“Güngör abi … yüzünden öldü”

Türkiye’deki yerel mahkemelerde "erişim yasağı" ile ilgili çok sayıda hatalı ve kusurlu kararlar var.

Habere ve makaleye konu olun kişi ve kurumların ilk başvurdukları adres yargı oluyor. En doğal hakları, gerçeklerin açığa çıkması, kamuoyunda kaleme alınması haklı olarak kişi ve kurumları tedirgin ediyor.

Kişi ve kurum avukatının müvekkilini koruması, haklarını gözetmesi kadar doğal bir durum olamaz.

Fakat buradaki sıkıntı "erişim yasağı" ile ilgili başvuruyu yapan kişi veya kurum avukatının dilekçesinin hemen işleme alınarak onaylaması.

Yerel mahkemeler maalesef kişi veya kurum avukatlarının başvuruları sonucunda, konuyu kamuoyuna duyuran makale ve haberin gerçek olup olmadığı pek araştırılmıyor.

Gazeteci kaleme aldığı haber veya makalesinde neler yazmış, nelere dikkat çekmiş yazdığı hususların gerçeklikle bağlantısı var mı gibi sorular sorulmuyor.
Aslında ‘’erişim yasağı’’ kararı vermeden önce, dosyaya bakan soruşturma savcısına dilekçe yazıp, "gazetecinin kaleme aldığı konu doğru mudur?" sorusu sorulsa ‘’erişim yasağı’’ uygulamaz.

Fakat dediğim gibi kaba tabirle söylüyorum, müvekkil dilekçesini alan mahkeme bu soruyu dosya savcılığına sormayı kendilerine sanırım zül sayıyorlar.
Kim ‘’erişim yasağı’’ istemiş ve konuyu soruşturmadan hemen ‘’erişim yasağını’’ yürürlüğe sokuyorlar.

Bununla ilgili Türkiye’deki yerel mahkemelerde çok ciddi sıkıntılar var, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/02/2007 tarihli ve 2007/7-28 esas, 2007/34 Sayılı kararında yer aldığı gibi;

“Demokratik toplumlar, temel hak ve özgürlüklere dayanan toplumlardır. Bu tür toplumlarda Devletin görevi, temel hak ve özgürlükleri korumak ve geliştirmektir. Temel hak ve özgürlükler arasında düşünce ve kanaati açıklama özgürlüğünün önemli bir yeri bulunmaktadır. Bu özgürlüğün kullanılabilmesinin en önemli yollarından birisi de basındır. Geneli ilgilendiren ya da ilgilendirmesi gereken tüm olaylar hakkında, halkı objektif ve gerçekleri yansıtacak biçimde aydınlatmak, çeşitli sorunlar üzerinde kamuoyunu düşünmeye çağıracak tarzda tartışmalar açmak, onu toplumsal ve siyasal oluşumlar üzerinde doğru ve gerçeğe uygun bilgilerle donatmak, yöneticileri eleştirmek, uyarmak ve bu yöntemlerle denetlemek, ayrıca içinde yaşadığı toplumun ve tüm insanlığın sorunları konusunda bireyi bilinçlendirmek durumunda olan basına, bu ödevlerini yerine getirirken ihtiyaç duyacağı bir kısım haklar da tanınmıştır.

Ve TCK m.25/1 gereğince "Hakkını kullanan kimseye ceza verilmez." düzenlemesi kapsamında basının haberi kamuya ulaştırmasını, haberi yorumlamasını ve eleştirmesini kapsayan bu hakkın hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

Haberci araştırır, habercinin aslı görevi araştırmak ve toplumu bilgilendirmektir.

Neden bu konuyu uzun uzun yazdım ve böyle bir giriş yaptım?

Geçtiğimiz gün ‘’ Güngör Aslan cinayeti derinleştiriliyor’’ makalemin ardından yazıma yukarı da yazdığım sebeplerden dolayı ‘’erişim yasağı’’ geldi, kararı uyguladık ve itirazımı da yaptık.

Bugün size o makaleyi bir roman ve hikaye tadında yazmadığımızı, resmi makamlarda bulunan ve soruşturma dahilinde sorgulanan mektubun belgesini yayınlayacağım.

Alınan "erişim yasağı" kararında, makale içeriği sanki yalanmış, gerçeklikle bağdaşmıyormuş gibi kamuoyunda oluşan yanlış algıyı da bu belge tamir eder.
İlk makalemde belgeyi yayınlama gereği hissetmedim, biz gazeteciler için haber kaynağının gizliliği önemli fakat alınan erişim yasağı kararı ve erişim yasağı kararını veren yargının da, gerçeklik sualini mutlaka ama mutlaka sorgulama görevinin olduğu belirtmek isterim.

