One minute, ya hep birlikte, ya hiç!

Plan-demi ile maalesef tüm dünya ülkelerine yüzyıllarca yapmak istedikleri projelerini çok hızlı bir şekilde hayata geçirdiler.

 Şimdi gariban bir yazar olarak garip hane düşüncelerimle sorguluyorum.

1 yıl boyunca esnaftan tutunda, özel okullara, işçiden tutunda meslek sahiplerine kadar her kareyi altüst eden bir plan-demi sürecini tüm dünya ülkeleri olarak bizde yaşadık ve yaşamaya (ekonomik, psikolojik, sosyolojik) olarak almış olduğumuz büyük bir darbeyle devam ediyoruz.

Geldiğimiz sonuç ortada. Pandemi de; işini, kazandığı parayı, yeni alacak işleri.. kaybeden bizler bu yükü sırtlanırken, devlet kanadında herkes maaşını eksiksiz aldı. Maaşı eksik yatırılan bir vekil, bir belediye başkanı, kurumlardaki müdürler saymakla bitiremeyeceğimiz alanlarda gördünüz mü bir kişiyi?

Ama ne hikmetse esnaf, özel okullar, kırtasiyeler, öğretmenlerin dokunamadıkları ve 1yıldır eğitimsiz kalan öğrenciler, ve direk buna bağlı kantinciler, hatta işlerin bozulmasından dolayı reklam alamayan gazeteciler vb...Kişiler bu yükü taşıyan hamal oldular.

Eğer ortada bir cenaze varsa hep birlikte cenazeyi kaldırmak gerekir. Birileri cenaze şöyle kaldırılmalı, bunları yapın, şunları yapmayın.. fetvaları verirken kafasının üstü gölgede, altında minder varsa, maaşı da kesintisiz ise

"one minute"  diyorum ben.

Samimiyet=güvendir.

Güvenin olduğu her yerde  ferahlık vardır.

Ben bu pandemi yani, plan-demi de samimiyet göremiyorum.

Ben bir esnafım, ve masamın üzerinde sandalyelerim varken, dükkanımın önünden ulaşım araçlarındaki doluluğu görünce, düşünmeye başlarım, sorgularım ve yargılarım.

Ben özel okul sahibiyim. Milyonlarca yatırım yaptığım eğitim-öğretim sektörünün kısıtlamalarla milyonlarca zarara uğradığım dönemde, binlerce insanın kongrelerde yer almasını görünce ve boş sıralara ve cebime bakınca ben sorgularım.

Ben bir kantinciyim, kırtasiyeciyim, eğitim-öğretime ara verilmesinden dolayı kapatmak zorunda kaldığım ekmek teknem arkamda, önümde pazar ve alış-veriş yerlerindeki kalabalığı görünce ben de sorgularım.

Ben bir yazarım. Hee öyle oturduğu yerden yazandan da değil, direk sokakta, insanların gönüllerinde çay içenlerden.

Samimiyet nerede kayboluyor biliyor musunuz sevgili büyüklerim?

Bir evden cenaze çıkıyorsa bütün mahalle yasına ortak olur, hanenin pişireceği yemeğine kadar getirir, para bırakır. Yani herkes kendini sorumlu hisseder ve herkes imkânına göre üstüne düşen görevi yerine getirir.

Allah-u Ekber diyorum. Bu kutsal cümlenin anlamını bilenler sorgulayın kendinizi bir Allah aşkına. Hak mı, adalet mi bu? Siz binlerce vatandaşımızla kongreler düzenlerken, toplu ulaşım araçlarında ( ateş ölçme, HES kodu sorgulama.. vb. ) bunlar uygulanmazken, garip esnafın 2 metre masalarını ayırmasına rağmen sandalyeleri masaların üstüne koydurtmak. Öğrencileri okuldan soğutmak, insanları tarifsiz bir korkunun pençesine itmek, hak mı bu?

Şimdi duyuyorum "ama pandemi süreci bu" tamam doğrusunuzdur. Benim eleştirdiğim şey uygulanan yaptırımlar değil! Uygulanan yaptırımları herkes olarak eşit bir şekilde paylaşmamak.

