Düşmeyelim ki “Kendi Düşen Ağlamaz” demek zorunda kalmayalım

"Orda bir köy var, uzakta

O köy bizim köyümüzdür.

Gezmesek de tozmasak da

O köy bizim köyümüzdür."

Hatırlıyor musunuz çocukluğumuzda dilimize pelesenk yaptırılan bu öğretiyi?

Öğretinin tam tersini yapmaya başladığımızda kendi ayaklarımızın üzerine doğrulduk ve yüzyıllardır birikmişliğimizle en iyi savunma hücumdur anlayışına tekrar kavuştuk. Çok şükür.

On yıllardır kendi kalesini koruyan ve sadece kalede kalan bir Türkiye artık yok.

•Bugün Türkiye Libya'da var. Libya'da yeniden seçimler konuşuluyorsa, huzur varsa, tecavüze uğrayan bir kardeşimiz yoksa bunun sebebi bizizdir.

Ne yaptık?

Küresel gücün oyununu bozup kendi oyunumuzu kurduk.

•Bugün Türkiye Suriye'de var. Ve Suriye de kurulmak istenilen PKK devletine izin vermedik. Oyunu bozduk.

•Bugün Türkiye Irak'ta var.

•Bugün Türkiye Azerbaycan  Karabağ'da var. Hasret olduğumuz şeye on yıllarca çalışarak kavuştuk. Karabağ artık Türkleştirilmiştir. Ve Türk Kapısı ile iler ki yıllarda ticareti biz kontrol edeceğimizin adıdır.

•Bugün Türkiye Katar'da var. Şuan Katar varsa, yutulmasıyla Türkiye sayesindedir.

•Türkiye artık etrafında varda var. Küresel oyunu bozup, bölgesel oyun kurucusu olarak yeniden doğuyor.

Bu duruşumuz kimleri rahatsız etti peki?

Oyunları bozulan güçler birleşti ve bize karşı saldırıyorlar. Bunlardan bugün Yunanistan'ı konu alarak yazmak istiyorum.

YUNANİSTAN BİZLE SAVAŞA MI HAZIRLANIYOR

Yakın bir zamanda Yunanistan ve Fransa kendi aralarında bir anlaşma yaptı." Vana savaş açan olursa, Fransa’ya da savaş açar". Bu ne demektir? Bu anlaşmayla kim hedef alınmıştır. NATO ülkelerinin bu maddesi iki ülke arasında tekrardan anlaşılması söz konusu ise bunu nasıl okumamız lazım.

NATO'nun iki ülke tarafından altı mı kazılıyor?

Peki bu ittifak da sessiz kalan NATO'ya ne demeliyiz?

O zaman bu ittifak kime kuruldu?

Hedef biz miyiz?

Ki her şey çok açık ve net değil mi zaten?

Yunanistan Dışişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanının açıklamasını elime aldığımız da " Avrupa Birliğinin Nükleer gücü arkamızda ve yeri gelirse bu gücü kullanırız" bunu nasıl değerlendirmeliyiz? Ve neler yapmalıyız?

Anlaşılan o ki Yunanistan geçmişten hiç ders almamış ve bizim dersimize aşık olarak kalmış. Yine bir ders almak için büyük abilerin de desteği ile boyunu geçen hamleler yapıyor. Buna karşı bizim hamlelerimiz nasıl olmalıdır?

Biz diplomasiyi her yerden ses çıkararak kullanmalıyız. Her yerde gündem oluşturmalıyız ve ders verdiğimiz gün ( ki İnşallah böyle bir durumla karşı karşıya kalmayız ama kalırsak da Ege'nin derin ve soğuk sularında atalarıyla buluşturmaktan da ve elindekileri de almaktan kaçınmayız) ders vermeden öncenin hazırlığını yapmak zorundayız. O algıları şuanda bize değil! bizim aleyhimizde biz oluşturmalıyız.

Madde madde yazalım.

•Agresif tavırlarıyla Yunanistan Batı Trakya'ya zulüm yapıyor.

