Yoğun/Bakımdayız

"Cogito, ergo sum" (Düşünüyorum, öyleyse varım) demiş  Descartes.

Milli ve yerli! Nasıl?..

Sanayi devrimi! Nasıl?

Düşünen kaç kişi vardır? Bilmiyorum. 

Evet bugün kalemim çok farklı bir konuda yol alacak. Çocuklarımız, gelecekleri ve tercihlerimiz. ( Eğitim ve öğretim. ) Hemen hemen bütün haneleri çocuklarını iyi bir okula yerleştirme için tatlı bir heyecan sarmış durumda. Hele de pandemi süreciyle gelen ve şuanda 100%80-85 in ekonomik sıkıntılar içinde olduğu bu dönemde her bir aile çocuklarının iyi bir iş sahibi olması için çırpınmakta. ( Eğitim ve Öğretim konusundaki düşüncelerimi ve araştırmalarımı ayrı bir yazımda size aktaracağım. )

Eğer bir şeyi kaybetmişseniz onu kaybettiğiniz yerde ve nasıl kaybettiğinizi hatırlayarak bulabilirsiniz.  O zaman ilk kaybedişlerimizin başladığı zamana geri dönelim. Üretim ile değil de parayla para kazanma anlayışı olduğu için dünyanın ilk 7 büyük ekonomisinde yer alamıyoruz.

28 Şubat " Siyasi hayatıma mal olsa da bu işi yapacağım " diyen Mesut Yılmaz ve siyasi hayatına mal olmasına rağmen yaptığı İmam hatipleri kapatması ve Mesleki eğitimi de burada yakarak başladı hikaye.

Gençlik geleceğimizdir ve kalkınmış ve refah düzeyini yakalamış bir ülke olabilmek için genç nesillerin iyi yetiştirilmesi  lazım. Peki biz ne yaptık? İmam hatipler kapatılırken gözümüze yaklaştırılan olaylar yüzünden arkada yanan gelecek ormanlarımızı göremedik. Tüm Anadolu liseleri ve meslek liselerin hayati damarları kesilirken bugün ortadaki sorunu bilemedik. Nereye gitsek bir usta sıkıntısı ile karşı karşıya kalıyoruz. Hangi üretim sektöründeki yöneticiyle konuşursanız konuşun nitelikli eleman sıkıntısı yaşıyor.  Türkiye nitelikli ara eleman, sahayı ve uygulamayı bilen teknik insan kaynağı ihtiyacı sorunuyla yüz yüze gelmesinin sebebi bellidir.

Üretim ile güçlenecek iken üretim noktasında olup onu kendi zekası ve gayretiyle  daha yükseklere taşıyacak gençliğimizi kurban verdik.  Bütün aileler bilir ki diploma var! ama, iş yok. Diploma var ama tecrübe yok. Diploma var ama beceri yok. Toplumda bir aile olarak hepimiz dertliyiz evlâtlarımızdan yana. Kızlarımıza diploma sahibi olsun diye, yemek yapmasını, dikiş-nakış,  örme becerilerini kazandırmadık.  İş hayatı için bir yarışa sokarken, hayatın kendisine hazırlamadık. Zaten her şeyin ezbere dayatıldığı bir dönemde maarifi, irfanı, ahlâkî bir kenara bıraktık ve sadece diplomaya koşturduk çocuklarımızı. Bu da düşünmeyi, kafa yormayı kaybettirdi gençlerimize.

Sevgi ve saygı bitti.  Gelenek ve göreneklerimizi bilmeyen gençleri yetiştirdik. Diploma var mı? Evet, var! Ama artık bir aileyi yönetecek ne kızımız, nede oğlumuz var. Hep birlikte bugünkü derdimizin sahibi olduk. Ve başardık.

Gençler ümitsiz değiliz, Ümit sizsiniz...

Oysa esnaf olarak çocuklarımızı meslek lisesine yönlendirmenin, hayatın bir yarış değil, bir sınav olduğunu ve bu sınavın ilk kendini bilmekten geçtiğini, merhamet, vicdan, sevgi-saygı ve tarihini iyi bilmen gerektiğini, geleceğin geçmiş olduğunu öğretmedik çocuklarımıza.  Göz bebeğimize yakınlaştırılan şeylere bakarken arkada yanan ormanlara su olarak yangını söndürmedik. 

