banner369
banner373


Marketleri günah keçisi yapıp sıyrılacak mısınız?


Hüseyin DAVUTOĞLU

Hüseyin DAVUTOĞLU

29 Ocak 2019, 17:04

Hepimiz akşam ev giderken markete veya alışveriş yapabileceğimiz bir yere gidip o günkü besin ihtiyacımızı karşılamak için bir şeyler alıyoruz. Ama her gün, bir öncesinden çok daha kötü bir manzara çıkıyor karşımız.

Bir gün 3 lira olan bir ürünün etiketi ertesi gün 5 liraya çıkabiliyor.

İçinizden muhtemel ağız dolusu küfür ediyorsunuz ama almak zorunda olduğumuz için belki az belki çok bir şeyler alıyoruz.

Ekonominin temel prensibi, ürün ne kadar fazla ise fiyat o kadar düşer. 

Lafta “tarım ülkesi” olan Türkiye’de niye peki tarım ürünlerini fiyatı hiç düşmüyor. Ya burada ekonomin temel prensibi diye söze gelen kuram yanlış yada birileri bizi tarım ülkesiyiz diye kandırıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz günlerde yaptığı bir konuşmada şöyle demişti; “Faiz oranları, enflasyon belli oranda düşmüş. Buna rağmen markette hâlâ sebze meyvede fiyat düşmüyor. Bunun ahlaki bir temeli olabilir mi? Bu marketlerde benim halkımı sömürme mücadelesini devam ettirenler varsa bunun hesabını sorma görevi de bizimdir ve hesabını sorarız”

Erdoğan zamlı fiyatların sorumlusu olarak marketleri işaret etti. Peki gerçekten suçlu marketler mi?

Bakın ben şimdi size sadece Ocak ayında patlıcan fiyatını nasıl değiştiğini rakamlarla anlatayım. 
2 Ocak günü patlıcanın Kocaeli hal çıkış fiyatı en az 4,50, en çok 6 lira. Bir gün sonra ise patlıcanın fiyatı 5 lira ile 7 lira arasında satılmaya başlanmış. 14 Ocak gününe kadar bu fiyat devam etmiş. O gün ise fiyatları tırmanmaya devam etmiş. Patlıcanın fiyatı 9 liraya kadar çıkmış. 15 Ocak’ta 10 lira, 23 Ocak’ta 11 lira, 24 Ocak’ta 12 lira, dün ve bugün ise tekrar 11 liraya gerilmiş.
Kocaeli’de fiyat değişimi bu. Bunu üzerine siz birde parkende satış karını ekleyin işte vatandaşın aldığı patlıcanın fiyatı bu. Bu sadece Kocaeli özelinde değişim, diğer illerde aşağı yukarı buna benzer durumda.

Peki bu durumda 12 liraya halden patlıcan alan bir esnafa nasıl sen bunu ucuza sat diyebileceğiz? Diyemezsiniz…

Tarımda da durum aynı.

Üretim maliyetleri son yıllarda inanılmaz yükseldi. 

Gübre ithal, İlaç ithal, Tohum ithal… Durum bu olunca da çiftçi fiyat artışlarına yetişemiyor.

Peki hükümet ne yapıyor, hemen gümrükleri sıfırlama telaşı…

Soğanda gümrük sıfırlandı. Arkasından sıra buğday, arpa, mısır, kuru baklagil, pirince geldi. Sıfır gümrükle ithalatın önü açılınca iş iyice kontrolden çıktı.

Ürettiği ayçiçeği kendine bile yetmeyen Sırbistan'dan sıfır gümrükle ayçiçeği ithalatı kararı alındı.

Pek kim suçlu?

O zamların sorumlusu değil, mağduru olan çiftçi mi suçlu?

Açlık sınırında çalışan işçi mi suçlu?

Memur, emekli mi? İnsan böyle bir şeyi bırak demeyi düşünmeye korkar…

Ya esnaf, çoğu kepek kapattı, kalanları ise zar zor ayakta kalma mücadelesi veriyor.

Sanayici desen borca batmış, çarkını çevirmekte zorlanıyor. 

Bu durum temel sorumlusu AKP iktidarı…

Ucuz ithalata yönelme, dışa bağımlılık, kamu kaynaklarının boşa harcanması ve en önemlisi ülkede doğru düzgün hiç bir şeyin üretilmemesi, işte bugün gelinen noktayı doğurdu.

Suçu başka yerde aramak gerek yok. Bu ülkenin tek kurtuluş çaresi üretimde. Üreten bir ülkede kimse 15 liradan patlıcan yemez, üreten bir ülkede kimse patates soğan depolarını basmaz, üreten bir ülkede kimse etiketlere bakmaktan korkmaz.

Bunu becerebilmek içi öyle çok uzağa bakmanıza gerek te yok. Bu ülke bunu yaptı hem de yoktan var ederek yaptı. Bugünkü şartlar çok daha olumlu, yeter ki siyasi irade bir şeye karar versin…a

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.