Suriyeliler böyle gönderilmez, bundan vazgeçin!

Birilerinin 8-9 milyon dediği, devletin resmi rakamlarına göre ise 3.7 milyon Suriyeli Türkiye’de yaşıyor…

Son aylarda, özellikle başını Türkiye’nin “Nazi Partisi” olmaz heveslisi bir grubun çektiği, muhalefetin ise “oh ne güzel, AKP’ye vuracak bir şeyimiz daha var” diye her şeyin üzerine atladığı garip, anlamsız, saçma sapan ve korkunç sorunlar doğurabilecek bir dönem yaşıyoruz.

Sosyal medyadan “Sessiz istila” gibi kışkırtmalar, trol hesaplarla yayılan büyük çoğunluğunun Türkiye ile alakası olmayan görüntülerle yaratılmayan çalışılan korkunç bir hava var. Neymiş efendim Türkiye’yi istila edeceklermiş.

 Arkadaş, bu kadar basit mi bu konu? Böyle bir şeyi aklınız alıyor mu, siz bu kadar mı bu topraklardan uzaksınız?

Bu durum iki yönlü bir kışkırtmaya sebep oluyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının sığınmacılara karşı bir şiddet hareketine sebep verebileceği, karşı durumda ise sığınmacıların kendini savunma içgüdüsü ile şiddet içeren hareketlere daha fazla meyilli olmasının yaratabileceği durumu düşünebiliyor musunuz?

Net olalım, doğru konuşalım, akıllı olalım. Ben ülkemde sığınmacı istemiyorum, bu konuda netim ama “ne haliniz varsa görün” demek bu toprakların insanlarına yakışmaz. Biz böyle bir millet değiliz, hiç olmadık, hiçbir zamanda olmayacağız.

“Defolun gidin, ne haliniz varsa görün” mü diyeceğiz, yoksa gerçekten bu sorunu çözmek için mi uğraşacağız. İşte temel sorun bu.

Bu sorun Türkiye Cumhuriyeti ile Suriye devletinin birlikte çözmesi gereken bir sorun. AB veya ABD’den destek alarak, onların politikaları, fonları ise çözülemez.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir açıklama yaptı. Açıklamasında, "1 milyon Suriyeli kardeşimizin gönüllü geri dönüşünü sağlayacak yeni bir projenin hazırlıkları içindeyiz" dedi. Bu projeyi ise Sayın Erdoğan, “13 ayrı bölgedeki yerel meclislerle birlikte yürüteceğiz” diyor.

Nedir bu “Yerel meclisler?" Bakın bu çok tehlikeli bir söz. Eğer siz “yerel meclisler” derseniz, Suriye’nin toprak bütünlüğünü hedef alırsınız. Yerel meclisler Suriye'nin toprak bütünlüğünü tanımayan bir kavram. Orada bir devlet varken, Türkiye Cumhuriyeti Suriye'deki bölücülerle mi işbirliği yapacak?

Biz oraya ev yapacağız, sonra Suriyelileri alıp götüreceğiz yerel meclisler kurulacak, peki sonra ne olacak. O bölge hangi devletin egemenliğinde olacak? Suriye devletinin egemenliğinde olmayacağını açık açık ifade ediyorsunuz. Allah aşkına devletsiz bir toprak olur mu? Bizim mi egemenliğimizde olacak bölgede? Peki Suriye'nin toprak bütünlüğü ne olacak?

Bu proje asla yürümez, bırakın yürümeyi Türkiye’nin başına sığınmacılardan çok daha da büyük sorunlara sebep olur.

Suriye’de bir devlet var ve Türkiye eğer bu sığınmacı sorunuzu çözecekse Suriye devleti ile çözmek zorunda, bunun başka bir yöntemi yok.

Ankara’nın Şam olmadan, Şam ile kuvvetli dostluk köprüleri inşa etmeden huzuru, istikrarı, güveni inşa etmesi zordur. Suriye ağlarsa, tahrip olursa bunda en büyük zararı yine Türkiye yaşar.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye ile görüşmenin, barışmanın, birlikte çalışmanın, Suriye’yi bölenlere, bölgemize terör üsleri kuranlara, Suriye üzerinden başta Türkiye ve bölgeyi hedef alanlara karşı Şam ve Esad ile işbirliği yapılabileceğini ifade eden açıklamalar yapmıştı. Böyle bir doğru çizgi içinde yönelen devletin, Suriyeli sığınmacı sorunu için “Yerel meclisler” ifadesi bırakın sorun çözmeyi, daha da derinleşmesine yol açar.

Başından itibaren büyük hatalarımız oldu. Emevi Camii'nde namaz kılmak isteyen başbakanlarımız vardı. Fetih hayalleri görenler de oldu, ABD planlarına hizmet edenler de... Fakat şimdi hepsi geride kalıyor.

Artık ne Türkiye'de Davutoğlu siyasetleri geçerli, ne de Esad'ın silahla yıkılma ihtimali... Suriye bu savaşı kazandı. Halkıyla, ordusuyla, lideriyle birlikte kazandı. Türkiye ise darbeyle sınandı. NATO'dan dışlandı, Batı'da 'Hasım Ülke' olarak tanımlandı. Yeniden anlaşmak için bundan iyi zaman olamaz.  

Türkiye Cumhuriyeti sorun yaratmak için değil, sorun çözmek için var, var çözüm sadece Ankara ve Şam’ın elinde…

Siz siz olun, aklınızı ve vicdanınızı kaybetmeyin, çünkü onlara çok ihtiyacımız olacak…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Davutoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.

05

Halk - "Arkadaş, bu kadar basit mi bu konu? Böyle bir şeyi aklınız alıyor mu, siz bu kadar mı bu topraklardan uzaksınız?" Sen nerde yaşıyorsun acaba?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Mayıs 17:32
04

MERT MERİÇ - defolsun gitsinler ne halleri varsa da görsünler.ÜLKEMDE MÜLTECİ İSTEMİYORUM

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Mayıs 10:28
03

Cem Yıldırım - Depremde suçu Veli Göçere attık konu kapandı.Suriye politikasında tek sorumlu Davutoğlumu?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Mayıs 21:25


Kocaeli Markaları

Kocaeli Koz, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 332 00 52
Reklam bilgi

Anket Sizce erken seçim yapılmalı mı?