Adi cinayeti siyasallaştırdılar

Dün Güngör Arslan cinayetinin davasını izledim. Dava 10:00’da başladı akşam 19:00’da sona erdi, 4 kişi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Davaya kadar konuyu gündeme taşımama noktasında kendime söz vermiştim, kendime verdiğim sözü yerine getirdim. Mahkemeyi izleyeyim, sanıkların savunmalarını, müştekinin iddialarını dinleyeyim dedim.  

Cinayet sonrasında dikkat çektiğim hususlar, kamuoyuna verdiğim bilgilerle dava örtüşecek mi diye bekledim.  

Yazımın başlığına aldanmayın, soruşturma zaten siyasi bir soruşturma olarak start vermişti, sonradan siyasallaşmadı. Hatırlarsanız cinayetin akabinde ilk bir yazı kaleme almıştım, "cinayeti aydınlatacak mısınız yoksa" diye serzenişte bulunmuştum. Davanın gidişatı, odaklandığı nokta, masa üzerinde kararlaştırılan taslak ile ilerledi. Faili önceden belirlenen noktaya empoze edilen bir süreç. FETÖ vurgusu yaptım, dikkat edilmesi gereken bir seyir uyarısında bulundum. Siyasal bir davaya doğru sürükleniyor cinayet dedim.  

İddia ettiğim ve benim için iddiadan çok öte olan olguları kamuoyu ile paylaştım. İlk işaret fişeği, soruşturmanın başında yer alan Emniyet Müdür yardımcısı hakkında FETÖ soruşturması başlatıldı. Davayı yürüten ve en başından beri yakinen takip eden, yargı mensuplarına talimat veren ki yargıya kimse talimat veremez Kocaeli Cumhuriyet eski Başsavcısı Habip Korkmaz’ı anlattım, merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun davasını kapatan bir isim olduğunu kamuoyuna duyurdum. Bununla ilgili geçmiş yıllarda BBP eski Maraş Milletvekili Ökkeş Şendiller, MHP eski Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın Korkmaz hakkında ki soru önergelerini de paylaştım. Güngör Arslan cinayeti soruşturmasını kim yönetti? Bu iki isim.  

Nasıl yönetildi? Geçtiğimizin haftalarda dile getirdim, şimdi toplayacak olursak konuyu. Soruşturma evresinde kentimizde korku iklimi yaratıldı. Faili masada belirlenen siyasi operasyon tıpkı FETÖ aklı gibi ilerlerdi. Önce kamuoyu oluştur, kamuoyunda isim veya isimleri tartışılır hale getir ve itibarsızlaştırılmak için KAMUOYUNA yanlış, iftira boyutunda bilgiler sızdırıp soruşturmayı tek bir yere kanalize et. Yargıyı ve yargı mensuplarını da aynı şekilde ikna edici, kanaat oluşturucu propaganda ile süreci yürüt ve Kamuoyu ve yargıyı maniple edildikten sonra gerisi kolay geldi. Hatta biraz daha ileri gideyim, kendi polis teşkilatına da operasyon yapmaya çalış. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası FETÖ’ye yönelik yapılan operasyonların başında yer alan polis şeflerini de adi cinayet soruşturmasına dahil etmeye kalkış.  

O da yetmedi, Kocaeli Ticaret Odasını da "önemli delil yakalamışçasına" cinayete dahil etmeye uğraş. Hepinizin malumu Kocaeli Ticaret Odası 15 Temmuz öncesi FETÖ’nun ana karargahıydı, örgüt ticaret odası üzerinden kentimizde etkin ağırlık kazanmış fakat hesapları tutmadı. Yerine gelen ülkücü kökenli Necmi Bulut, odayı örgüt yuvası olmaktan kurtardı. Özdağ’ın ekibini sildi, yerine her kesime hitap eden bir yönetim ve meclis üyesi adayları belirledi.  

Ülkemizde önemli başarılara imza atan, birçok faili meçhul cinayeti aydınlığa kavuşturan cinayet ekibi, üst aklın kurduğu oyundan habersiz talimatları yerine getirdi, görevlerini yaptılar.  

