banner244
banner230

banner234

Köprüyol ve bilinçli seçmen


Gökhan Onater

Gökhan Onater

29 Kasım 2018, 15:38

İktidarın desteklediği şirketlerin Kuzey Marmara Otoyolu inşaatında Gebze’deki Köprüyol (viyadük) yapımında beton blok düşmüş, üç emekçimiz hayatını kaybetmiş. Gebze 1. Sulh hakimliği derhal “toplum sağlığının ve ahlakının zedelenmemesi” için kazayla ilgili yayın yasağı getirmiş.

Yasak konusunda okuyucularımızı bilgilendirelim ki, kimse ceza almasın…

İki gün önce de arıza nedeniyle düşen helikopterdeki 4 şehidimiz için gözyaşı dökmüştük…

Kocaeli Koz’un haberine göre viyadükte çalışan işçiler: “Bazı arkadaşlarımız 12 saat çalıştıktan sonra 7 saat de fazla mesai yapıyor” demişler. Yasadışı bir çalışma tarzı. Bu söylenenler doğruysa insanlık bitmiş demektir. Dünyada emeği sömürmeden, hak gaspı yapmadan oluşan bir zenginlik görülemedi daha… Açgözlüyü doyuramazsınız ne de olsa… Açgözlü işverenler, açgözlü iktidarlar… Ötesi… Açgözlü emperyalizm…

Adamlar Mars’a uzay aracı indiriyor, bizimkiler daha iş güvenliği meselesini çözememiş… Yaşamsal konular özellikle toplumdan gizleniyor. Sürekli bir “cambaza bak” durumu…

Öyle bir korku toplumu yaratılmış ki, ülkemizde siyasi fikirlerini internette açıkça belirtmekten çekinenlerin oranı yüzde 65 olmuş. Türkiye, bu oranla araştırmadaki ülkeler içinde ilk sırada geliyormuş. Bizden sonra da Singapur ve Malezya…

Herkes safını netleştirirken yüzde 65 korkak da kendileri rahatsız olmasın diye fikirlerini gizleyerek kendi çocuklarının geleceğini daha da karartmaya devam ediyor… İsmet İnönü tam da bu nedenle “Namuslular da en az namussuzlar kadar cesur olmalı” demiş… İnsanların fikirlerini açıklamaktan korktuğu bir yerde ahlak olur mu; verilen sözler yerine getirilir mi; emeğe saygı olur mu? 

 “Her şey çocuklarımız için” diyen kişi, kendisini yönetenleri seçerken ince eleyip sık dokuyacak. Bir kereliğine karnını doyurana oy verirsen yarın çocuğun aç kalacak. Bugüne kadar böyle yapıldığı için her dört gençten biri işsiz dolaşıyor… Büyük çoğunluk aslında fakir ama fakir olduğunun farkında bile değil… Bir cep telefonu almak için üç ay çalışan birinden hangi bilinci bekleyebilirsiniz?

Sanal siyasi çekişmelere değil, politikacıların laf ebeliklerine değil, Türkiye’nin yakıcı sorunlarına -örneğin iş kazaları, Suriyeliler, ekonomi, sağlık, Akdeniz ve Ege’deki çıkarlarımız vb- çözüm olabilecek programları tercih etmedikçe başımız beladan kurtulmayacak… “Bu aday çok yakışıklı”, “şu aday genç”, “adayımız güzel bir kadın”, “adayımız şu mezhepten” veya “bu kökenden”  diyenlere kulak asmamayı öğrenmek gerek artık… Güzel olmak, yakışıklı olmak, genç olmak, şu mezhepten veya bu ırktan olmak emperyalizme ya da sömürüye hizmet etmeyi engellemiyor...

Sözün özü, bilinçli seçmen, partilerin vitrinlerindeki adaylara değil, programlara oy veren seçmendir.

Not: Diyanet İşleri Başkanı tam da 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü öncesi, akıl hastası bir Atatürk düşmanını ziyaret ederek geçen yazımızdaki Diyanet’ten beklentilerimize cevap vermiş oldu… Şaşırmadık… Böyle Diyanetiniz olursa, “Filistin’e yardım” diye Kuran-ı Kerim satın alan yurttaşların paralarını Filistin’e göndermek yerine lüks yatlarda iştahla yiyenler de çoğalır elbet…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.