banner521
banner533


ODA TV’yi neden kapattınız?


Gökhan Karabulut

Gökhan Karabulut

06 Mart 2020, 17:17

Son dönemlerde yapmış olduğu yayıncılığı pek tasvip etmiyordum, benim tasvip etmemem, doğru bulmamam bir başkalarının da memnun olmadığı anlamına gelmez.

İktidarda hangi siyasi parti olursa olsun, ister ‘A’ parti ister ‘B’ parti hiç fark etmez, iktidara yakın seçmenler farklı bakış açılarını okumak ister, tek elden servis edilen haber ve makalelerden sıkılır toplum. Farklı görüş ve önerileri de okur analiz yapar.

Oda TV bu noktada oldukça farklı yayıncılık yapıyordu, haberlerinde soru soruyordu, düşündürüyordu ve ciddi okur kitlesi vardı.

13 yıllık yayın hayatına bir karar ile son verilmesi, siyasi iktidardan farklı düşünen kesimleri haklı olarak tepkisini çekti.

İlk günden beri gerek kendime ait sosyal medya hesabımdan gerekse dost sohbetlerinde söyledim, bir MİT mensubunun deşifre edilmesi habercilik değildir diye.

Haberin hangi saikle yapıldığını, arka tarafında ne olduğunu bilemem ama bana bazı ipuçları veriyor.

Fethullah Gülen’in tabiri caiz ise ilah olduğu dönemlerde Oda TV oldukça başarılı yayıncılık yapmıştı ve örgütün hışmına uğramıştı. Operasyon yemişti…

Merhum MİT mensubumuzun haberini yayınlamanın arkasında kast olduğunu düşünmüyorum… Oda TV’nin geçmiş dönemde yapmış olduğu gazeteciliği göz önünde bulundurarak.

Dün de köşemde yazdım, tutukluluk bir tedbirdir, sanığın kaçma şüphesi ve delilleri karartma şüphesi mevcut ise tutuklanabilir. Ama yoksa ki yok, tutuklanma linç girişimidir.

Hadi tutukladınız, Oda TV’nin kapatılmasına ne demeliyiz?

Bir haberden dolayı 13 yıl emek verilmiş bir haber sitesinin kapısına kilit vurulması doğru mu? Habere erişim yasağı getirirsin ki çok sık karşılaştığımız bir durumdur biz gazeteciler için, siteyi kapatmak da ne oluyor?

Eğer konu salt MİT mensubunun ifşa edilmesi ile ilgili ise, Kozmik Odada ifşa edilenleri nereye koyacağız?

Hatırlayın tarihler 2009 yılını gösteriyordu, Ankara Çukurambar’da bir otomobil durdurulmuş ve içerisinde bulunan 2 asker Bülent Arınç’a suikast yapacağı şüphesiyle tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Sonra ne olmuştu? Sözde Arınç’a suikast sebep gösterilerek devletin en mahrem yatak odasına girildi.

Ne vardı o odada?

Savaş durumunda görev yapacak 100 bin insanın ismi, sizin çevrenizde taksici, muhtar, işçi, bakkal, gazeteci, memur olarak gördüğünüz birçok isim Allah muhafaza yaşanabilecek bir savaşta önemli görevler üstlenecekti. Şimdi bu isimlerin açık kimlikleri ABD’nin elinde.

Tabi sadece vatan savunmasında görev alacakların isim listeleri yok ABD’nin elinde. Savaş durumunda hangi yolların kullanılacağı, gizli hangi askeri tesislerin harekete geçeceği gibi yüzlerce bilgi elimizden uçtu gitti.

Kozmik oda vakasına baktığımızda, Oda TV’nin bunun yanında nasıl bir cürüm işlediğini anlarsınız.

Aylar önce kaleme almıştım;

MİT mensupları sessizce toprağa verilirler, arkalarında kameralar önünde ‘vatan sağ olsun’ diyen ailelerini göremezsiniz, isimsiz kahramanlardır onlar. Derinden çalışır ve şehit olduklarında da sessizce toprağa verilirler. Televizyon ekranlarında alt yazı olarak isimleri bile telaffuz edilmez, mezarları nerededir bilinmez…(Allah gani gani rahmet eylesin hepsine)

Merhum şehit MİT mensubumuzun Manisa’da toprağa verildiği gibi tören düzenlenmez arkalarından…

O nedenle, yargı günün koşul ve şartlarına göre karar almamalıdır, cürüm ile ağır cezalık suçları birbirinden ayırmalıdır, cürüme ağır ceza, ağır cezaya cürüm verirseniz orada adalet olmaz.

Oda TV’nin kapatılması aynı zamanda basın özgürlüğüne vurulan bir settir.

Şimdi hangi haber sitesinin Genel Yayın Yönetmeni, Yazı İşleri Müdürü ve yazarları özgürce yazabilecek?

Yarın bizim haber sitemizde bir kelam, karar ile kapatılır mı endişesi duymayacak?

İktidar farklı sesleri sindirme yeteneğini geliştirmeli, devlet güvenliğini tehdit etmeyecek yayıncılığa ceza verilmemeli, bir haber kamu güvenliğini, kişisel hak ve özgürlüklerini tehdit ediyorsa haber erişime kapatılabilir fakat bir haberden dolayı da koskoca haber siteleri kapatılarak okuyucusuna ceza verilmemeli.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ersoy Kandemir - 5 ay önce
Bülent Arınç geçenlerde Kozmik Oda konusunda kimden emir aldım diyordu,o fettullahçı itler yüzlerce Mit mensubunun deşifre edilmesini sağladı,infaz edildiler de ne yapmış Mit’in ülkenin başındakiler,2005 li yıllar yanılmıyorsam Yunanistan’ın olan bir bankaya Mit mensuplarının maaşı niye yatırıldı,Ömer Dinçer Başbakanlık müsteşarlığı yaptığı dönemde kimler Mit’e alındı,2005li yıllarda 400e yakın Mit’e alınandan ne olduda daha bir iki ay geçmeden 170i istifa etti,Mit’te cemaatçi yapılanmaya yıllarca niye göz yumuldu,kimileri de Mit’e kaktüs yolladı niye cevap verilmedi,Mit mensuplarını bu Oda Tvden önce başka medya unsurları yazdımı,Hiram Abas’da dahil birçok ajanı deşifre eden dergiyi o dönemde destekleyen siyasetçinin bugün kimin yanında yer aldığını kimse niye söylemiyor,MİT adlı kuruma sesleniyorum,size ihanet edenlere ağzınızı açabiliyormusunuz çok merak ediyorum,üç beş cemaatçi yavşak operasyonu nasıl engelliyor tırları durduruyor hakkı varsa durdurur da medyanın hepsini niye orada toplayıp Türk Halkı üzerinde algı operasyonu yapıyor da siyasi liderler sorumluluk alamıyor,Mit gerçekten iyi yönetilse ne cemaatçi satılık köpekler ne siyasetçiler ne basiret düşmanı liyakatsiz yetkililer gık diyemezdi,nasıl yönetildiği tartışılmalıdır diye düşünürüm hep ama halk arasında değil!