Masa başında kurulan oyunla, Cumhur ittifakını zedelemek, Türkiye’de Cumhur ittifakının en güçlü olduğu kentte adını cinayetler ve avantalarla anılan yere doğru bilinçli olarak sürükle. Adi cinayeti siyasallaştırmaya gayret edenler, kirli bilgi pompaladıkları kamuoyunda Büyükşehir Belediyesi’nin ismini dahi geçirmeye çalıştılar. Soruşturma evresinde kamuoyuna kirli bilgi sızdıranlar, ‘’ Büyükşehir Belediyesi’nden iki kişi gözaltına alındı’’ iftirasında bile bulundular.  

Peki yazanlarda mıydı kabahat, yoksa onlara o bilgileri sızdıranlarda mıydı? 

Hedef Avukat Ersin Kurt muydu? Hayır tabii. Kurt’dan KOTO ve Büyükşehir belediyesine haksızca operasyon yapmaktı. Algıda başarılı oldular mı? Kısmı olarak başarılı oldular.  

Kara propaganda ile yürüttükleri operasyona bugün HDPKK sahip çıkmaktadır. HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun propaganda alanı olmuştur Güngör Arslan cinayeti. Dediğim gibi ben şaşırmıyorum, cinayet sürecinde bu hususlara dikkat çekmiştim. 

HDPKK-FETÖ işbirliğinin açık göstergesidir Güngör Arslan cinayeti soruşturması... 

Adi bir cinayeti istismar eden, acılı ailenin gözyaşlarından beslenen kirli yapı, en başta bastıkları tuş ile niyetlerini ortaya koymuşlardır.  

Yok yok inanın masa başında hazırlanan bir metin değil bu yazdıklarım. Süreç öyle yüzeysel bakılacak bir süreç değil, derinlemesi olan bir süreç veya birilerini kurtarmak, birilerini aklamak da değil.  

Bir satırda ona değineyim. Arslan’ın ailesi de kara propagandaya uğradı, aile önce ikna edildi, ikna eden kim? Güvenlik bürokrasinin içinde yer alan akıl. İfade ettiğim gibi masa başında faili belirlenen sürecin yargı ve kamuoyu iknasının ardından ailenin de iknası sağlanmış, ‘’yargı, siyasal bürokrasi cinayet zanlılarını koruyacak, koruyor, baskı yapılıyor, asıl failler gizlenmeye çalışılıyor’’ havası oluşturuldu.  

Kurt’un gözaltına alınması yetmemişti, daha ileri gitmeliydiler… 

Kimdi onlar için asıl fail? Yukarıda yazdım, Büyükşehir Belediyesi, KOTO ve kentimizde ki sermaye grupları… 

‘’Hep beraber cinayeti işlemiş ve cinayeti kapatmaya çalışıyorlar’’ algısı süreç boyunca devamlı pompalandı. Kime karşı, aileye, yargıya ve kamuoyuna.  

Şimdi davada yaşananları size kısa bir özetleyeyim. Çok uzun sürdü duruşma, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Mahkeme heyeti, hem sanık hem müşteki avukatlarına ve taraflarına eşit mesafede davrandı. Hepsine söz hakkı verdi ve kimsenin de sözünü kesmedi, sanık ve müşteki tarafın tamamını pür dikkat dinledi.  

Yargının, güvenliğin, kamuoyunun maniple edildiği süreç sonrası Kocaeli 1. Ağır ceza mahkemesinin tarafsız tutumu, adil yaklaşımı, dava sürecinin geleceği açısından umut verici. 

İddianamede öne sürülen ‘’suçun oluşma şekline’’ ters metinleri mahkeme de ortaya çıktı. Masa başında, yönlendirme ile hazırlanan iddianamedeki iddialar tek tek sanıklara soruldu. Sanıklarda tek tek cevap verdi. İddianamedeki çelişkiler, gerçeklikten uzak satırlar eminim mahkeme heyetinin de dikkatini çekti.  

