banner113

Kimse "7-8 milletvekili çıkarırız" hesabı yapmasın


Mustafa BAĞDİKEN

Mustafa BAĞDİKEN

17 Mayıs 2018, 14:29

Her seçim öncesi sıradışı hareketlilikler olur. Ancak karar alınıp açıklandığında 65 günlük süreye sığdırılan 24 Haziran seçimleri öncesi yaşanan hareketlilik hiçbir dönem yaşanmadı. Türkiye, hem siyasi, hem ekonomik, hem dış  ilişkiler açısından olağanüstünün de üstünde bir hareketliliğin içine girdi. 
Bu hareketliliğin arasında “büyük ses getirir” umuduyla açıklanmasına rağmen “gümbürtüye” giden birçok ekonomik ve idari karar da var. Örneğin, hükümetin aldığı emeklilere dini bayramlar öncesi biner liralık ikramiye kararı o kadar ses getirmedi. 

SEÇİM KIYAĞI DEĞİL, HELAL HAK
Vergi borçları, trafik cezaları, karayollarından kaçak geçiş cezaları ile ilgili faizlerin kaldırılması ve taksite bağlanma kararı da öyle büyük etki yapmadı. “Seçim kıyağı” olarak adlandırılan, vatandaşa yapılan diğer “iyilik” leri de vatandaş  zaten kendilerine daha önceden verilmesi  gereken, “analarının ak sütü gibi helal” hak görüyor. 
Neden hak görüyor? Onu bir cümleyle anlatalım; İktidara  yakın, hatta iç içe olduğu bilinen iş dünyası ve yatırımcılara, üstüne vazife olmayan bankaların bile “emir  yüksek yerden” deyip dışardan kredi alıp o kişilere kredi yaratmaları, onlar için muslukların sonuna kadar açılması, medyada muhalif seslerin kısılmasına rağmen bile artık herkesin biliyor olması.  


“BİZ SEÇİME HAZIRDIK” DİYENE İNANMAYIN
Ben Cumhurbaşkanlığı seçimine fazla girmiyorum. Çünkü orada adaylar açıklandı, bitti.
Olağanüstü hareketliliğin diğer odak noktası aday belirleme. Hem iktidar ve onunla ittifak yapacak olan MHP ve BBP’de, hem ana muhalefet partisi CHP ile Milli İttifak partileri İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat parti, baskın seçimle ilgili seçim hazırlığı, aday belirleme telaşı. AK Parti’yi bilmem ama, ne kadar “biz her zaman hazırdık” derlerse desinler inanmayın. Hiçbiri hazır değildi. Hatta Ak Parti teşkilatları bile “erken seçim” dillendirilmeye başlandığında hemen hepsi de “en erken Kasım’da” olabileceğini düşündüklerini itiraf ediyor.
İşte bu hareketlilik içinde dananın asıl kuyruğu önümüzdeki günlerde kopacak. Siyasi Partiler, aday adayları başvurularını inceledi, son karar aşamasına geldi. “İki arada bir derede” dediğimiz süreye sıkıştırılan seçim süreci içinde partiler asıl sorunu burada yaşıyor. 
Türkiye genelinde de böyle, Kocaeli’de de böyle...


KİMSE 7-8 MİLLETVEKİLİ ÇIKARIRIZ HESABI YAPMASIN
Şimdi herkes elinde kalem kağıt, 13 kişilik listeyi tahmine çalışıyor. Aslında seçilebilecek noktalarda bazı partilerin ilk 2-3 sıraları belli. Örneğin AK Parti ve CHP’de o ilk 3 sıra içinde mutlaka kadın aday olacak. Bu seçimde öyle “7-8 milletvekili çıkarırız” hesabı kimse yapmasın. Bu seçimde AK Parti’de de 5’in üzeri riskli sıra olabilir. MHP’nin alacağı oy da merak konusu. İYİ Parti kurulduktan sonra oraya ne kadar oy kayması olacak tahmin etmek zor.  
Tabi Saadet Partisi’nin etkisi de çok önemli. Çünkü bu ittifak olayında, hem Saadet Partisi’nin  1 Haziran 2016 seçiminde aldığı oylar yabana atılmamalı. Seçimin tekrarında 60 bine yaklaşan bu oy oranı düştü ve nereye gittiği de belli. O giden oyların “gittiği yerde kalıcı olmadığını” herkes biliyor. Saadet’in bir avantajı da, isim vermeyeyim ama aday adayları arasında her kesimin sevdiği “müthiş” denilebilecek beyinlerin olması.


MERAL ABLA FIRTINASI ÖNCESİ SESSİZLİK
Doğruya doğru. İYİ Parti  Kocaeli’de ne yazık ki hala Genel Başkan Meral Akşener’in İzmitli olmasının avantajını kullanıp bunu “gümbür gümbür” işleyemedi. Sanırım hala il ve ilçe yönetiminde taşlar yerine tam oturtulamadı. Çünkü bazı mırıldanma ve hoşnutsuzlukların yaşandığı söylentileri kulağa geliyor.  İyi bir tanıtım ekibi de oluşturulamadı. Hem yerel gazeteler, hem sosyal medya aracılığıyla “Meral abla” üzerinden ortalığı kasıp kavurmaları gerekir. Lideri kadın olan bu siyasi partinin, kadınlardan oluşan bir tanıtım ordusu oluşturması gerekirdi. Umarım geç kalmamışlardır. Teşkilatın acemiliğine geldiği izlenimi varsa da önümüzdeki günlerde Kocaeli’de bir “Meral abla fırtınası” esme ihtimali çok yüksek.


Tüm bu ihtimaller bir yana, başta dediğimiz gibi asıl hareketlilik listeler açıklandığında yaşanacak. 
AK Parti’de fazla ses çıkmaz ama, eğer CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nde “Ben yerimi sevmedim” veya “Ben niye aday listesinde yokum” diyerek o bilinen küsmeler olup partiye destek kesilirse, veya böyle bir hava yaratılırsa diğerlerinin ekmeğine yağ sürerler. Bu MHP için de geçerli. Çünkü MHP’de de hoşnutsuzluk sonucu oyların gidebileceği, açık açık söylenmese de sempati duyulan İYİ Parti ve BBP var. 


 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.