Kendini bulmak     

Güneşin değmediği insanlar vardır, durumları ne ızdırap vericidir, körlükten ötedir. Göze değen değil yüzüne değenden de uzak olmak asıl körlüktür. Güneşin vücuduna değil ruhuna değmeyen insanların düşünceleri hep ay ışığında, mumluk hayallerdir. Bir adım ötesi karanlık hem de zifirisinden…

Aslında her şey göğüs kafesinde sıkışanda gizlidir, o bir mezar da olur, dünyaya barındıran da, siz ona kalp dersiniz öteki hayat, bir diğeri de zulüm yatağı…

Güneşi karartan düşünceler ve ay’ı bile şenlendiren kelimelerle bakanların dünyasında hiçbir şey göründüğü gibi değildir her şey kalbinin atışında gizlidir…

İnsan hep yaşadıklarını biricik ve tek sanır, dünyanın yükünü kendine yüklendiğini, geriye kalana ise ye kürküm ye denildiğini sanır.

Aslında insan şükür için o kadar sebep var iken yüzüne vuran güneşe kör kesilir ay bakışı ile…

Bazen sadece ararsın, ne aradığını bilmeden, bilemeden, hep bir şeyin peşindesindir, gece uykundan önce hüznün yatar ve gözlerinden önce umudun güne merhaba der. O kadar abartırsın ki bunu, elini uzatıp güneşin bile içini karıştırasın, ayın diğer yüzüne bakasın gelir, tüm bu gelenler arasında hiç gelmeyen kendine bakmaktır, bir bakabilsen kendine, aradığını bulacaksın…

İnsanın kendini bulunca diğer her şey anlamlı olur, ay şenlenir; güneş, kazandibi tarifinden uzaklaşır ve sadece ısıtır yüreğine kadar…

Bihaber olmak ne büyük kayıptır diğerinden, Ay’ın güneşten, Güneş’in aydan… Yanlış peronda bekleyenlerden isek günden kurtulmak isteriz, yarına doğru inişlerimiz,  hep dün kâbusunda ziyan olur. Sonrasında yanaklarımızı botoksladığımız gibi yıllarımızı botokslama derdine düşeriz ve inkâr denizinde attığımız kulacın götürdüğü yer yeni yitiklerdir…

Siz gibi bakanı ararsınız, aynı kelimelerle konuşanı, yirmi dokuz harfi sizin diliniz ile dizeni, aslında başkasında aradığınız başkası değil sizsinizdir, yaban ve yabancı kaldığınız yanınız. Ayna da her baktığınız da dünden gelmeyen yüzünüzde bulamadıklarınızı aynanın ötesinde başkasının yüzünde ararsınız… Sonrasında elinizde kalan keşkelerdir, pişmanlıktan da ötelerdir ve ötelerin sesi size cehennemden gelir gibi gelir. Güneşi söndüren, ay’ı yüzsüzleştiren umutsuzluğunuzda göğsünüze prangalar vurulur ve dehliz, dehliz dolaşırsınız, semanız toprağa düşmüştür ve gökten gelecek olan ümidiniz de toprağın çatlak dudağından aşağılara doğru gözden kaybolmuştur..

Çıkmak istersen göğüs kafesinden göğsünü zorlamadan önce zihnini boşaltman lazım ve güneşin değmediği düşüncelerini ıslatmadan güneş ile buluşturman lazım. Ay’ın karanlığında kendi güneşin ile yol bulman lazım işte o zaman aydan önce yüreğin şenlenir ve yolun açılır, her şey aslına döner ve gök topraktan filizlenir ve sen buldum dersin Arşiment’den önce…

          

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kenan SEYREK - Mesaj Gönder

# yol

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Koz, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 332 00 52
Reklam bilgi

Anket İzmit Belediye Başkanlığı için hangi aday oy verirsiniz?
Tüm anketler