Mesela cinayeti işleyen R.Ö’nün ile ilgili kanıtların çarpıtılması, olay yeri tutanağı, adli tıp kurumunun olay yerinde tuttuğu tutanak gibi… 

Ne diyor cinayet zanlısı, önce ayağına kurşun sıktım, ilk sıktığım kurşun merhumun ayak dibinde bulunan süpürgeye geldi.  

Zanlı R.Ö. olay yerinde tatbikat yapılmasını istedi, umarım mahkeme heyeti bu talebi kabul eder.  

Avukat Ersin Kurt’un mesela avukat-müvekkil ilişkisi suç unsuru olarak iddianamede yer aldı. Avukat ve müvekkilin kanundan kaynaklanan gizlilik ilişkisi suç gibi yansıtılması. Ve dikkat ettiğim husus, Kurt’un gerek polis gerek savcı soruşturmasında sorulan sorulara açıkça cevap vermesi. Avukat- müvekkil ilişkisinin gizliliğini dahi soruşturma savcılığına yardımcı olmak için çiğnediği.  

Dava süreci ile ilgili pek bir şey kaleme almak istemiyorum, mahkeme heyetini zan altında bırakacak, mahkeme heyetini yönlendirecek, etki altına alacak satırlardan kaçınacağım.  

Temennim ne bir artı ne bir eksik, gerçek faillerin hak ettiği cezayı almasıdır.  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gökhan Karabulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.

08

Diyorum - Oldukça temkinli ve özenli bu konu ile ilgili önceki yazılarınıza göre, iddialarınızın içerikleri ile ilgili özellikle FETÖ konusunda siz ve yazılarınızın içeriğinde belirttiğiniz kişi ve kurumlar suç duyurusunda bulundular mı? Veya diğer taraflar sizinle ilgili tekzip suç duyurusu vb girişimleri oldumu? Gazeteci olarak perde arkasında neler var ancak siz yazarsanız kamuoyu bilgi sahibi olur

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 08 Eylül 17:58
07

izmitli - Av.Ersin KURT - Ayrıca benim Güngör’le bir husumetim, onun da benimle bir husumeti olmadığını ortak arkadaşımız Tahsin Keskin Söyledi. Tahsin KESKİN Artık İfadeye Çağrılır herhalde bakalım sırada kimlerin ismini verecek Ersin KURT. Sanırım Burayı atlamışsınız Herkes sizi objektif tarafsız diyor ama bakalım kim yanılacak

Yanıtla . 6Beğen . 2Beğenme 08 Eylül 08:34
06

#4141# - Gayet objektif olarak anlatmışsınız. Devletin yetki verdiği kişi veya kurumlar bu yetkiyi sadece vatandaşa hizmet için kullanmalıdırlar.

Yanıtla . 6Beğen . 6Beğenme 07 Eylül 20:54
05

Paşalı - Gokhan bey, tespit ve önerilerinizi uzun senelerdir takip ediyorum. Bir tespitinizde hatalı çıksın dişimi kiracam

Yanıtla . 4Beğen . 8Beğenme 07 Eylül 20:41
04

---vatansever--- - Çok güzel bir yazı kaleme almışsınız. Adalet siyasete alet edilmemelidir. Hepimizin başına her an herşey gelebilir böyle bir durumda adalete güvenemezsek kime güveneceğiz???

Yanıtla . 5Beğen . 7Beğenme 07 Eylül 20:33
03

İzmitt - Tebrik ederim, biz böyle gazeteciler istiyoruz; objektif tarafsız, gerçekleri, doğruları anlaşılır şekilde ifade edebilen..

Yanıtla . 6Beğen . 7Beğenme 07 Eylül 19:05
02

İzmitli0 - Tebrik ederim gerçekten çok doğru bir yazı yazmışsınız. Kaleminize sağlık

Yanıtla . 6Beğen . 7Beğenme 07 Eylül 18:17
01

Mehmet Ali Sancak - Bravo Gökhan bey gerçekten düzgün objektif haber yapıyorsunuz

Yanıtla . 6Beğen . 7Beğenme 07 Eylül 17:15


Kocaeli Markaları

Kocaeli Koz, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 332 00 52
Reklam bilgi

Anket 2023 seçimlerinde sizce hangi ittifak kazanır?