Adayların son virajı

Eski heyecan kalmadı, yıllar önce seçimler oldukça renkli geçerdi, vatandaş siyaset ile ilgiliydi, siyasi Parti adaylarını sürekli sahada görürdük. Siz bakmayın sosyal ağlarda siyasi partilerin çığırtkanlığını yapanlara. Sokakta ses yok.

Sebebi hepimizin malumu, vatandaşın politikaya ve siyasetçilere karşı bakış açısı değişti. Vatandaş geçim derdinde, siyasi partiler oy kaygısında. Bir hafta sonra bugün sandığa gideceğiz, sokaktan aldığım izlenim bu dönem sandığa gitme oranının oldukça düşük kalacağı.

Türkiye’de yargı, medya ve siyaset erkine karşı bir güvensizlik ve tahammülsüzlük var, sizde farkındasınızdır.

Türkiye’de esen bu rüzgâr elbette kentimizde de hissediliyor. Adayların çalışma programlarına bakıyorum, mikro milliyetçilik üzerinden yürütülen propagandalar ve araç giydirerek, sağa sola afiş asarak seçmeni etkileme metotları…

Gözlemlediğim 1 hafta sonra Türkiye’de yeni bir sayfanın açılacağı. Sandıklardan ister iktidar partisi çıksın ister muhalefet, kartlar tekrar karılacak. Siyaset yeniden şekillenecek, 1980 darbesi sonrası politikaya bağımlı hale getirilen halk yığınlarının tekrar siyasete ısınması inşa edilecek.

Kentimize gelirsek, çok kirli bir politika yürütülüyor. Kirli ilişkiler, kirli alışverişler, kirli pazarlıklar her yere saçılmış vaziyette.

25 yıldır bu kentte gazetecilik yapıyorum inanın her gün işittiklerime hayret ediyorum. Her gün yeni bir şeyler öğrenmek bazen yorucu olabiliyor. Sanırım bu noktada bağışıklığım kuvvetli değil.

Şimdi diyorsunuz neden yazmıyorsun, hangi birini yazayım? Dün politik duruşunu takdir ettiğim siyasetçilerin bugün dansöz olduklarını nasıl kaleme alayım?

Kaleme alamıyorsun, aynı kentte nefes alıyorsun, aynı havayı teneffüs ediyorsun, hoş yazsam toplumsal bir karşılığı olacak mı?

Vatandaş maalesef siyasi partilerine aşıklar, kaleme alsan bir tesiri olmayacak. Yazdığın ile kötü olduğunla kalacaksın… Aman diyorsun çamur bulaşmasın, işletme sahibisin, istihdam yaratıyorsun, insanlara ekmek veriyorsun.

Yazımın başlığında ifade ettiğim gibi, son viraja girildi. Adaylar son kozlarını oynamak için bu hafta seçmen üzerinde ciddi propaganda yürütecekler.

Seçmenin gönlünü kazanmak için amiyane tabirle her türlü taklayı atacaklar.

Seçim sürecinde hep dikkat çektim, muhalefet partilerin ilçelerde en büyük rakibi AK Partinin kurumsal yapısı ve Recep Tayyip Erdoğan. Türkiye genelinden esen rüzgâr muhalefet adaylarının işini zorlaştırıyor.

İktidar partisinde imkanlar daha geniş, özellikle kentimizde iktidarın güçlü olması Cumhur ittifakının ekmeğine yağ sürüyor.

Sokakta kendilerini daha iyi gösterebiliyorlar, seçmenle daha hızlı temas kurabiliyorlar, iktidardan aldıkları gücü pozitif ayrımcılığa dönüştürebiliyorlar.

Peki iktidarın sorunlu olduğu, daha fazla bastığı ilçeler yok mu? Elbette var, çok da rahat değiller.

Nereler mesela? İzmit’i tekrar kazanmak için var güçleriyle sahadalar, Derince ilçesinde aynı şekilde ta kadro sokaktalar. Başiskele ilçesinde oy kaybı yaşamamak ve bir sürprizler karşılaşmamak için çalışıyorlar. Keza Karamürsel ilçesinde de sürpriz bir sonuç görmek istemiyorlar.

Cumhur Dilovası’nda çıkardıkları doğu aday ile DEM’i ve CHP’nin adayı Yakup Törk’ü sandıkta mağlup etmek için basıyor.

Kandıra ilçesinde de aynı şekilde bir seçim süreci yürütüyor Cumhur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en çok oy aldığı ilçede seçimi kaybetmemek için canla başla çalışıyor.

Kandıra halkının en büyük sempatisi de Cumhurun Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a yönelik tutumu.

Büyükakın, hafızam beni yanıltmıyorsa, Kandıra ilçesinde ki çiftçilere ciddi kaynaklar yarattı. Miktarın 400 milyon TL’yi aşkın olduğunu düşünüyorum.

