banner223
banner230


Şans eseri yaşamak


Gökhan Onater

Gökhan Onater

16 Temmuz 2018, 10:48

4 yıl önce 300 maden işçimizin Soma’da ölümüne neden olan sorumlu için karar verilmiş. 1 yıl 5 ay hapis yatacakmış. Kişi başına 2 gün bile değil… Bu mantıkla bakıldığında tren kazasında hayatını kaybeden 24 vatandaşımız için de sorumlusuna 48 gün cezaevi ziyareti yeterli olur herhalde… Ölen öldüğüyle kalıyor… Çok üzüntü verici durumlar… Hepsi de önlenebilir facialardı… Acılı ailelere sabırlar diliyoruz… 

Montaigne’den öğrendiğimize göre, eskiden Mısır’da tam şölenin ortasında kurumuş bir insan cesedi dolaştırırlarmış. “Yiyin, için. Nasılsa sonunuz böyle olacak!” diyerek hayatın aslında ölümle iç içe olduğunu anlatmak isterlermiş.  Çünkü ölüm olmasa hayatın da bir anlamı kalmayacak… 

Milyonlarca yumurta arasından tesadüfen dünyaya geldik, o da yetmedi Türkiye’de oluştuk ve hep birlikte yine “tesadüfen” yaşamaya devam ediyoruz. 

Beş yaşındayken, denizde boğulmaktan rahmetli babacığım kurtarmıştı beni… Lisedeyken bindiğim minibüs, sağdaki kamyonla soldaki tanker arasında sıkışıp ikisine de çapmış ve devrilmekten son anda kurtulmuştu.  Sene 1992 veya 1993… Sonradan Sakarya Üniversitesi adını alacak olan İTÜ’de öğrenciyiz. Okuldan çıktık. Adapazarı ekspresine bindik. İstanbul’a doğru yol alırken Dilovası civarında trenin önüne 30 metre yüksekten dozer düştü. Lokomotif dozere çarparak raydan çıktı, denize doğru ilerledi fakat yarı yolda durdu. Dozer birkaç saniye sonra düşmüş olsa ben de dahil çok sayıda insan hayatını kaybedecekti… Şansımız varmış…Geçen gün Yuvacık’ta ki diş hastanesinden çıktım. Otobüse bindim. İzmit’e doğru gelirken Kandıra Sapağı’nda İzmir plakalı lacivert bir otomobil, içinde bulunduğumuz otobüse şiddetle sağ yan taraftan çaptı. Otobüsün içinde çok sayıda çocuk vardı. Neyse ki hiç kimseye bir şey olmadı ancak çarpan araç için endişelendim. Çünkü aracın önü çok hasar almıştı. Otomobil sürücünü ve yanındaki çocuklarını emniyet kemerinin kurtardığını düşünüyorum.   Bu anılar, bizim ölümle dansımızdı… Bunlara benzer sayısız tehlikeleri hepiniz defalarca yaşamışsınızdır. 

Depremler, trafik kazaları, patlayan bombalar, ABD destekli Fetöcü darbe kalkışmaları, ev ve iş kazaları, zehirli yiyecek ve içecekler arasında tesadüfen hayatta kalmıyor muyuz? 
Tarih içinde insan hayatı bir göz kırpımı süresince… Bugün var, yarın yokuz… Şu kısacık hayatta kişisel ihtirasların peşinden koşarak boşuna ömür tüketmektense topluma yararlı işler yapmak daha insana yakışır bir tutum olmaz mı? 

Not: İzmit Sahilinde dalgalanan Türk Bayrağının eskidiği görülüyor. Yenisinin göndere çekilme zamanı gelmiş. İlgililere duyurulur.

  
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.