Dolu geldim

Kocaeli’ den ayrılıp İstanbul’da yaşamaya başladıktan sonra, bir yanım bu kentte kalmıştı. Çevremdeki insanlar “gitme yapamazsın, orası büyük deniz, boğulursun” gibi densiz densiz konuşuyordu. Aldırış etmiyordum, kafama koymuştum. Bir kaşık suda boğulacağıma okyanusta yüzme öğrenirim mantığındaydım. İyi ki de dinlememişim.

Haber merkezinde çalışmak insanı işinde profesyonel yapmakla kalmıyor. İç dünyanızı da pişiriyor. Bizim meslekte merhametli olmak öğretilir sürekli. İnsan odaklı, ilişkilerin güçlü kurulması gerekir.

Eskiler bilir. Bir Hüseyin Ersal geçti bu kentten. Baba yarısı derim ben kendisine. Marmaris’te harika bir at çiftliği kurdu kendisi. Kendimi bildim bileli danışım O’na. Kendimden büyük insanlarla anlaşmam fıtrat gereği sanırım. Bir keresinde “doğru zamanda doğru yerde olmalı insan” deyivermişti. Anlamıştım ama şuuruna varamamıştım daha. Show Tv de çalışırken Reha bey bizi Star tv ye transfer etmişti. Yaş 20. heyecan dorukta. Hayaller takla atıyor. Daha üç ayımız dolmamıştı ki, servislerimizden inmiş plazadan içeri girecektik ki, kart okumadı ve muhasebeye gitmemiz istendi. Uzunca bir kuyruk, yorumlar sağdan soldan, espriler gırla. Velhasıl işimizden olduk.

Fakat gazetecilik ve habercilikte kovulmak mesleğin şanından dır. Ego, Süper ego tavan yapmış insan ordusu tabi. Kolay değil. Üzülüyor tabi insan. İstanbul gibi bir yerde yaşamaya çalışıp bir de benim gibi ailenize katkıda bulunmak sizin payınıza düştüyse sıkıntı. Hiç isyan etmedim, hem de hiç. Poliyannacı değilimdir. Fakat yapana çok saygı duyarım. Öncelik sakin kalmak. Enerjiyi dağıtmamak önemli. Birileri sizin yolunuzda kasis oluyorsa sıkıntı değil. Aslında olağan durumlar bunlar. Hayatınızda olumlu olanla, olumsuz olana içinizde aynı krediyi verdiyseniz sizin neden gülümsediğinizi anlamamalarını da normal karşılamaya başlıyorsunuz.

Yani durumu kabullenerek yaşamak bir strateji. Hayatınızın dümeni sizde. En ufacık şeyde ah ahlanıp dövünecekseniz çevrenizde kimsenin olmayışına şaşırmayın. Her şeyden şikayet eden birine kimse katlanmaz.

Biriktirmeye başlamıştım İstanbul’umun bana sunduklarını. Süzgeçimde eliyor, heybeme atıyor sırtlanıyordum. Böyle bir zamanda tanıştım Mehmed Ali Birand ile. Ustaya giderken bile hazırlı olmak lazımmış. Gençlik enerjisi yeterli olmuyor. Yazarken dalıp dalıp gülümsüyorum. Herkese nasip olmayan anılar biriktirmemde aslında “yapamazsın” diyen zavallıların da payı var. Hakkını vermek lazım.

Güzel şehrim, ne olmuş sana böyle. Bana yapamazsın diyenlerle seni baş başa bıraktım diye mi böyle mahzunsun? Gazeteciliğin, haberciliğin ışını söndürmüşler.

Nerde o eskiler safsatasına girmeyeceğim hiç. Çünkü benim eskim, yenimi aydınlatıyor. Pandemi etkisi falan değil bu. Mesleğin zekatını vermemişler belli ki. Üzüldüm. Yapılacaklar listesine eklentilerle yolumuza devam edeceğiz. Cemal Kaplan’ı, Ergün Ayaz’ı, Cemalletin Öztürk’ü, Ahmet Sezgin ‘i  gördüğüme sevindim. Daha bir karizma olmuşlar.

Umut olmak lazım, parmaklarımızın hepsine mum yakmak bile gerekirse onu da yapalım. Şu ölü toprağını atalım üzerimizden.

 

Ekli Dosyalar
# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Çise Derya Gülçiçek Ender - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Koz, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 332 00 52
Reklam bilgi

Anket Sizce HDP kapatılmalı mı?