Yargı da veya yargı mensubunda kast olduğuna dair bir şüphem yoktur lakin, konunun, makalede konu edilen bilgilerin etraflıca araştırılmadan ‘’erişim yasağı’’ kabulü vicdanları kanatmıştır.

Bu çok uzun girişten sonra asıl konumuza geleyim. Aslan cinayetinin ardından cezaevinde tutuklu bulunan N.K. isimli kişi savcılığa mektup gönderdiği mektubun içeriğini paylaşacağım. Söz konusu mektubu kaleme alan N.K. Aslan’ın cinayete kurban gitmesinden M.T. sorumlu tuttu.

Mektupta, M.T.’nin Aslan ile cezaevinde Malta’ya gitmek için antlaştıklarını fakat M.T.’nin Aslan’ı yarı yolda bıraktığını…

N.K.’nin iddiasına göre; M.T. Aslan’ı yarı yolda bırakmasaydı Aslan’ın bugün hayatta olacağını söylemesi…

Peki Aslan cinayetinin Malta ile ilgisi nedir? M.T.’nin ifadeye çağrılmasının sebebi nedir?

Onu da bir dahakine bırakalım, yine belgesiyle açıklayalım.

İşte cezaevinden yazılan N.K.’nin savcılığa verdiği mektubun tam metni;

GAZETECİ BELGELERİ NEREDEN BULUR?

Son günlerde oldukça fazla gündeme geliyor.

Aslında çok abesle iştigal bir sorudur, gazeteciye ‘’belgelere, bilgilere nereden ulaşıyorsun?’’ suali, biz gazetecilere çok saçma gelir.

Merakı gidermek bakımından kısaca değineyim.

Gazeteci bazı zamanlar kolluk kuvvete ve savcılığa düşmeyen belge ve dokümanlara onlardan önce ulaşır, biz buna mesleğimizde araştırmacı gazetecilik diyoruz.

Gazeteci haber kaynaklarını korur ve kaynağını açıklama zorunluluğu da yoktur.

Gazeteci savcılıktan veya soruşturmayı yapan kolluk kuvvetten nasıl bilgi alabiliyor sorusu akıllara ziyan bir bakış açısıdır.

Gazetecinin tek haber kaynağı kolluk kuvvet ve adli birimler değildir…

Burada sorgulanacak olan, haber kaynağının merak edilmesi değil, gazetecinin kaleme aldığı haber ve makalenin gerçekle uyumlu olmasıdır.

Dikkat edilecek husus budur.

Gazeteci iftira atmaz, mış, muş, mişle biten cümlelerle haber ve makale yazmaz, yazmamalı ve her şeyden önce de iftira dili olmamalı.

O sebepledir ki, ‘’Gazeteci bizden önce bilgilere, belgelere nasıl ulaşıyor?’’ soruları sadece merak ekseninde değerlendirilebilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gökhan Karabulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.

06

Yenidoğanlı Halil - Abi seni tebrik ederim, ne güngör aslana ne de ailesine yönelik incitici, karalayıcı, küçük düşürücü tek bir sözünüz olmadı. ne kadar saygılı ve seviyeli yaklasım sergiliyorsunuz.acılarından beslenmiyorsunuz. hep söylerim gazetecilerde vicdan olmalıdır diye. en çok gazetcilere lazım vicdan

Yanıtla . 4Beğen . 5Beğenme 23 Mart 13:20
05

Hasan Timur - Araştırmacı gazeteciliği özledik başarılar

Yanıtla . 3Beğen . 5Beğenme 22 Mart 21:59
04

Paşalı - dikkat ediyorum mergum güngör abinin arkasından tek bir olumsuz yazınız olmadı, nefsinizi köreltmişsiniz kendinize yakışanı yapıyorsunuz

Yanıtla . 5Beğen . 5Beğenme 22 Mart 16:20
03

Kocaelisporlu - ne güzel anlattınız iftira atmadan sade ve antlaşılır keşke herkes sizin gibi gazetecilik yapsa

Yanıtla . 4Beğen . 5Beğenme 22 Mart 16:15
02

Rahim - Gökhan bey biz ondan size güveniyoruz, gökhan bey yazıyorsa mutlaka belgesi vardır, işte belgeyi de koymuşsunuz bizi yanıltmadınız, mahçup ermediniz sağolun

Yanıtla . 3Beğen . 5Beğenme 22 Mart 16:11


Kocaeli Markaları

Kocaeli Koz, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 332 00 52
Reklam bilgi

Anket Sizce erken seçim yapılmalı mı?