moral vermek amacıyla kullanırım.
Herhalde bu seçimin en yararlı tarafı, benim sloganımın Türkiye’nin sloganı haline gelmesi… 
Seçim mızıkçılığı yapan AKP’de, seçim sloganını “Daha da güzel olacak” diye belirlemiş… AKP döneminde güzelliği –ne hikmetse- hep AKP’liler gördü… Acaba yandaşa daha fazla mı kaynak aktaracaklarını ilan ediyorlar bu sloganla? Yalnız AKP’li olanların cebinde değil, sokaktaki yurttaşın cebinde para olduğu zaman daha sağlıklı bir toplum yaratılır…
Milletin en büyük ihtiyacı aslında güzellikler görmek… Siyasette yumuşak dil, nezaket, saygı… Toplumu germeyen söz ve davranışlara hasret kaldık… Bu arada CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’ndan sonra Yeniçağ Gazetesi yazarı Yavuz Selim Demirağ’da saldırıya uğramış. İkisine de geçmiş olsun.  
Çözüm, seçmeni seçimden seçime sürükleyerek karşı tarafı düşman ilan etmek değil, Türkiye’nin dışarıya karşı çıkarlarını tutarlı olarak savunmak -mesela Yunan’a bırakılan adalarımızı geri almak, Suriye ile ilişkileri düzeltip Suriyeli 4 milyon misafirimizi geri göndermek -, Üretime önem vererek yeni fabrikalar açmak, Türk parasının değerini korumak gibi politikalar olmalı.
Şehitler verdiğimiz bu günlerde seçimler için PKK  ve FETÖ ile mücadeleyi askıya almak, bunları seçim kozu olarak kullanmayı düşünmek Türkiye’nin yararına hareketler olamaz. Terör örgütlerini açıkça hedef almayan, onlarla gerçek anlamda mücadele etmeyen partilere iktidar da olsa muhalefet de olsa itibar etmemek gerekir.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.