DOĞRU EYLEM…

Newton’un hareket yasalarından bir de etki-tepki ilkesidir. Her eylem(aksiyon), karşı eylemi(reaksiyonu) doğurur. Hayatın her alanında geçerli olan bu durum yalnız toplumsal olaylarda değil, kişisel yaşantımızda da, okul ve iş hayatımızda da sürekli olarak karşımıza çıkar. 

Doğru eylemin üç temel ilkesi vardır:

Bir: Haklı Zemin

İki: Yarar

Üç: Sınır

Öncelikle eylemin nedeni ve biçimi haklı olmalıdır. Kimi eylemcilerin yalnız kendilerinin inandıkları ve kitlelerin onaylamadığı hareketlere giriştiklerine tanık oluyoruz. Örneğin, bir referandumu beceremeyerek yüzüne gözüne bulaştıran Yüksek Seçim Kurulu’na haklı olarak tepki gösteren yurttaşların disiplinsiz ve kontrolsüz şekilde eylemlere girişmesi doğru bir eylem şekli değildir. Evet haklıdır ancak , mücadele biçimi olarak yanlıştır. Halk hareketinin kitleselleşmesi haklı zemini sağlamlaştırmakla birlikte, haklı mücadele biçiminin güvencesi, halkın güvenini sağlayan örgüt ve disiplindir. Dünyada disiplinsiz elde edilebilmiş bir başarı görülmemiştir. 

Toplumu birbirine düşman edecek söylem ve davranışlarda bulunmak, cam çerçeve indirmek gibi hareketler kışkırtmadır (provokasyon). Bu tür eylemleri istihbarat örgütleri yaptırır. 

İkinci ilke: Eylemin yararı olmalıdır. Buna başarı ilkesi de diyebiliriz. 

Halk hareketinin doğru programa, doğru hedeflere, doğru mevzilenme ve plana, doğru eylem çizgisine sahip bir önderliğe kavuşması başarının şartıdır. Tıpkı Atatürk gibi…

Eylem yapmak için eylem olmaz. Gözü kara eylemlere girişmenin kaynağında karamsarlık ve umutsuzluk vardır. 

Eylemlerde Türk Bayrağı’nın dalgalandırılması ve “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” sloganının öne çıkması, kuvvet toplamayı esas alan doğru örgütlenmenin başarısıdır. 

Doğru eylemin son ilkesi ise eylemin sınırıdır.     

Stratejik olarak: “Zaman, içinde bulunduğumuz zaman; durum, içinde bulunduğumuz durumdur.” Bu koşullarda yapılabilecek her şeyin bir sınırı vardır. Çanakkale savaşında bile mermiyi boşa atmadık, cephanemizi temkinli kullandık… Kuvvet toplayan haklı eylem duraklamaya başladığında bir sınıra gelmiş dayanmış demektir. Sistemin efendileri, bu durumda halk hareketini etkisiz hale getirmek için halk güçlerini düelloya davet ederler, halkın öncüsü olan parti, kitlesini ezdirmeden, akıllı ateşkesler yaparak sonuca ilerlemeye devam etmelidir.

Başarı kazanan doğru eylemlere birkaç tane örnek vermek gerekirse:

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde, Ermeni soykırımı iddialarının “emperyalist ve tarihsel bir yalan” olduğunu ispatlayarak Avrupa parlamentolarını dize getirmek, Doğu Perinçek’in yaptığı bir doğru eylemdir. 100 yıllık emperyalist yalan tarihin çöplüğüne atılmıştır. 

Türkiye Barolar Birliği ile Anayasa Mahkemesi’nin, bir referandumu beceremeyen Yüksek Seçim Kurulu’na hukuk dersi vermeleri de doğru bir eylemdir. Seçimin güvenliğinin olmadığı,yasaların uygulanmadığı yerde hiç kimse güvende olamaz.

Devletin ve milletin, emperyalizmin aletleri olan PKK, FETÖ  ve diğer terör örgütleriyle mücadelesi ise en doğru eylemdir.

Bu yazıyı 68 kuşağının birikimlerinin bir özeti olarak hazırladık. Her türlü eylem öncesi dikkate alınması gereken bu konuların eylemlere katılacak olan yurttaşlarımız için yararlı olmasını diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gökhan Onater - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Koz, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 332 00 52
Reklam bilgi

Anket Sizce HDP kapatılmalı mı?