Nerdee O Eski Bayramlar!

Yok, yok eskilerin dediği gibi 

“Ahh nerde kaldı azizim eski bayramlar…” diyecek değilim.

Zira henüz o kadar yaşlanmadım.

Kaldı ki biz zaten bayramdan önce bayramı yaşadık!

Hem de öyle yalnızca ‘Şeker Bayramı’nı falan değil Kurban Bayramını bile aradan çıkarttık!

Kurban verdik,

Kan akıttık…

Üstüne bir de konfeti patlattık,

yetmedi göbek attık, selfie bile çektik hatıra diyerekten…

Acımızın üzerinden daha 24 saat geçmişti ama olsun,

zaten onlar şehitti!

Cennetin bilmem kaçıncı katına çıktılar diye sevindik neredeyse!

Tam bu sırada elin gavuru futbol şampiyonasında saygı duruşunda bulunuyordu iyi mi!

Hatta Türk düşmanı Fransızlar mecliste,

Turizmi bitiren Ruslar Türk Konsolosluğu önünde saygı duruşunda bulunuyordu.

Almanya’da Hollanda’da, Kanada’da Avustralya’da, s

tadyumlar ve tarihi anıtlar kırmızı beyaza bürünmüşken…

Hava limanında çalışanları da unutmamak lazım tabi

Arkadaşlarına ağlıyorlardı

Ee ateş düştüğü yeri yakmıştı bi kere.

Ama bizi yakmamıştı.

Niye yaksın ki?

Şer’den bir ders çıkarttık zaten daha ne yapalım?

Güvenlik önlemlerini zirveye çıkarttık.

Baktık öyle polisle, güvenlik kapısıyla falan olmuyor. Direk ilahi güçlere sevk ettik!

Nazar boncuğu astık hava limanına!

“Kimse sabrımızı sınamasın” da dedik

E ‘kınadık’ üstüne bir de!

Beğenmiyorsan git ABD’ye!

Onlar bizden önce biliyor saldırıyı nasılsa!

Biz açılışa, köprüdeki kutlamaya katılamamaya yandık arkadaş!

Pratik zekamızla ona da çözüm bulduk çok şükür!

Gerçi ‘gıyabi’ bir çözümdü ama olsun!

Maksat kurdele kesmekti nasılsa.

Hem kimsenin aklına “bu kadar devlet yöneticisi ‘gıyabi açılış’ yerine

neden gıyabi cenaze töreni düzenlemiyor? demek gelmiyordu.

Nasıl gelsin ki, aptal mıyız yanı başımızda kalkan cenazelere gitmek varken gıyaben namazını kılalım!

Tövbe..tövbe!

Jöleli kafayı da işte böyle kızdırdık bayram üstü.

Adam haklı!

Memlekette 365 günde 20’ye yakın patlama olmuş,

300’ü aşkın kişi ölmüş.

E sen de alış bi zahmet, abartma!

Neredeyse her güne bir terör şehidi!

Bayram bayram niye canını sıkıyorsun ki?

Hayvanlaşma; git namaz kıl, şeker- çikolata al, el öp, seviş, çocuk yap, barış!

Barış demişken tam bayrama yakışır hamlemizi de eklemek lazım.

Gerçi bir tarafı düzeltelim derken bir tarafı fena satışa getirdik ya neyse!

Hem “Bize mi sormuşlardı giderken”

Bilaloğlan’ın işlerine taş koymak kimin haddineydi!

Bırakın hesabı tarih sorsun!

Nasılsa eninde sonunca gerçekler ortaya çıkıyor.

Bak bugün Shakespeare’in bile Müslüman olduğu ortaya çıkmışken sen kiminle dans ediyorsun arkadaş!

Sus, sorgulama, konuşma, düşünme, abartma, itiraz etme, karşı çıkma!

Bayramı yaşa bayramı…

Eskiden böyle miydi bayramlar?

Nasıl sade, nasıl yaban, nasıl sıkıcı, nasıl rutindi!

Misafir ağırla, tatlı ikram et, el öp, öptür, harçlık ver…

Şimdi öyle mi?

Alın size bol malzemeli bir bayram!

Üstelik bol atraksiyonlu!

Kalabalık yerlere gitmeyin, hadi herkese iyi bayramlar…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yeliz KORAY - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Koz, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 332 00 52
Reklam bilgi

Anket Hükümet pandemi sürecini başarı ile yönetebiliyor mu?