Bir karışık ortaya

Hangi ağır ifadeyi kullansam diye düşünüyorum yazıma başlarken. Yaşadığımız günü anlatabilmek ciddi anlamda zor. İslam’la şereflendirilmiş bu uğurda sadece Allah'ın ismini yüceltmek için fetihler yapmış, can almış, can vermiş, "kendisi için değil kardeşi için ve tüm insanlık için yaşayan" anlayışı benimsemiş ve bütünlemiş bir millet olarak bugünü anlatmak çok zor. O kadar çok şey değişmiş ki. Herkesin birbirini dolar olarak gördüğü, çıkar ve menfaatin merhamet ve vicdandan öte geldiği zamandan geçiyoruz.  Hatta toplum olarak kırmızı çizgilerimizi kaybettik bile diyebilirim. Herkes de para kazanma hırsı ve hayat standını zengin gösterme yarışı bizi biz yapan bütün değerleri de yok etti. Etrafımıza bir bakalım ve çok fazla değil bir 30_50 yıl öncesine dönelim.  Komşuluk ilişkilerini akraba ilişkileri gibi yaşadığımız, az paralı ama mutlu ve huzurlu, ruhu olan mahallerimiz ve darda olduğunda borç verecek dostlar, veresiye defterini açan bakkal, derdi dinleyen komşular... heyy! Nereden nereye?

Şimdi dolar artı ve artacak hücum oraya, faiz yükseldi hücum oraya, o doğruda arttıralım malımızı mülkümüzü  ve zamlar karşısında sevinelim mal sahipleri olarak, ama aynı orantıda da üzülelim markete gittiğimizde kasada verdiğimiz hesaba. Ve bağıralım yüksek ses ile.." Bu zamlar ne" diye.

Yahu arkadaşlar diken battığı yerden çıkar.  Neyi kaybettiksek kaybettiğimiz yerde aramalıyız. Her ne yaşıyorsak biz yapıyoruz.  Armut ağacının dibine elma düşmez. 

Bugün üç beş başlık altında yazımı tamamlamak istiyorum.

NEREYE VARACAK BU İŞİN SONU

     Seçim startının verildiği, Cumhur ve Millet ittifakı olarak sahalara inildiği bir döneme girdik. "Üçüncü bir ittifak olur mu?" sorusu herkesin düşüncesinde.  Millet ittifakı umut vermediği gibi, Cumhur ittifakı da pandemiyle başlayan ve son bir yıldaki zamlar yüzünden toplum nezdinde ciddi düşüşte.  Kiminle sohbet etsek aynı dertte ortak paydaş. Fakirhane düşüncelerimle üçüncü bir ittifakın oluşacağını kuvvetle muhtemel görüyorum.

YUNANİSTAN TÜRKİYE SAVAŞI

       Ekonomik sıkıntı sadece ülkemizde değil bütün dünyada yaşanırken, aynı hızla masalarda kuruluyor. Yeni Dünya düzenine geçtik ve yeni dünya düzeninde kimler nerede ne sahibi olacak bunun ciddi bir savaşı veriliyor. İlk karşımıza Rusya ve Ukrayna savaşı sürüldü. Rusya Ukrayna’yla denenirken, Çin Tayvan ile ve Ülkemizde Yunanistan ile denenmede. Yukarıdan olaylara bakıldığında bir aklın sıralı planları gibi gözüküyor.  Ulus devletleri birbiriyle savaşırken sanki birilerin ekmeğine yağ sürülüyor. Bu konuları uzun uzadıya yazacağım.  Yunanistan ile savaş bence başladı.  Sonbahara doğru kaçınılmaz bir son olarak görüyorum. Böyle bir savaş olursa sonuç ne olur? İkinci bir Ukrayna örneği olur.