•Adaları silahlaştırıyor.

•Kıbrıs’ı Yunanlaştırmaya çalışıyor.

• Tüm dünyada hava sahasını 10 mile çıkartmak istediğini açıklıyor.

•Gayr-ı askerî statüdeki adaların askerleştirilmesi, silahlandırılması ( ki bu bize karşı bir tehdittir. Biz bugüne kadar hiç bir yeri işgal ve tehdit etmememize rağmen bunlar uygulanıyorsa bize tehdittir) egemenlik devir şartını kaldırır.

•Kendisine devredilmemiş 152 adacık ve kayacıklara çökmesi

•NATO'nun Fıransa ile birlikte yaptığı ittifak ile altını kazımaya çalışıyor olması.

•Avrupa Birliğine ait olan nükleer silah ile Tüm dünya ve insanlığı "kullanırım” demekle tehdit ediyor olması.

...

Bunları tüm dünya kamuoyuyla yüksek sesle paylaşıp gündem yapmamız gerekiyor.

Avrupa Birliği İnsan Hakları Mahkemesine ( nükleer silah ile İnsanlığı tehdit ettiği için suç duyurusunda) yine Birleşmiş Milletler Bildirisi yayınlayıp bu durumu yüksek ses ile her yerden konuşmamız gerekiyor.

Bu durum karşısında meşru müdafaa hakkımız var ve kullanırız dememiz gerekiyor.

Ve en önemlisi 1995 yılı tüm dünya kamuoyu ile paylaşılan bildiriye tekrar dönüp yayınlamamız lazım.

Neydi o bildirim

"Yunanistan, Deniz Hukuku sözleşmesinin, esas itibariyle açık denizler ve okyanuslar için belirlenmiş bazı hükümlerinden yararlanarak, karasularını 12 mile çıkarmak isteğini ortaya atmıştır. Bu durum gerçekleştiği takdirde, Yunanistan, Ege Denizinin yaklaşık yüzde 72’sini egemenliği altına sokmuş olacaktır. Bir yarımada olan Türkiye’nin, dünya denizlerine ve okyanuslarına Yunan karasularından geçerek ulaşmasına yol açacak böyle bir durumu kabul etmesi asla düşünülemez. Türkiye’nin, Ege’de hayati menfaatleri vardır. TBMM, Yunanistan Hükümetinin Lozan'la kurulmuş dengeyi bozacak biçimde Ege’deki karasularını 6 milin ötesine çıkarma kararı almayacağını ümit etmekle birlikte, böyle bir olasılık durumunda, ülkemizin hayati menfaatlerini muhafaza ve müdafaa için, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine, askeri bakımdan gerekli görülecek olanlar da dahil olmak üzere, tüm yetkilerin verilmesine ve bu durumun Yunan ve dünya kamuoyuna dostane duygularla duyurulmasına karar vermiştir.”

Ve bizim için Lozan anlaşması nasıl ki Boğazlarda ve Marmara'da geçerliyse, Ege ve adalarda da o geçerlidir deyip 3 milim geçildiğinde savaş sebebi sayarız diyerek bütün dünyada sesimizi çıkartmalıyız ki, ola ki böyle bir hamle ile karşılaştığımızda Tüm dünyada bir de üzerimize oynanacak algılarlar ile uğraşmayalım.

Üstümüze düşen görevi yapalım da, gerisi ya nasip, ya kısmettir.

Hepinizi Allah cc emanet ediyorum

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Müge UÇAR - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.

02

Gerçekler - @Ahmet 01 nolu yoruma cevabı: Keşke gerçekten üretime bağlı bir yönetim yaratabilsek.

Fabrika kapatmasak mesela.

Çiftçiye, tarıma destek olsak. Gerçekten...

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 02 Kasım 12:55


Kocaeli Markaları

Kocaeli Koz, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 332 00 52
Reklam bilgi

Anket Sizce erken seçim yapılmalı mı?