Şems olmak…

      Hayatta en kolay şey olanı yargılamaktır. Olmadan olaydım kayığında olanları da küreğine katarak yol almaktır… 

  Yeryüzünde var olmasını Rabbimizin nasip etmesi ile bir gecenin yorgunluğuna borçlu olanlar, başkalarının yorgunluğu üzerinden var olmaya devam etmektedirler…

   Kahvede masanın kenarına yasladığı ayağı kırık sandalyesinde kırık fikirleri ile oturduğu yerden ve iftiralarından başka yer edin(e)meyenlerin sağa sola çıkmaz sokak yön tabelaları atarak geçirdikleri vakitsizlik tüm vakitlerin üzerine sosyal bir kâbustur.

  İçinde yaşadığı an ve sonrası adına zamanı paylaşan paydaşların paylaşımlardan huzur ve mutmain olması için gayreti bile hayrete düşürecek çilekeşlik ile topluma kendini adamışları adakhaneye oturtarak keyifsiz bir keyif çatanlara rağmen uğraşlarını görmemek göze ihanettir. 

  Körlüğün her türlüsü kötüdür ama gönül körlüğü yaşayanların gözleri gören değil görüntü çalandır. Suyu bulandırıp oluşturdukları halüsinasyonlarla zihinlere kaos ve şüphe ekenlerin tohumları ile kirlenmiş gönüllerdeki hasat, toplumun yıkımı ve fesatlığın hançerlediği sığ düşüncesizliktir.

    Elini uzattığında elini tutanların, kurtulmak ya da elin ile güç bulmak değil habis dünyasında elinde koz olmak gibi sapkınlar içinde olduklarını görmek insanı hüzün denizinde kulaçsız bırakır.

Her şeye rağmen çevresine ‘’ŞEMS’’ olmayı dert edinenlerin dünyasında karanlık aydınlığın doğuşu için sabır yoludur. Bu yolculukta şemsleri anlamak için karanlığa karışmış, karanlık gönüllerden arınmak ya da niyetine umudu koymak lazımdır. Kurtarılacak olanlar, kurtulmak adına sözü ve adımı olanlardır. Yoksa peygamberin amcası olsan ne olur kalbin kapısı açılmamak üzere hakka mühürlü ise… Hak üzere olmak bir dine tabi değil o dinin istediği adamlığı libas gibi giyinmektir. Çıplaklık, ahlaksızlığa acılan arsız bir perde ise asıl arsızlık fikir dünyasının kalıpsız kalmasıdır.

 İşte yaşadığımız böyle bir dünya da şems olmak…

   Şems olmak, hoşa gideni kulaklara raks etmek değil doğruyu hoşnutsuzluğa sebep olsa da eğritmeden haykırmaktır. 

   Şems olmak, kralın çarpıklığını tüm çıplaklığı ile haykırmaktır. Şems olmak, adama değil, bağlı kaldığı davasına adamlık yapana yarenlik yapmaktır.

   Şems olmak, aydınlığı bile gölgenin serinliğinde taşırmadan vermektir.

 Şems olmak, bana gelin değil hakka gelin diye haykırmak ve hak yolunda yoldaş olmaktır.

 Şems olmak, gücü sırtına alıp sırtlanlaşmak değil güce rağmen hak için tek başına da kalsa güç sahiplerine karşı mazlumun yanında duruşu olmaktır.

  Şems olmak, hiçliğe talip olmaktır. Şems olmak, bazen dışlanmaktır. Çünkü, yanman da gerekir ,yakmanda…. Sarmanda gerekir, salmanda... 

Şems olmak, sözüne merhameti sürmektir. Şems olmak, halden anlamayana karşı celallenmektir. O yüzden kaf dağında kaftan eteği giyenler şemsleri sevmez. Şems olmak, farklı mekânlarda farklı maske ile sevecenlik imo’ları atmak değil duru ve hakkı söyler olmaktır, haksızlığa uğrasa da…

  Şemsi kendisi dışında isteyenlerin dünyasında Şems eğik ağızlı, çarpık bacaklıdır. O yüzden şemslerin değeri bilinmez ve sevilmez. Çünkü bilinmek ve sevilmek için değil bildirmek ve sevmek için vardırlar..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kenan SEYREK - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Koz, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 332 00 52
Reklam bilgi

Anket Hükümet pandemi sürecini başarı ile yönetebiliyor mu?