GELECEK VAADEDEN TÜRKİYE

      Her ne kadar bugün ağır ekonomik sıkıntılar arasında ezilsek de, coğrafi konumumuz ve silah sanayindeki sıçrayışımız ve bölgesel bir güç oluşumuz hani bir söz var ya " bensiz olmaz" bizsiz yeni dünya düzeni olmaz. Bin yıllık hatta daha da öncesi olduğu bilinen devlet aklı sınır ötelerimizdeki başarısı yarınlarda dünyada söz sahibi olacağımızın temelidir aynı zamanda. Ben 2023-2024 yılları  çok daha büyük krizler ile karşı karşıya kalacağımızı görüyorum ve 2025 yılından itibaren ise ciddi bir yükselişte olacağız.

OYUN İÇİNDE OYUN

       Pandemi süreci ile başlayan ve bütün dünyanın aynı anda ortak kaderi yaşadığı ve tarihi bin yılda bir gerçekleşen dönümden geçtiğimiz, ekonomik, sosyal, sağlık, psikolojik... sınandığımız bu dönem tarihi fırsatlarıda beraberinde getirdi. Başlıklar halinde yazdığım ( sonrası geniş bir şekilde yer vereceğim) yazımı özetlersem. Önümüzde Ekonomik sıkıntı devam ederken, gıda üzerinde yokluk ile karşı karşıya kalabileceğimiz günlere doğru yol alırken, Yunanistan ile savaş da kapımızda ve bunun yanı sıra seçim startı da verilmiş durumda. Yarım yüzyıldır siyaseten herkesin bagajı  kirli. Bagaj kapaklarının açılacağı herkesin birbiri için ifşaların başlayacağı bir dönemede girmiş bulunuyoruz. Yarın ne olacağını ön görmenin bu ara imkansız olduğu ve her an her şeyin olabileceği bir dönemdeyiz. Kendimize ve kalbimize sahip çıkmalıyız.  Her şeyin başı eğitim ve öğrenmek. Sevdiğimizi yücelten, sevmediğimizi gömen anlayıştan bir an önce vazgeçmeliyiz. Doğruya doğru derken hakikati aramalıyız.  Ailemizle çok daha fazla ilgilenmeli özümüze sahip çıkmalıyız.  Kendi statümüzü bilmeli ona göre sosyal mühendisler tarafından yapılan oyunları bozarak yükseltme yarışından vazgeçmeliyiz.  Kaybettiğimiz samimiyetimizi kaybettiğimiz yerden alıp sevgi ve paylaşmanın gücünü oluşturmalıyız. Etikete göre değil! ürün kalitesine göre  değer vermeliyiz. Ve çok hayal kurup hayalimiz için kolları sıvamalıyız.  Sosyal bir devlet olarak toplumsal olarak kaybettiğimiz kırmızı çizgilerimizi tekrar çekmeliyiz. Toplum olarak ve vatandaş olarak  baharı görebilmek için meslek öğrenme ve evlatlarımıza öğretme ve yönlendirmeyi yapmalıyız. Toprağımıza sahip çıkmalı hatta balkonlarda kendi sebzelerimizi yetiştirmeye başlamalıyız. Negatif enerjilerden korunmalı yalın ayak toprakta yürümeyi, aralardan gelen miraslarımız olan koyun, keçi yünlerini hanemize tekrar almalıyız. Birbirimize çok daha fazla ziyarette bulunmalı ve daha çok vakit geçirmeliyiz. Unutmayalım ki bizim birbirimize ihtiyacımız var.

Sevgili yöneticilerimiz ise ( her hafta bir isim ile artı ve eksilerini yazan yazılarımla karşınızda olacağım) Kafdağlarında sandıkları burunlarını indirmeli, vatandaşın derdine çözüm bulmak için koltuklarında değil sahalarda ter dökmeli. Yaptık demek için değil gerçekten yapmak için projeler üretilmeli.  Bunları tek tek yazacağım. 

Firavun toplumu ve yöneticileri olarak birbirimizden Hz. Ömer adaleti aramayalım.  Çünkü hepimiz birbirimize gol atıyoruz. Bu birbirimize gol atmaları bırakalım ki bugünleri bile aramak zorunda kalmayalım.

Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

Hepinizi Allah cc emanet ediyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Müge UÇAR - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Koz, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 332 00 52
Reklam bilgi

Anket Sizce erken seçim yapılmalı mı?