Bir esnaf, özel okul sahibi, kantinci, kırtasiyeci.. sıkıntıyı tek başına çekmesi doğru değil. Madem masalarda oturan insanların birbirine hastalık bulaştırma tehdidi var ( ki bunuda anlamış değilim. Aynı evde yaşayan kişiler bile birbirine bulaştıramıyorken ve binlerce örneği kayıtlı iken) o zaman devlet kanadında bütün herkes almış olduğu maaşlarının 4/2 isini ülke kumbarası oluşturup koysun. Ve aylık birikilen bu paralar ilçe ilçe kumbaralar eşit bir şekilde dağıtılsın. Herkes kâra değil! zarara ortak olsun. İşte o zaman, samimiyetin kaybolduğu burada samimiyet tekrar bulur. Ama "maaş gelsin tıkır tıkır.. çok da umurumda esnafın hali" düşüncesi.. inanınki tahmin edemeyeceğiniz şekilde size elektrik-su- yol faturası olarak geri döner. Ki, bu durumda bile devletin polisi ve icra memurları maşallah pandemi demiyor milletin kapısına haciz için dayanıyor. Yapmayın Allah aşkına! Samimiyet olmazsa Allah'ın yardımı da olmaz. İnsanların psikolojisi çok kötü durumda.  Ya korkuyorum arkadaşım ben. İnsanların bir aşama sonrasındaki ruh halleriyle yanlış şeyleri yapmasından. Göremiyor musunuz bunu? Ya duymuyor musunuz?

Gelelim muhalefete, ne yapıyorsunuz arkadaşım siz? Tutturmuşsunuz bir türkü gidiyorsunuz. Boğaziçi üniversitesinde ki rektör bu ülkenin derdi mi? Neymiş efendim Ak parti aday adayıymış. Ya siz nerede ip çekip üzerinde oynayacağınızı bilmiyorsunuz. Yazık ya! Çıksanız esnafın yanına. Maaşlarınızın il il, yarısını paylaşsanız. "Biz bu ülkenin derdiyle dertleyiz" deseniz, dert dinleseniz farklı olur her şey. Yapmayın Allah aşkına en ufak bir samimiyet yok. "Tayyip Erdoğan insinde nasıl inerse insin" hastalıklı  düşünce sizi yok ediyor fark edin artık. Oturduğunuz koltukları boşa işgal etmeyin! iktidarın eksik kaldığı yerlerde siz olun, tamamlayın ki görelim bi. Ya siz hâlâ anlayamadınız bu milleti. Bu millet kadir-şinasi bir millettir. Sıkıntı anında tek vücut olur. Hiçbir mahalleli mahallesindeki deliyi bile başka bir mahalleye ezdirtmez. Bir kendinize gelin daa. Sizin şuanda harıl harıl esnafın yanında,

" Cumhurbaşkanı istifa" kampanyası" oluşturacağınıza teşkilatlarınızla bir kumbara kampanyası oluştursanız inanınki çok farklı olur her şey. Ama yok. Sokakta ne konuşuluyor söyleyim ben size " pandemi sürecinde iktidar sınıfta kaldı. Ama kime oy vereceğiz ki? Yine iktidar sahip çıkıyor az da olsa bize.. alternatif başka kimse yok." Yaptıklarınız ortada. Dertlenin arkadaşım.

Bu pandemi sürecinde zararda, "ya hep birlikte, ya da hiç!" diyorum ben. Bilmem siz ne diyorsunuz?

 Herkesi Allah (c.c.) emanet ediyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Müge UÇAR - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.

05

Gazeteci - Muge, kocaeli icin buyuk kazanctir..iyi bir gazeteci ve iyi bir kitap yazaridir..sozunun eri, tok sözlu gozu pek ve cengaverdir..yalaka degil, kalemi asla satilik degildi..bazi kisiler icin sevmek ve sevilmek var bu insanın fitratinda mevcuttur..muge sende hem sevilicen hemde sevilmeyeceksin ama bu senin izmit icin bir bos yazar anlamina gelmez Kocaelime kattigin deger ortadadir..o yuzden elestirilere acik ol ve analiz et..sonrada " acaba mı ? " diye düşunme..herseye ragmen kralsin..

