Sizin dilinizden hoca ve matbaacı anlar

Zulüm ettiler, medyada dürüst çalışan insanların ekmeği ile oynadılar, namussuzlara sahip çıktılar.

Namussuzları bırakın rakı bira masalarında ağırlamayı, viski, koyun bacaklarıyla beslediler.

Ondan bu kadar azdılar, dün masalarından koyun bacağı, viski eksik değildi, işini düzgün yapan gazeteciler taka tukaydı onlar için.

Ne gazeteciliği, tarafsızlığı, yandaşlığı, tek muktedir paraydı.  Öyle yetiştirdiler, beslendiler…

Onun için bu kadar bağırıyorlar, arkalarında hoca ve matbaacı yok.

Yıllarca sınıflarda ahlak dersi vermiş ama İslam’ın temel değerlerinden bihaberdi o çok sevdikleri hoca…

O hoca, dürüst insanlarla uğraşmayı, ekmekleriyle oynamayı AHLAK sandı. Öğrettikleri ile çelişti, şimdi 24 saat Kuran’ı Kerim okuyor. Allah affetsin demeyeceğim, Koz olarak bizim ne çektiğimizi bir Allah bilir, birde biz.

Geçen aylarda bin TL paranın peşine düşmüş, bize reklam veren firmalara yazı göndermiş, bize zamanında açtığı davanın masraflarını istemiş. Allah doyursun, avukatına bin lirasını gönderdik.

Bir kere gözü aç olunca insanın bin lira da aynı 1 lira da…

Makamlar mevkiler kimseye kalmıyor, hoş bir seda bırakıp gidiyorsan ne mutlu sana…

Ama onların bu dünyada bırakacakları tek eserleri haksız bir şekilde ihya ettikleri çocukları olacak.

Neden bu hoca ve matbaacıyı yazıyorum?

Koyun bacağını portakal suyunu ağzına dolayanları anlatmanın yolu buradan geçiyor.

Hoca ve matbaacının baskılarıyla ekmeklerinden olan gazeteciler sürünürken, portakal suyundan koyun bacağından bahsedenler, Hocalarının ve matbaacının masalarında viski koyun bacağı yiyorlardı, umurlarında mıydı, ezilen, baskıya uğrayan gazeteciler?

Dinleri imanları paraydı, hocaları ve matbaacının da tek dini imanı paraydı, birbirlerini çok iyi bulmuşlardı. Çok iyi antlaşıyorlardı.

Göstermelik ara ara çakmalar, eleştirmeler, dostlar alışverişte görsün, "biz sosyal demokrat gazeteciyiz haaaaa" demeler…

Yıllarca kente yedirdiler bunu, şimdi de yedirmeye çalışıyorlar, biri kalkıyor "benim akıl hocam ol, senden öğreneceğim çok şey var" diyor, biri kalkıyor sayfasından bunlara methiyeler düzüyor.

Hala yiyen var çünkü…

Uyanın uyanın.

Kör gözle siyaset yapılmaz, biraz ufkunuzu açın, geniş bakın, yalakalık yapmayın.

Birde bunların arkasında duran Vodafone firmasının yıllarca altyapısını yapan İl başkanı var, sözde mesafeli bunlara, aylarca botokslu yazdılar bu il başkanı için, istediklerini aldılar herhalde?  Sustular çünkü…

Müptezel saldırıya uğruyor ilk önce bu ‘’botokslu’’ çıkıyor    açıklama yapıyor.

Ben demiyorum botokslu, sözde mesafeli durduğu müptezeller diyor ona botokslu…

Biz ne diyelim peki?

Edebim elvermiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gökhan Karabulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.

03

Yazara Tebrik - Mükemmel yazı. Sadece siz mi, bunlardan çeken daha niceleri var. Malın değeri bulunduğu rafla ölçülmez. Ama tabii ki onu o rafa koyana da sormak lazım. Hakan rumuzlu yoruma da katılıyorum. Bununla ilgili şunu söyleyebilirim. Onur ve şeref değerli şeylerdir, ucuz insanlarda bulunmaz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Ocak 12:15
02

