“Kamulaştırma” diyemeyenler faturaları ağzına almasın!

Bugünlerde her vatandaşın gündemi aynı, faturalar…

Nasıl olmasın, bir ay önceki fatura ile şimdi eline fatura alan vatandaş gördüğü rakam karşısında ne yapacağını bilemez halde.  

Yükselen elektrik faturaları, sadece hane halkını etkilemiyor. Belki daha da önemlisi Türkiye'nin üretimine ciddi darbe vuruyor. Yükselen maliyetler, yer yer kira bedelini aşan elektrik ve doğalgaz faturaları esnaf, sanayici ve tüccarı çaresiz bırakıyor. Hal böyle olunca da yatırım yapmak, üretime yönelmek, istihdam yaratmak külfete dönüşüyor.

Omurgası sıcak paraya değil üretime dayanan yeni modelin, bu gidişata müdahale etmeden başarılı olma şansı yok. Enerji fiyatlarına müdahale etmeden, enflasyonla mücadele olanağı da yok.

Muhalefet doğal olarak yaşanan bu kriz durumunda AKP iktidarına her fırsatta vurmaya çalışıyor. Ama görüyoruz ki muhalefet, sorunun çözümü için bağcıyı dövmek için sahada.

CHP, faturalara gelen zamlara karşı 81 ile aynı metinle basın açıklaması yaptı. Şimdi okuyun bu açıklamayı, yaşanan fatura sorununa karşı bir çözüm bulabiliyor musunuz?

Ne diyor CHP, “zamlar geri alınsın”, evet geri alınsın, gayet güzel bir teklif peki sonra ne olacak. 3 ay sonra yeniden zam gelecek. Tarifelerde indirime gidilerek, 1 Ocak zamlarının geri alınması ateşi biraz söndürebilir. Sadece konutlarda değil; sanayi, ticarethane ve tarımda da bu yapılmalı. Ancak piyasalaşmanın doğası, eninde sonunda benzer sorunları yeniden gündeme getirecek.

“Kara Kış Fonu” derhal kurulmalıymış. Güzeli bunu da kuralım. Peki siz sayın CHP yöneticileri, iktidarı sürekli sosyal yardımlar üzerinde eleştirmiyor musunuz? Bu ne peki, aynı şey değil mi?

Neden ağzınızdan “kamulaştırma” lafı çıkmıyor? Neden bölgelerinde tekel olan 21 özel elektrik dağıtım şirketine müdahale edilmesinden bahsedemiyorsunuz?

Elektrik dağıtım şirketleri lehine oluşturulan "enerji piyasasının" nasıl işlediğini CHP yöneticileri iyi bilir diye düşünüyorum. Alım garantisi verildiği için yapılan plansız ve ihtiyaç dışı yatırımlar, doların yükselmesiyle devasa boyutlara ulaşan ve bankacılık sistemini tehlikeye atan borçlar, şirketlerin borçları nedeniyle batmaması için onlar lehine yükseltilen elektrik tarifeleri, şirketlerin devletten aldıkları elektriğin fiyatı düşse de vatandaşa sattıkları elektriğin fiyatının sürekli yükselmesi, ödenmeyen vergiler ve daha neler neler…

Devlet ise maalesef diğer her şeyi ihmal edip, 21 şirketin batmasını engellemeye çalışıyor, “zor durumdayız” diyen şirketler, kâr payı dağıtmaya devam ediyor.

Üretim, dağıtım ve perakende satışın özelleşmesi ve piyasaya açılması vatandaşı vurdu. Üretimi vurdu. Faturanın en az yarısı, özelleştirmenin faturası. Üç otuz paraya kamuya ait dağıtım şirketleri özelleştirildi ve 10 yıl sonra karşılaştığımız tablo bu.

Bakın Isparta örneği mesela. Koca kente 5 gün elektrik verilemedi. İşte bu durum özelleştirmenin vardığı nokta. Daha çok gelir getirdiği için Alanya ve Manavgat'ta bakım var, yeni yatırım var ama daha az gelir getiren Isparta'ya yok. Türkiye'de kar yağan, buz tutan tek yer Isparta mı? Gerçekten yoğun kar yağışı nedeniyle mi 5 gün elektriksiz kalındı? Buna mı inandıracağız kendimizi? Eğer şirketseniz; hasta, yaşlı, çoluk, çocuk, esnaf, tüccar, çiftçi umurunuzda olmaz. Ama eğer devletseniz bu sizin işinizdir. Kâr etse de etmese de. Dikkat edilirse, sorumluluk alanında olmasa da onarım için devlet gücü devreye sokuldu. O hâlde bu işi özel sektöre havale etmenin anlamı nedir? 

İşte bunu söyle CHP, sen bunları dile getir ki ne kadar samimi olduğu bir anlayabilelim.

CHP’nin çözümleri günü kurtarmanın ötesinde hiçbir faydası olmaz. Öncelikle elektrik dağıtım ve perakende satış sektörünü kamulaştırmak tek çözüm. 84 milyon insanın, yüz binlerce işletmenin ve ülkenin enerji güvenliğinin 21 şirketin insafına bırakılmaz.

Hükümet, ayakta kalmak istiyorsa, kendi yarattığı bu piyasaya mekanizmasıyla savaşmak zorunda. Muhalefet eğer iktidar olmak istiyorsa “kamulaştırma” deme cesaretini göstermeli. Eğer varsa o cesareti…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Davutoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.

02

Biliyoruz - Hüseyin Bey bizim yaşımız 50 ye dayandı. Neyin ne olduğunu biliyoruz. Diyelim ki piyasada elektrik 10 kurus, devlet maletse en az 20 kuruşa mal edilir. Sonra biz oyverenler baskı yaparız.. 5 kuruş satış fiyatı olur. Aradaki 15 kuruş bütçeye zarar yazılır. En son da tüm ekonomi batar rezil oluruz. Biz bu filmi gördük daha önce devlet işletmesinden bir hayır fayda gelmez çünkü devletin malı deniz yemeyen domuz misali tüm vatandaşlar olarak bir güzel istismar eder keyfimize bakarız.. örneğin geçmişte seka.. sonuç olarak bu günkü durum yine iyidir en azından maliyeti tam fiyatlaniyor pahalı bulan tasaaruf yapıyor .devlet de batmiyor

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 10 Şubat 15:37


Kocaeli Markaları

Kocaeli Koz, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 332 00 52
Reklam bilgi

Anket Sizce erken seçim yapılmalı mı?