Çiftçilerin desteklenmesine önemli maddi destekler verildi. Kandıralılar, bu desteğin sürmesini istiyor. Erdoğan sevgisi ve Büyükakın’ın ilçeye yönelik desteği Cumhurun adayı Erol Ölmez’i de ister istemez ön plana çıkartıyor.

Muhalefet cephesinden bakıldığında tablo hiçte farklı değil.

Yine yazılarımda altını çizerek vurguladım seçim sürecinde. Muhalefetin en büyük engeli ittifakın dağılmış olması. Elini, kolunu kırıyor bu dağınıklık. Her kes kabul eder ki, eğer Millet ittifakı dağılmamı olsaydı Türkiye’de olduğu gibi kentimizde de Cumhurun işi oldukça zordu.

2019 tarihinde yapılan yerel seçimlerde kıl payı aldığı seçim bölgelerinde seçimleri kaybetmeleri içten bile değildi. Fakat şans 2024 yılında Cumhurun yüzüne güldü.

Cumhur gülerken, Muhalefet kılpayı kaybettiği bölgelerde tekrar aynı isimlerle sandığa gidiyor. İzmit’te mevcut belediye başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, Derince ilçesinde Sertif Gökçe ve Karamüsel’de Ahmet Çalık.

Hürriyet ve Gökçe sahada etkin çalışma prensibiyle yol alırken CHP’nin Karamürsel adayı Ahmet Çalık çok pasif bir siyaset çalışması yürütüyor. Sahada varlığı ile yokluğu belli değil. Halbuki 2019 seçimlerinde bin 400 oy ile seçimi kaybetmişti. Tamam, millet ittifakının adayıydı eyvallah fakat İyi Parti’nin bölgede çıkardığı Mehmet Baş’ın seçmeni konsüle edebilecek gücünün olmadığı her kesimin malumu.

Çalık, tabanda ittifakı sağlayabilirdi, İzmit’ten Karamürsel’e bakıldığında bunu başaramadığını görüyorum.

Halbuki Çalık, ilçede sevilen bir siyasetçi, esnaf olarakta kabul gören biri. Eksiği artısından fazla değil. Artı değerleri daha yüksek ama bunu sahada kullanamıyor.

İktidarın ilçede yıpranma payını da hanesine yazdıramıyor!

İyi Parti’ye gelince, Karamürsel gibi…

İyi Parti’nin adayları var mı yok mu inanın belli değil. İyi Partililer belki kızacaklar fakat sahada olmadıkları gibi hanelerde de yoklar.

İzmit’te, Kandıra İlçesinde, Körfez ilçesinde, Gebze ilçesinde, Çayırova ilçesinde çok iddialı adaylar ile çıktılar.

Doğru isimlere temas ettiler, seçmenden kabul görebilecek isimleri sahaya sürdüler. Sonrası? YOK…

İyi Parti’nin adaylarına bakıyorum, kendi öz imkanları ile çalışıyorlar, seçmene nüfus etmeye çalışıyorlar. Teşkilat?

İyi parti İl Başkanı Nusret Acur ve yönetimi 2024 seçimlerinde çok yetersiz kaldılar. Doğu isimleri belirlediler amma velakin arkasında duramadılar ve duramıyorlar.

Sanki seçimin hezeyanını önden kabul etmiş gibi…

Acur ve ekibi partiden kopanları yanlarında tutamadılar, karşılarına aldılar. Tıpkı iktidarın Cengiz Kan, Hüseyin Ayaz ve Şevki Demirci’yi karşılarına aldıkları gibi.

31 Mart 2024 tarihinde İyi Parti’nin adayları ciddi bir oy oranına ulaşabilirler veya seçimi kazanabilirlerse bu kendi başarıları olacak.

İyi Parti teşkilatlarının çelmesine rağmen önemli bir ivme kazanacaklar.

Sağlıcakla kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gökhan Karabulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.

01

Yeni Yalı - Kaybedecek ilçelere körfez ekleyin Şener söğüt’en hiç kimse memnun değil 5 yıl boyunca tek bir projesi yok tüm yakınlarını işe aldı iştirak şirketleriyle 1650 personel oldu ayda SSK birlikte 100 milyon tl personel gideri var kibriyle tüm akparti’leri küstürdü parti büyükleri Şener’i gösterek büyük hata yaptı seçimi tayfun balıkçıya verdiler resmen bende bir akpartili olarak oyunu yeniden refaha vericem tepkimi bu şekilde sandıkda vericem

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 25 Mart 20:02


Kocaeli Markaları

Kocaeli Koz, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 332 00 52
Reklam bilgi

Anket İzmit Belediye Başkanlığı için hangi aday oy verirsiniz?
Tüm anketler