Tolga - bu ismet çiğit denen zavallı var ya onun oğlunu işe alan hocadır tahir başkan onu özgür kocaeliden kovdurunca pek çok kişi gibi bende sevindim.böyle bir adamın kadınlara sürtük diyen bir alkoliğin özgür kocaeli gibi bir gazetede çalışması herkesi üzüyordu.seçimler yapıldı hoca ve matbaacı gitti izmitin çocuğu bir terzinin oğlu profösör adayı valilik yapmış değerli ama halkın tanımıyla sıradan bir kimlik gelince ve çiğit kovulunca hakarete varıncaya kadar tahir başkanla ilgili yazılar yazdı.haftada 5 yazı yazıyorsa bunun en az 3 u tahir başkanla ilgiliydi kovulmaqk adamın psikolojisini bozmuş biliçaltı devamlı çalışıyor intikam için yalan yanlış yazılar yazıyor ama biz onun çok fazla iyi görünmeye çalışan bir ezik olduğunu her yazısını okuduğumuzda anlıyoruz..ona acıyoruz.düştüğü durumu ibretle izliyoruz ki bu adam kovulduktan sonra daha önceleri yazılarında nefretle andığı şantajcı dediği yan yana bile gelmem dediği bir başka gazeteci olan güngör aslana sığındı ve bir yazısında sıkılmadan evimin pazar ihtiyaçlarını güngör karşıladı diyebildi .sözün bittiği yerdir bu. ismet çiğit her hafta düzenli olarak iki kişiyi aradığını bunlardan birinin de meşhur hoca olduğunu çoğu zaman söyler o döneme duyduğu özlemi her zaman dile getirir ben ona sadece geçti borun paqzarı diyorum.başka bir şeyi de anlatmadan geçemem fatma hürriyet kaplan pek çok insanı işten çıkardı köpek katliamı yapıldığında hayvan hakları derneği yöneticisi bir personeli onu eleştirince onun iş aktini hemen fesih etti.ama aylardır tahir hocaya güya saldırmaya çalışan ismet çiğitin oğlu hala buyukşehirde çalışıyor iştr vizyon farkı.empati yapın aynı şekilde ismet çiğit fatma hürriyeyte saldırsaydı çocuğu bir gün o belediyede çalışabilirmiydi ama tahir hoca adam gibi adam ne dedi babası bana saldırıyor diye oğlunu iştenmi çıkarayım bu bana yakışırmı. işte adamlık sen hocanı aramaya devam et çiğit yanlız şunu sorgula çevrende kaç dostun kaldı

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 15 Ocak 12:05
01

Hakan - kardeşim sana helal olsun bir dönemi ne güzelde özetlemişsin bir hoca bir ilahiyatçı bir belediye başkanı orta okul mezunu bir matbaacı ya ne danışabilir nasıl bu adam baş danışman olabilir.kullanıma uygun bir kimlik olmalıki bir başka meziyeti olmalıkı 15 yıl boyunca bu adamı yanında tutsun.birde bu matbaacı danışman inanılmaz zenginleşmişse kocaeli halkının kahir ekseriyeti bu adamdan nefret ederken ve hakkında yüzlerce şaibe olduğu halk tarafından dillendirilmişken bir başkan neden bir matbaacıyı yanında taşır.bir de şu açıdan bakın tahir büyükakın 2 yılda birinci yıl 150 trilyon ikinci yıl 275 trilyon tasarruf yaptı acaba bunu nasıl başarabildi demekki sistemin pek çok deliğini tıkayarak biliyorsunuZ tahir başkan seçimi kazandığında belediyeyi ilk terk eden kişi bu matbaacıydı hiç düşündünüzmü neden kendi partidaşı belediye başkanı olmuş ama belediyeden kaçarcasına hocasının bindiği otobuse binip kaçarcasına uzaklaşmış.bu otobüse binenlerden biride adnan bilgiçti meşhur kooordinator.adından bahsetmek bile istemediğim bir kimlik tahir hoca cuma yürüyüşlerini kaldırdı kaç para tasarruf yapıldığını ben seçmen olarak biliyorum ama buraya yazarak hoca ve matbaacıyı utandırmak istemedim sizden 1000 tl talep eden hoca acaba cuma yürüyüşlerini kendi cebindenmi finanse etti yada temsil ağırlamadanmı herkes bunu merak ediyor.üzülmeyin değerli yazar kardeşim bir dönem geri dönmemek üzere ortadan kalktı ama o dönemin hocası matbaacısı müzisyeni koordinatöru insan içine çıkamaz şekilde yaşıyorlar.ama sen başın dik yaşıyorsun.iyiki tahir hoca gelmiş hiç bir şey yapmasada geçmişin izllerini silmesi bile vatandaşta onun meşruiyetini artırdı Allah RAZI OLSUN sizide tebrik ediyorum cesur yazınızı bizden esirgemediğiniz için belki sizin yatınız inşaat şantiyeniz yok ama onurunuz yeter

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Ocak 11:34


Kocaeli Markaları

Kocaeli Koz, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 332 00 52
Reklam bilgi

Anket Hükümet pandemi sürecini başarı ile yönetebiliyor mu?