banner153
banner125


Sapanca Gölü’ne uçan tren…


Hüseyin DAVUTOĞLU

Hüseyin DAVUTOĞLU

12 Temmuz 2018, 16:38

Çorlu’da meydana gelen acı tren kazası hala aklımızda. Nasıl unutulabil ki 24 can, kolay değil elbet…

Bu acı kaza ister istemez geçmişte yaşan o büyük kazaları akla getirir. Değerli ağabeyim Mustafa Bağdiken yazdı, Pamukova ve Tavşancıl’da meydana gelen yine ölümlerin yaşandığı o iki büyük kazayı. 

Bundan tam 38 yıl önce, 3 Mayıs 1980 günü İzmit’te yaşanan o acı tren kazasını da ben hatırlatmıştım bir önceki yazımda…

Kocaeli’ye yakın noktalarda ise benzer çok sayıda tren kazası meydana geldi. Bu kazaların en ilginci ise 24 Mart 1958 yılında meydana gelmişti. Haydarpaşa-Ankara seferini yapan Ankara Ekspresinin lokomotifi raydan çıkarak Sapanca Gölü’ne uçmuştu.

İşte o ilginç kazanın hikayesi…

24 Mart 1958 tarihinde Ankara Ekspresi, saat 18.10’da 522 yolcu ile Haydarpaşa’dan hareket etti, istikamet Ankara’ydı. Yolculuk Sapanca’ya kadar sorunsuz bir şekilde devam etti. Ankara Ekspresi saat 21:00 sularında Sapanca’ya geldi. Sapanca tren istasyonunda bir süre bekleyen tren, yocularını aldıktan sonra yeniden hareket etti. 

Ankara Ekspresinin Sapanca istasyonundan kalkışında 2 dakika sonra, demiryolunu 127’nci kilometresi Uzunkum mevkiinde hiç akıllarla gelmeyecek bir şey yaşandı. Ankara Ekspresi’nin lokomotifi “furgon demiri” adı verilen bağlantı noktası koptu. Vagonlarla bağlantısı kopan lokomotif raydan çıktı. Bir süre ilerleyen lokomotif Sapanca Gölü’ne uçtu. Lokomotif ayrılması sonrası ise iki vagonda raydan çıkarak devrildi. Bu kazada ise şans eseri kimsenin bunu bile kanamadı.

Kazanın ardından ekipler zor şartlara rağmen hemen çalışmalarına başladı. Bölgeye İzmit ve İstanbul’dan ekipler gönderildi. İşçilerin yaklaşık 16 saatlik çalışması sonrası demiryolu yeniden açılmıştı. Kaza sonrası tren yolcuları o günü şartları sebeple bir yere gidememiş, kaza alanında beklemek zorunda kalmıştı. Demiryolu işçilerin kumanyalarını yolcularla paylaşması ise o günün akılda kalan en güzel anısı olmuştu.

Lokomotifi şefi Şevket Uzuner kazayı şöyle anlatmıştı. "Kazanın bu şekilde atlatılması bir mucizedir. Hepimizi Allah korudu. Şayet kaza normal sayılması gereken şartlar altında vuku bulsa idi zayiat bilançosu Üsküdar Vapuru faciasındakinden çok daha fazla ve korkunç olurdu"

Lokomotifi idare eden makinist Tevfik Çevik ile Ateşçi Aziz Kocatepe’nin anlatımı ise şöyleydi; "Uzunkum mevkiindeki virajı döner dönmez tekerleklerin yavaşladığını, çamura saplandığını hissettik. Yine aynı anda farların ışığı altında yolun toprak ve iri taşlarla örtülü bulunduğunun farkına vardık. Bu durum karşısında yapacak bir tek şey vardı derhal fren yapıp makineyi durdurmak. Bizde aynı şeyi yaptık. Fakat saatte 50–60 kilometre hızla gitmekte olan bir katar böyle seri bir frenle durdurulamazdı. Bir felaketle karşı karşıya bulunduğumuzu anlamakta gecikmedik. Şiddetle taş ve toprak yığınına çarpan lokomotif göle doğru uçarken bizde kendimizi dışarıya fırlattık. Bildiğimiz bundan ibaret."

Büyük bir felakete dönüşebilecek bu kaza neyse ki çok ucuz atatılmıştı. Ama aradan geçen onca yıla rağmen hala ihmaller can almaya devam ediyor. 


 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.