Yanıtla . 0Beğen . 3Beğenme 09 Şubat 21:02
04

Gazeteci - Muge, Kocaeli' nin en calıskan yazarlarindan biridir..nerelerde mi ? platformlarin tumünde....her iste..her sokakta..bakkalda, kuaforde, caddelerde, daha dogrusu Kocaelimin her kösesinde onun bir imzasıni rahatlikla gorebilirsiniz..Müge, cengaverdir..gözü pektir..Ayrica da toktur..kalemi asla satilik degildir..heee simdi biz müge'yi yücelttik mi, hatta ben yuksel olara baştaci yaptim..Izmit icin degerdir..Kocaeli okurlar icin bir şanstır..Yakınen bilirim ki, Iyi niyetli olarak kentim adina hanimlari örgütlemiştir..Devletine, milletine, hukumetine baglıdir.. ama en cok da bağli olduğu 3 kızınin yanina ekledigi dördüncusude guzelim Kocaelimdir..iyi bur gazeteci ve cok iyi kitap yazarıdır..boylesine Kocaelinin bağrindan çıkmıs, ayaklarinı üzerine durmyş ve durmayada devam eden bu guzel kardesim tereddutsuz alkışi haketmistir..Elbette Müge kardesimin daha cok emekleyecegi, ileride bir cok konulara deginecegi aşikardır..Tuttugunu koparan çok sevdigi Kocaelimin insanlarinin lehine cevirmesini kendisine adeta prensip edinmistir..Boyle bir hanfendiyi tum Kocaelilerin destek cıkmasi büyuk kazanctır..Yolun güzel müge..bizlere tuttugun, mücadele verdiğin ışık insallah sanada olumlu yansır..

Yanıtla . 0Beğen . 3Beğenme 09 Şubat 20:54
03

Mustafa Ozdemir - Müge hnm burada hem iktidara hemde muhalefede tavsiyelerde bulunmus varolmasi gerekende bunlar tok acin halini bilmez esnaflik yapmayanda esnafliktan anlamaz müge hnm hem anne hem is kadini hem sair hemde yazar bu insanlar duygu yüklüdür düşünür dusunur en son kalemine sarilir gorduklerini yasadiklarini anlatir yurekten tebrik ediyorum aci receyi yazdigi icin tskler müge hnm

Hayırlı akşamlar

Yanıtla . 0Beğen . 3Beğenme 09 Şubat 20:00
02

Cafe Işletmecisi - Sena hanım, her yazarın kitabının üzerinde şöyle yazar. " Yazar Falan FİLAN" kendine yazar demeyen yazarlar kitabının üstüne neden böyle yazmasına müsaade ederler. Yazıları bir yerde yayınlamaya değer bulunan her kişi bir şekilde yazardır. Siz ve ben ise "yorumcu" oluyoruz. Ve esas konu, yukarıdaki yazarın tüm söylediklerine katılıyorum, ayrıca cesareti içinde tebrik ediyorum. Ülkede bu kadar yazan çizen varken kimsenin umurunda olmayan kişilere ses olmuş. Müge hanımın yayınlanmış bir çok eseri olduğunun da altını çizmeden geçemeyeceğim. İmla hataları ise konunun anlaşılması açısından bir sorun oluşturmuyor. Ama siz anlamak istemiyorsanız o başka... uzatmayayım :)

Yanıtla . 2Beğen . 3Beğenme 09 Şubat 18:35
01

Sena - Yazdıklarınızın hiç birine baştan sona katılmıyorum. Ayrıca en usta yazarlar bile kendisine yazarım diyemezken, sizin özgüveniniz takdir-e şayan. İmla hataları da cabası. Zor.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 09 Şubat 15:49


Kocaeli Markaları

Kocaeli Koz, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 332 00 52
Reklam bilgi

Anket Sizce HDP kapatılmalı mı?