banner608
banner601


Kırmızı Oda


Gökhan Onater

Gökhan Onater

13 Eylül 2020, 10:51

Bugün 12 Eylül… 1980 yılında amerikancı darbeyle emekçilerin haklarına yapılan büyük saldırı sonrası toplumun mayası bozulmaya başlayarak bugünlere gelindi. Sermayenin ideolojisi olan "sağcılık" dinin gereğiymiş gibi gösterilip, sömürüye karşı emekten yana olmanın adı olan solculuk ise din düşmanlığı olarak propaganda edildi… Bu anlayış her zaman iktidarda kendine yer buldu. Çünkü emperyalizmin hedefi; düşünmeyen, sorgulamayan, hakkını aramaktan aciz bir dilenci sürüsü yaratmaktı. Tarikatlar böyle semirdi… Şeyhler, şıhlar, gavslar, hocalar, seyyidler derken bilim dışı ne varsa toplumun hücrelerine kadar nüfuz etti… Fen bilimleri dışlandı. Yalanlar, masallar gerçek sanılmaya başlandı.  Şiddet ve her türlü sapıklık bu ortamda yeşerdi.  Bunun sorumlusu, 1980'den beri iktidarda olan hükümetlerdir. Çünkü hepsi tarikatları oy deposu olarak görerek desteklemişlerdir. Sonuçta ahlak da yok olmaya yüz tutmuştur. Cumhuriyet Devrimi Kanunları uygulansaydı tarikatlar kapatılmış olacak, insanımızın dinsel duyguları kullanılamayacak, türlü sapıklıklarla da karşılaşmayacaktık. 15 Temmuz darbe girişimi gibi bir olay ise kimsenin aklının ucundan bile geçemeyecekti. Çünkü o bataklık kurutulmuş olacaktı…

Nereden nereye geldiğimiz ortada… Herkesin elinde cep telefonu, evinde internet olması sonucu değiştirmiyor. Toplumun ruh sağlığının bozuk olduğunu görüyor, ekonomik zorlukları hepimiz yaşıyoruz. Sağlıklı iletişim kurmak zorlaşıyor. Bu toplumu iyileştirecek uzmanlara ihtiyaç var…

Tam da bu günlerde yeni bir dizi başladı. Adı: Kırmızı Oda… Binnur Kaya'nın başrolünde olduğu, gerçek hayattan alınan hikayelerin yer aldığı, bir psikiyatri kliniğinde geçen olaylar anlatılıyor. Hepimizden bir parça var o olaylarda… İnsana dokunan bu dizi, toplumu eğitmenin bir aracı olarak da işlev görüyor… Psikiyatristlerin ve psikologların aslında  ne kadar önemli olduğunu gösteren Kırmızı Oda dizisini ortaya çıkaran tüm ekibe teşekkür ediyoruz. Tarikat örgütlerinin nasıl beyin yıkadıklarıyla ilgili de bir bölüm çekilmesinde yarar olacağına inanıyorum.

Bence doktorluğu ve bilimi sevdiren diziler devam etmeli… Kendini tanıyan, haddini bilen, karşısındakini anlayan, çevresine iyilik yapma duygusuyla dolu olan insanlardan oluşan bir toplum ancak bilimin temel alındığı yerde oluşur.  

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.