Zaman mı değişti?

Zaman değişti, deriz. Aslında zamanda değişen bir şey yok. Nizamı kuran Rabbim zamanda en ufak bir sekme yapmıyor, yaptırmıyor. Değişen zamanı nakşedişimiz. Zamanı anlamlı kılan onu ifade edişimiz. Yoksa akrep yelkovanı saatin icadından önce de aynı hızda kovalıyordu. Disco da dans edene, Antalya da tatile gidene zaman çabuk geçer iken, mahpus da gün sayana, banka da kuyrukta bekleyene zaman hiç geçmez. Bir de zamansız olanlar vardır, zamanımı bunun dediklerimiz…

Tüfek icat oldu mertlik bozulduğu anın mertliğini şimdi internet ağlarında bulan klavye yok. Değişim o kadar hızlı ki, akşam yattığımız yataktan,  sabah kalktığımızda akşam yatını arayıp, sabah kalkandan kaçıyoruz…

Eskiden hürmet bu kadar erozyona uğramamıştı. Yaş almış insanlarımıza hürmetimizi onları sadece başköşeye oturtarak değil gönül dünyamızda da onurlandırarak gösterirdik. Sözünden büyük söz söylemez, yüzüne ekşi düşürmezdik… Ya şimdi eski çamlar bardak bile olmaz oldu… Eskiden filmi izlerken çıtlattığımız çekirdek haline gelen ailelerde yaşlılar, morug oldular, yük oldular ve cahil oldular. Bırakınız akıl danışılmayı aklı ile alay edilen oldular…

O eskidendi, eskiyenden de aşağı bir hal aldı. Eskiye hatırası var, tarihi eser muamelesi yapar iken eskide kalanı çok eskittik çok. Eskide kalanı inat eden olarak gören bir anlayış var.  Sanki zamana hainlik yapan, zamana yük olan, göze batan çapak gören zihniyetin eziyetine tanık oluyoruz. Köpek seven, hayvan haklarını savunan bile olurken evindeki yaşlıya köpek muamelesi yapanları da duymuyor değiliz.

Zaman değişir mi bilmem ama zamanın şahit oldukları değişti.  Bir kuşak fırtınası esiyor. Dünyanın beli bölgesini gösteren değil, bele bağlanan hiç değil, geçmişte ki gibi eskiye hürmet yeniye sevgi de değil… Harfleri zorlayan, memnuniyetsiz, isyankâr, vurdumduymaz, Ali’nin Cengiz tarafını ortaya koyan, sadece üzüm yiyen, bağcıyı da döven bir kuşak…

İnternetin ipe sapa gelmez dünyasının karanlık sokaklarında gezinen,  bilgiyi, kopyala yapıştır yapan, sanal yaşayan, aykırı kültüre bile aykırı davranan, geçmişe hürmetsiz, bugünü çukur, geleceği kayıp bir nesle tanık oluyoruz. Şahit misin diye sorarlar korkusu ile kör ve sağır kesildik.

Yitik kayıplara dönen dünyamıza, oynadığı şiddet oyunun ekranından bakan gençten duyacağın tek şey al sana, canın cehenneme olacaktır. Bu garabette bizim de hatamız var, hem de Google den bile fazla... Asılan koyunları görmezden geldik, başkasına dokunan yılandan acayip bir keyif aldık…

Değişmeyen yok mu, edepsizliğin edep olduğu, tiktok’ta para kazanmak uğruna hayâsızlığı tavan yapmış, başındaki başörtüsünü ar ettiren, tikleyen tiplerin arasında geçmişi yâd ettirenler var,  ayrıca özüne dönenleri de görmüyor değiliz

Sonuçta nur topu gibi nursuzlarımız doğdu. Arsızlığa, arsızlık yapacak kadar pervasız bir şekilde bize kuşak çekmekteler… Diyecek bir şey var mı bilmem, sabah ola hayrola…      

    

      

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kenan SEYREK - Mesaj Gönder

# oldu, para

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Koz, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 332 00 52
Reklam bilgi

Anket Hükümet pandemi sürecini başarı ile yönetebiliyor mu?