Düş ve ötesi

Görüntünün ne olduğu görenlere bağlıdır. Dağ başında yeşillik bir alanda tek başına düşmüşsen bunun keyfini yaşarsın, çimlere uzanır, gökyüzüne dalarsın, kahkahaların eşliğinde… O düşüşünde çocukluğunu yaşarsın, kaydıraktan kayan, çamura bulanan, misketin peşinden koşan, topu ıskalayıp yere yuvarlanan, ötesini düşünmeyen, planının içinde planını gizlemeyen çocukluğunu…

İnsan yaş aldıkça kurumaya başlıyor. Hele bu yaşlanış ile birlikte toplumda koruması gereken bir yeri ve ötesi var ise… Duyguları yüzünde gezinmekten uzaklaşıyor. Kendini ele verecek her şeyi elaleme verip âlem ne der karalığından âleme diyen olma derdi ile ruhu canlılığını yitirip hangi mevsimde olursa olsun yaprak dökmeye devam ediyor…

Kendi olmaktan uzaklaştıkça farklılaşan canlılarız. Doğa da üzerimize dahası yok, daha kurnazı, bencili, vahşisi aynı zamanda çaresizi, âcizi ve muhtaç olanı da yok… Dünyaya merhaba dediğimiz bebeklik sürecindeki acziyetimizi ve muhtaçlığımızı hiçbir canlı yaşamaz... Keyfiyet ve hırsımızın vahşiliğini ve bencilliğini de da hiçbir canlı göstermez. Lakin ölümün soğuk nefesini ensesinde değil buzdolabında yaşayanlar pervasızlaşırlar ve yitirirler aciz oğlu olduklarını ve Ene’l Hak iddiası ile haksızlıklarına hak örtüsü örterler.

Teknoloji ve internet sosyalliğinin sonucu kendime ve kendim olmaya diye yola çıkanların kayıplar olduğunu ve aynasının aynısı olmayan bir zavallılar olduğunu görenler için görünür kılıyor…

Ne kadar inkar etsek de toplum içinde hep ötekini yaşıyoruz ve öteki oluyoruz. Makam ve mevki sahibi isek insanların yoğu olduğu ve sosyal medyanın yağ gibi aktığı günümüzde düşmüş isek dizimizin ağrısı değil dizilenlerin bakışları ağır gelir. Nereden düşersek düşelim ama gözden düşmüş isek ve göz önünde düşmüş isek o dağ kenarındakinin bırakıp insan olmanın keyfini yaşamayı, sırat üzerinden düşmüş gibi hissederiz kendimizi. Düştüğümüzde kendimizden önce yüzlere bakarız, yüzlerin aldığı şekillere ve şekillerin içimizdeki şekillenişine…

Hep güçlü olma ve kudret sahibi olma, makam ile güç alma sevdası kalbi göğsünde değil makamda atan, güç de var olan insanlar üretir. Düşünce bu da Allah’tan deyip, bunda da vardır hayır deyip tebessüm eden değil kim gördü korkusu ile kendine bile görünmeyenlerden oluyor isek ayağımız kaydığında ayağını kollayan değil ayakları kollayan oluruz, kendi olamayanların dünyasında…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kenan SEYREK - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Koz, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 332 00 52
Reklam bilgi

Anket Hükümet pandemi sürecini başarı ile yönetebiliyor mu?