banner521
banner523


Postacı kapıyı hiç çalmıyor...


Zümrüt SEVİNÇ

Zümrüt SEVİNÇ

25 Şubat 2020, 08:56

Yıllar var ki  posta kutuma  postacı bir mektup bırakmıyor.
Artık her şey  teknoloji üzerinden yapılıyor çünkü...
Faturalardan, reklam ve promosyon  bildirileri, her şey artık bilgisayarımın ekranında.
Dünyanın öbür ucunda olan arkadaşlarım bile telefonun  aceleci kolaylığı ile anlatıyorlar
sevinçlerini, korkularını, umutsuzluklarını.
Hızla  anlatılanlar, aynı hızla günün sıradan  lafları  arasına karışıp gidiyor.
Hiç kimse sırrını  belgelemiyor; duygularının, düşlerinin, korkularının altına imzasını atmıyor.
Ve hiç kimse  anılarını lavanta  kokulu kutularda saklamıyor.
Belki  çoğumuz ezberlenmiş eski mektuplarını okuyor yalnızca.
İlk gençliğimizin çocuk tutkuları , acı çekmiş romantik satırları bugünümüzden  o kadar uzak ki...
Bazı mektuplar vardır; zarfın renginden, zarfın üzerindeki titrek ya da baskın el yazısından  bilirsiniz 
hangi uzak yollardan geldiğini.
Heyecanlanır, yırtarcasına açar  zarfı, bir solukta okursunuz yazılanları.
Bazı mektuplar  vardır; gün ışığı fazla gelir. Renklerin solmasını, karanlığın sessiz çığlığını beklersiniz
okumak için.
Sabırla merakın, heyecanla dinginliğin kardeş olduğunu anlayıverirsiniz birden.
Kimi mektuplar vardır ki hiç bir zaman ulaşmaz  adreslere  yazılır, sonra da buruşturulup atılır.
Geç kalmış  mektuplar  vardır bir de; hani geldiğinde hiç bir anlam ifade etmeyen.
Adres değişmiştir; yürek çoktan başka bir el yazısına bırakmıştır kaderini.
Okunmamakla  cezalandırılır o mektuplar ve geldiği  gibi aynı adrese postalanırlar.
KAFKA  yıllarca  adresi olmayan mektuplar yazmış ve  mektuplarıyla  sevgi dolu kalpleri hayata bağlamış.
ROSENBERG ler ise  hapishanenin soğuk yalnızlığına  birbirlerine yazdıkları özlem  dolu mektuplarla katlanmışlar.
Hücre sessiz ve acımasızken  mektuplar sıcak ve gökyüzü kanatlıymış.
SABAHATTİN ALİ  mektuplarına  ''iki gözüm Ayşe '' diye başlarmış.
NAZIM ise  sevdiklerine  uzaklardan  hep mektup yazmış; PİRAYE ye ve  memlekete...
Siz halen mektup yazıyor musunuz? Yoksa  sizin için de  mektup yazmak artık demode mi?..
Telefonla ulaşırım   diyorsanız eğer; telefon  ''hızlılıktır''  evet ama  ''unutturur'', mektup ise  ''yavaşlıktır''
ama   ''kalır''....
Hayatla baş edebilmek için açılı oynamak gerekir;
Zira  yaşam en basit  bir  zaafı, en küçük açığı dahi atlamıyor.
Onun için , içinizden  geçenleri yüksek sesle söyleyin.
Eğer söyleyecek yeterli cesaretiniz yok sa, adressiz mektuplar yazın.
Korkmayın mektuplarınızın dönüp dolaşıp başkalarının eline geçmesinden...
Çünkü  onlar  sizsiniz, sizin düşleriniz,sizin duygularınız ve sizin ruhunuz...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.