İşimiz sadece yalan satmak!

Özellikle son seçim döneminde gördük ki, bu ülkede gazetecilik ölmüş. Ben bunu yıllardır söylüyordum ama bazı şeylerin netliğe kavuşması için ortaya kirli çamaşırların serilmesi lazımmış.

Bizim anlı şanlı gazetecilerimiz, bağımsız olduğunu, objektif olduğunu, tarafsız olduğunu söyleyenler koca bir yalanın içindeymiş meğer. Nasıl da kandırmışlar herkesi, biz “gazeteciyiz” diye.

CHP Halk Tv ile sözleşmeyi feshetmiş ya hani, işte nasıl da patladı koca bir yalan balonu.

Bunları cilalayıp “ Türkiye’nin aydınlık yüzü” diye pazarladılar. Öyle bir pazarlamak ki namus, hak, adalet her şey bunların tekelinde. Geri kalan herkes “yandaş”, herkes “dönek”

Meğer hepsi boğazına kadar pisliğe batmış da haberimiz yokmuş. Bunlar bir yandan ahlak nutukları atarken diğer yandan vatandaşın parası ile küpünü doldurmanın peşindeymiş. Açık açık yazmak lazım artık, hepsi birer kiralık tetikçi olmuş.

Hatırlayın Meral Akşener’in masadan kalktığı zaman yazılanlarını. Sonra yine masaya oturduğu zaman yaşanan büyük dönüşü. Muharrem İnce’nin adaylıktan çekildiği günü kadar dedikleri, yazdıklarını bir gözünüzün önüne getirin. Kurulan kumpasa hep birlikte nasıl ortak olduklarını unutmayın. İşin acı acı tarafı da bütün bu süreçte yapılan iğrençliğin adına da “gazetecilik” dediler…

Bir de bunun karşı tarafı var onlar çok mu farklı? Aslında biraz farklı, çünkü “yandaş” diye küçültmeye çalıştığınız o cenahta muazzam insanlar var, gerçekten aklı başında, durumu ve vaziyeti iyi görebilen yeri geldiği zaman da aklını kullanmayı bilenler var. Haksızlık yapmayalım “candaş” tayfada da hala kirlenmemiş veya kirlenmesi için bir “teklif” yapılmayan güzel insanlarda mevcut. Ama her ne olursa olsun bu mesleğin ölümüne tanık oluyoruz hep birlikte.

Biraz yerele inelim o zaman Kocaeli’ye gelelim. Bizim durumumuz çok mu farklı? Ülkede durum neyse bizde de çok farklı değil maalesef.

20 yıldır bu mesleğin içindeyim ve acı bir şeklide gördüm yaşadım ki, bizde bu meslek çok daha erken öldü maalesef.

Bizde ilk gazete patronları yok oldu. Bu kentte baba parası ile gazete patronu olan var, otobüsçüsü, inşaatçısı var. Hatta inek satan gazete patronu bile var. Peki ne yok, gazeteci gazete patronu! Bir iki kişinin mücadele etmeye çalıştığı bir ortam var maalesef.

Yerelde işler ulusala göre çok daha karışıktır. Bunduğu ortamla ister istemez girift bir ilişki içinde oluyorsun. Hal böyle olunca yol açmak yerine kendini kurulan bir yoldan giderken buluyorsun. Senin yönlendirme gücün olmayınca da sen birilerinin yönünde doğru hareket ediyorsun.

Bakın mesela yerel seçimler yaklaşıyor. Ben size şimdi olacakları aylar öncesinde söyleyeyim.

“X” gazeteden biri “Y” kişi hakkında yazacak ki, “ belediye başkan adayı olmalı. Şöyle iyi adam böyle muhteşem biri”. O “Y” kişisi bunu okuyunca kendini bir halt zannedecek, aday olmaya kalkacak. Duruma göre 500 liraya aday adayı, 1000 liraya aday yazacak. Bir sürü parti, bir sürü aday, topladığınızda işin “duygusal” tarafının neden bazen ağır bastığını çok rahat anılabilirsiniz.

Ama yazık olacak hem mesleğe hem de boş yere gaza getirip parasını aldığın o adama veya kadına.

Siyasiler, pazarlamacı kılıklı sözde gazetecilere inanmayın.  Herkese mavi boncuk dağıtacak bazılarımız, artık o boncuklar kime isabet ederse…

Açtığı gazeteyi ve haber sitesini okuyan gariban okuyucu da zannedecek ki ne adamlar var aday olmuş. Adam madam yok sayın okuyucu, gazete tarafından allanıp pullanmış, parası alınmış küçük bir kitle var sadece.

Bu düzen çok uzun yıllardır böyle devam ediyor, bu saatten sonrada değişmez. Hani kendini çok büyük gazeteci zanneden, “duayen” diye topluma kakalamaya çalıştıkları birilerinin açtığı bu yol maalesef artık bizim mesleğin acı kaderi olmuş durumda.

Gazetecilik bu kentte çıkar ilişkisi ve dedikodular üzerinden yürüyen bir meslek hale geldi. Polis bülteni ile belediye bülteni arasında gidip geliyoruz. Seçim zamanları da parayı verenini borazanı oluyoruz. Acı ama gerçeğimiz bu.

Velhasıl kelam şimdi bunca acı laf nerden çıktı şimdi diyeceksiniz, bilinmesi lazım ve bitmesi lazım. Biten meslekle birlikte galiba ben olacağım, bu düzen ise devam edip gidecek…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Davutoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Koz, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 336 07 00
Reklam bilgi

Anket İzmit Belediye Başkanlığı için hangi aday oy verirsiniz?
Tüm anketler