Kocaeli'ye polis evi şart

Kocaeli maalesef İstanbul’un arka sokaklarını andırıyor. Ankara ile İstanbul arasına sıkışmış bir kent hüviyetinde.  

Özellikle 1999 büyük Marmara depreminin ardından Kocaeli memurların süratle kaçtığı ve memurların tercih etmediği bir dönem yaşadık.  

Fakat polis teşkilatı ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, memurların göç dalgasına rağbet etmediler.  

Kentimizde kalıp, enkaz altında kalan vatandaşlarımızın kurtarma çalışmalarına önemli katkılar sundular.  

Fakat gel gelelim, ilimizde bir odalı polis evimiz bile bulunmuyor. İlimizde görev yapan emniyet müdürleri daha çok ağırlıklı olarak araç yenileme ve teknik sorunların giderilmesiyle ilgili çalışma yaptılar.  

Kentimizde memurların konaklayabileceği sadece öğretmenevi bulunuyor lakin oranında kapasitesi belli.  

Bugün polislerin kent dışından gelen misafirlerini ağırlayabileceği hatta yemek ikram edebileceği donanımlı bir tesis bile bulunmamakta.  

Sanayinin başkenti, Türkiye’yi besleyen ilimizde polis evinin olmaması, kentimizde görev yapan polislere büyük bir saygısızlık.  

Polis evi kentimiz şarttır, binlerce polisin görev yaptığı, hüviyeti Büyükşehir olan kentimize yakışmıyor.  

Yıllar sonra İl Emniyet Müdürlüğünün yerinin değişmesi, Derince ilçesinden Başiskele ilçesine taşınması ve fiziki şartlarının iyileştirilmesi doğru bir adımdı. Başiskele Belediyesi eski Başkanı Hüseyin Ayaz’ın girişimleri ile tahsis edilen arazide oldukça modern İl Emniyet Müdürlüğü binasının yapılması teşkilat için kazanımdır.  

Lakin ifade ettiğim gibi, ilimize polislerin, ailelerin ve misafirlerinin konaklayabileceği bir polis evi şart.  

Bu konuda yerel yönetimler de elini taşın altına koymalı. İl Emniyet Müdürlüğüne, polis evinin yapılması için tıpkı Ayaz gibi yer tahsis etmeli.  

Bir zamanlar İzmit’in göbeğinde bir çarşı karakolu vardı. Eski vergi dairesinin bulunduğu binaya bitişik. Kocaeli büyümüştü, İzmit’te nüfus artmıştı, çarşı karakolu artık bu nüfusu kaldıramıyordu.  

Çarşı karakoluna yer arandığı o dönem İl Emniyet Müdürü Hüseyin Namaldı. Ve dönemin Saraybahçe Belediye Başkanı da Halil Vehbi Yeniceydi.  

İl Emniyet Müdürü Namal ile yer aramaya başladılar ve bugün Hacı Hızır Mahallesinde hizmet veren Saraybahçe Polis Merkezinin yeri uygun bulundu. Yenice, araziyi İl Emniyet Müdürlüğüne tahsis etti.

Neden bunu anlattım, ilimizde polis evinin yapılabilmesi için yerel yönetimlere görev düşüyor. 

POLİS AMCALARI İNTİKAMINI ALDI

Geçtiğimiz günlerde Kocaeli’nde İbrahim Kaygusuz isimli bir baba iddialara göre uyuşturucu alırken yanında bulunan 4 yaşındaki kızı Eylül Mina babası ile hayatını kaybetmişti.  

Dumandan etkilendiği düşünülen Eylül Mina yüreğimi parçalamıştı, kahrolmuştum. Uyuşturucu satıcılarına bir kez daha beddua etmiştim.  

Polis amcaları Eylül Mina’nın intikamını aldı.  

Yürekler soğur mu, kor ateş söner mi, ateşin yaktığı ocak küllenir mi bilmem, bildiğim tek bir şey var, Eylül Mina’nın ruhu biraz olsun hafiflediği.  

Dün Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Daire Başkanlığı Kocaeli ve Sakarya’da eş zamanla şafak operasyonu yaptı.  

Onlarca ikametgâha baskın yapıldı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yönettiği operasyonda 300’e yakın uyuşturucu taciri gözaltına alındı.  

Operasyonda çok sayıda uyuşturucu maddesi ele geçirildi.  

3 ay yapılan teknik ve takip çalışmanın ardından başlatılan operasyonla yüreğimize su serpildi.  

Ve Mina’nın ruhu huzur buldu.  

BALIKÇI GÜNGÖR

Geçtiğimiz günlerde Başiskele İlçesinde faaliyet gösteren Balıkçı Güngör isimli işyerinde yaşadıklarımı kaleme aldım. Yazdığım makaleye onlarca yorum geldi ve yazı geniş kitleler tarafından da takip edildi. 

Yazımın ardından kentimizde değer verdiğim bir çok dostum aradı, bu isimlerden biri de Lokantacılar Odası başkan yardımcısı Salih Ayten’di. Balıkçı Güngör ile ilgili yazıma üzüldüğünü, beni Balıkçı Güngör ile tanıştırmak istediğini ve yanlış anlaşılmanın ortadan kalkmasını istedi.  

Ayten’den gelen teklife kayıtsız kalamadım,’’ Güngör beyle husumetimin olmadığını, olmasının da mümkün olmadığını, sadece başımdan geçen bir konuyu makaleme taşıdığını, kendisiyle tabiki tanışabileceğimi’’ dile getirdim.  

Baba dostum Lokantacılar Odası Başkanı İlhan Haftacı ve başkan yardımcısı Salih Ayten’in ricasını kırmadım balıkçı Güngör ile tanışmaya gittim.  

Aslında pek huyum değildir, haber yaptığım veya makale yazdığım kişilerin ayağına gitmeyi ama arada dostlar olunca, şahsımın da söz konusu işletme ile bir sorunum olmadığı için… 

Balıkçı Güngör oldukça saygılı karşıladı, kendisine yönelik yazdığım makalenin biraz kendisine haksızlık olduğunu ifade etti. Babadan balıkçı olduğunu ve İzmit’in en eski esnaflarından biri olduğunu belirtti.  

Uzun uzun konuştuk, makalede yazdığım konuyu bir de Güngör beye anlattım, can kulağıyla dinledi anlattığım konuyu dikkate aldığını gördüm.  

Fiyat politikasından bahsetti, kendisine, yazımda da belirttiğim üzere fiyat politikasına takılmadığımı, çalışanların davranışına üzüldüğümü belirttim.  

Yaklaşık 1.5 saat başkan Haftacı başkan yardımcısı Ayten ve Güngör bey oturduk. Makalemle ilgili 10 dakika konuştuk, bir saat 20 dakika esnaflığı masaya yatırdık. Devletin vergilendirme sistemini eleştirdik, Güngör beyden müşteri memnuniyetini ve balıkla ilgili püf noktaları dinledim.  

Balıkla ilgili ne de pek az şey biliyor muşuz!  

Birde Karadenizli olacağız. 

Sohbetimizin sonunda Oda Başkanı baba dostum İlhan Haftacı’ya, Başkan yardımcısı Salih Ayten’e beni değerli bir dost ile tanıştırdıkları için teşekkür ettim.  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gökhan Karabulut - Mesaj Gönder




Kocaeli Markaları

Kocaeli Koz, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 332 00 52
Reklam bilgi

Anket 2023 seçimlerinde sizce hangi ittifak kazanır?
Tüm anketler