banner226
banner230

Çocuğun TV'nin karşısında yemek yemesi yeme sorunlarına yol açar

Kocaeli Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Nursu Çakın Memik,"Çocuğa TV'nin karşısında yemek yedirilmesi, tehdit edilmesi, zorlanması, annenin kızıp bağırması, kendini acındırması, amca-teyze hatırı için çocuğa yemek yedirilmesi, son lokmalar için aşırı ısrarcı olunması çocuklarda yeme sorunlarının gelişmesine yol açan en sık nedenlerdir" dedi.

banner57
Çocuğun TV'nin karşısında yemek yemesi yeme sorunlarına yol açar
26 Ocak 2018 Cuma 11:45

banner232
banner15

Kocaeli Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Nursu Çakın Memik, çocuğun tükettiği besinin çokluğundan ziyade niteliğine önem verilmesi gerektiğini belirterek, "Çocuğa TV'nin karşısında yemek yedirilmesi, tehdit edilmesi, zorlanması, annenin kızıp bağırması, kendini acındırması, amca-teyze hatırı için çocuğa yemek yedirilmesi, son lokmalar için aşırı ısrarcı olunması çocuklarda yeme sorunlarının gelişmesine yol açan en sık nedenlerdir" dedi.

Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde bulunan Bulut Okul Öncesi Eğitim Kurumu, Anne Baba Okulu Eğitim Seminerleri kapsamında öğrenci velilerine, 'Beslenme ve beslenmenin önemi' anlatıldı. Kocaeli Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi ve Bulut Okul Öncesi Eğitim Kurumu Koordinatörü Doç. Dr. Nursu Çakın Memik, bebek ya da küçük çocuklarda beslenmenin önemine değinerek, "Bebek ya da küçük çocukların beslenmesi yalnızca fiziksel gelişim için değil, duygusal ve sosyal gelişim için de son derece önemlidir. Annelerin besleme davranışı incelendiğinde, çocuklarına yemek yedirirken onlara dokundukları, göz teması kurdukları, yanaklarını okşadıkları, onunla ilgilendiğini ve sevdiğini gösteren sesler çıkarttıkları görülmektedir. Bu besleme-beslenme eylemi anne çocuk bağlanmasının temelini atmaktadır. Annenin çocuktan gelen mesajları doğru kavraması ve uygun yanıtlar vermesi, çocuğun içsel uyaranlarını kavraması için gereklidir. Anne çocuğunun her ağlama ya da huzursuzluk davranışını açlık olarak algılarsa, çocuk dışsal uyaranlara bağlı kalır ve içsel uyaranlarını tanıyamaz. Açlık hissini tanıyamadan, yaşayamadan büyür. Yeme sorunu olan çocukların açlık- tokluk döngüsünü kazanmalarına yardımcı olmak, her duygusal değişiklikte yemek yedirmeye çalışmamak önemlidir" dedi.

Çocukların tükettiği besinin çokluğundan ziyade niteliğine önem verilmesi gerektiğini belirten Memik, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bir bebeğin 6 aydan sonra mama sandalyesinde oturması, 12 aydan sonra sofrada ailesi ile birlikte döke saça kendisinin yemek yemesi ince ve kaba motor beceri gelişimi açısından önemlidir. Çocuğa TV'nin karşısında yemek yedirilmesi, tehdit edilmesi, zorlanması, annenin kızıp bağırması, kendini acındırması, amca-teyze hatırı için çocuğa yemek yedirilmesi, son lokmalar için aşırı ısrarcı olunması çocuklarda yeme sorunlarının gelişmesine yol açan en sık nedenlerdir. Bu yanlış yöntemlerin çocuğun az yemek yemesi pahasına bile olsa bırakılması, aksine çok yemenin değil, yeterli ölçüde ve sağlıklı besinlerin tüketilmesinin çok daha önemli olduğu akılda tutulmalıdır. Çocuğun kahvaltıda iki dilim çikolatalı ekmek yemesi yerine yarım yumurta, bir iki zeytin yemesinin fiziksel ve bilişsel gelişimi için çok daha yararlı olduğu bilinmelidir. Çocuğun tükettiği besinin çokluğundan ziyade niteliğine önem verilmelidir."


İlgili Galeriler
banner29
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.