 Evet değerli arkadaşlar.  Yoğun bakımda ve fişi çekilmek üzere olan Mesleki Eğitime karşı gözümüze takılan ( okumakta zorluk çeken çocukların yönlendirildiği okullar)  gözlükleri artık çıkarma vakti.  Bir ülkenin geleceği üretimden geçer.  Üretimi ise beyinler daha da yükseğe kaldırır. Bunu pandemi sürecinde gördük ve hatta önümüzdeki zamanda daha yoğun bir şekilde göreceğiz.

Salgın döneminde mesleki eğitim ülkenin can suyu oldu, maske dezenfektan, önlük bone vs.

Bu yükselişte ivme artarak devamı sürekliliği olmalı...

Yerel ve genel yöneticilerimizin  hızlı bir şekilde meslek liselerinin önünü açıp, 

meslek liselerinden mezunlara alanının üst programlarını tercih edecek öğrenciler için

 ön lisans ve üniversite de, hatırı sayılır, ek puan getirilerek ve hatta her mesleğin mühendislik bölümlerini açarak cazip hale getirilmelidirler. Düşünsenize  IQ yüksek olan bir öğrenci bir mesleği nereye taşır? Ön yargılı olan Meslek liselerine bakışı değiştirip  geleceğin mesleklerde olduğunu ve mesleklerin yükseklere taşınması gerektiğini bilmemiz gerekiyor.

Meslek liselerinde Kamuoyuna yansıyan üretime yönelik çok harika çalışmalar yapılıyor ve başarılar kazanılıyor.

Meslek liselerine  IQ'su yüksek öğrencilerin gelmesiyle  gelecek yükselecektir.  Ya da başarı için yarıştırdığımız çocukların gittikleri liselerde(fen ve nitelikli ), iş teknik beceri atölyeleri kurulsun ki el becerileri kazandırılsın. Diploma artı tecrübe sahibi olsunlar.

Mesela, Makina Mühendisi olmak isteyen gençler,  Fen lisesi yerine Meslek lisesinde okuduğunuzu hayal edin,  lise hayatında torna, fireze, matkap, imalat, üretim, pratik becerilerinizi kazandıktan sonra, akademik yola girip yol alıp hayatta açılacak ufukları lütfen düşünün...

"Istikbal inkilabatı içinde en yüksek gür, devlet sadası için güçlü beyinler, haydi mesleki eğitime...

     Bugün rahatsız olduğumuz ve yüksek ses ile bağırdığımız göçmenlere ( Suriyeliler, Afganlar...) aslında yapmış olduğumuz tercihler yüzünden ne kadar da bağımlı hâle geldiğimizi göremeyiz.  Almanya'nın bizi göremediği gibi, Fransa'nın Afrikalıları, İngilizlerin Asyalıları göremediği gibi.

Hepinizi Allah cc emanet ediyorum

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Müge UÇAR - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.

02

Eğitimin Gelecegi - El emeği el becerisinin sonu yok. Ürünler artık ya bozulmayacak şekilde yüksek fiyatlı yada belli ömrü olacak tamir olmayacak şekilde yapılıyor. Tamir için değil sadece bakım için bir emek gerekiyor. Türkiyenin haline çok bakmamak gerekiyor ülkemiz usta cenneti ama dünyada usta vb bitti bitiyor bu tip elemana ihtiyaç azalıyor ve çok az bir seviyeye düşecek. Olacağı şu.. yazılım yapan üst düzey mühendis üst düzey teknisyen sistemleri kuracak çok az bir mavi yaka bakım islerinde çalışacak.. geriye kalan bizdeki gibi eğitimsiz geniş kitlelere standart bir maaş verilecek aman sen evde otur bir şeye karışma denecek.. zeki cocuklari mühendisliğe tasarıma, konsept geliştirmeye yapay zekaya matematiğe yazılıma yönlendirmek gerekiyor meslek liseleri çıkmaz sokak..dünyada gidişat bu yönde.. hiç bir batı ülkesinin vizyonunda mavi yaka ara eleman egitelim diye bir şey yok..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Temmuz 19:38
01

Ahmet - Teşekkür ederiz. Mesleki eğitimi işleyen bu dokunuş çok değerlidir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Temmuz 16:48


Kocaeli Markaları

Kocaeli Koz, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 332 00 52
Reklam bilgi

Anket 2023 seçimlerinde sizce hangi ittifak kazanır?