banner61

Prof. Dr. Memik: Çocukların yaklaşık yüzde 30'unda uyku ile ilişkili sorunlara rastlanıyor

banner65

Kocaeli Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Nursu Çakın Memik, yetersiz uykunun çeşitli davranışsal ve duygusal sorunlara ve bilişsel işlevlerde bozulmalara yol açtığını belirterek, "Çocukların yaklaşık yüzde 20-30'unda uyku ile ilişkili sorunlara rastlanılıyor" dedi.

banner57
Prof. Dr. Memik: Çocukların yaklaşık yüzde 30'unda uyku ile ilişkili sorunlara rastlanıyor
28 Şubat 2018 Çarşamba 16:13

banner15

Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde bulunan Bulut Okul Öncesi Eğitim Kurumu, Anne Baba Okulu Eğitim Seminerleri kapsamında öğrenci velilerine 'Uyku ve uyku bozuklukları' anlatıldı. Kocaeli Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi ve Bulut Okul Öncesi Eğitim Kurumu Koordinatörü Prof. Dr. Nursu Çakın Memik, yetersiz uykunun davranışsal sorunlara yol açtığını belirterek, "Yaşamın yüzde 26'sını uyuyarak geçiririz. 90 yaşındaki biri yaklaşık 32 yılını uykuda geçirdiğini söyleyebiliriz. Uyanıklık uyku halinin kesilmesidir. Doğumdan itibaren zamanla kazanılan zeka ve düşünce fonksiyonları gibi uyanıklık da sonradan kazanılmaktadır. İnsan tabiatında uyku önce gelmektedir. Yetersiz uyku çeşitli davranışsal ve duygusal sorunlara ve bilişsel işlevlerde bozulmalara yol açmaktadır. Uykunun arttırdıklarını konsantrasyon, dikkat, karar alma, yaratıcılık, sosyal beceri ve sağlık olarak sıralayabiliriz. Azalttıklarını ise duygusal değişkenlik, stres, dürtüsellik, alkol ve sigara kullanımı olarak sıralayabiliriz. Çocukların yaklaşık yüzde 20-30'unda uyku ile ilişkili sorunlara rastlanmaktadır" dedi.

Her uyku döneminde 4-5 döngü yaşandığını ifade eden Memik, "1. ve 2. dönem uykusu hafif dönem uykusudur. 3. ve 4. dönem uykusu ağır dönem uykusudur. Evre 3 ve 4 de büyüme hormonu salgılanmasında artış olmaktadır. Bu artışla protein sentezi artmakta, metabolizma yavaşlamakta, kardiyovasküler sistem ve solunum sistemindeki fizyolojik aktivitelerde genel olarak azalma dikkati çekmektedir. Tüm bu değişimler bedensel dinlenmeye, yenilenmeye hizmet etmektedir. Vücudumuzdaki lenfatik sistem beynimizde yoktur. O halde beynin ürettiği atıklar nasıl temizlenir? Uyku esnasında boş beynin dış yüzeyinden hücreler arasına girip beynin enerji kullanımı sonrasında meydana gelen amyloid beta gibi atıkları temizleyip tekrar beynin dış yüzeyine çıkmaktadır. Uyku bilginin işlenmesi ve bellek güçlenmesini sağlamaktadır. Uykusunu iyi alan bireylerde sorun çözme becerisi ve yeni çözümler bulmanın üç kat daha iyi olduğu bildirilmektedir. Uykusuzlukta ghrelin hormonunu artmakta bu da karbonhidrat tüketimini artırmaktadır. Rem Dönemi: NREM uyku döneminden sonra başlar. 5-10 dakika sürer. Çocuklarda tüm uykunun yüzde 50'sini erişkinlikte yüzde 25'ini oluşturur. Rüyaların görüldüğü dönemdir. Her uyku döneminde 4-5 döngü yaşanır. Bu evrede günlük bellek kalıcı belleğe dönüşür"

BEBEKLER GÜNÜN YÜZDE 60'INI UYUYARAK GEÇİRİR
Bebeklerin çok daha fazla uykuya ihtiyaç duyduklarını söyleyen Memik, şöyle konuştu: "Bebekler hayatın ilk haftalarında günün yaklaşık yüzde 60' ünü uyuyarak geçirirler. Yeni doğan uykusu aydınlık-karanlık döngüsünden çok açlık toklukla ilişkilidir.Yeni doğan uyku döngüleri REM ile başlar ve kolayca bölünür.Yeni doğanlarda uyku süresi gece ve gündüz arasında neredeyse eşit oranda dağılmış iken, gece uykusu genellikle bir yıl içinde zamanla belirginleşir.Gündüz uykusu ise ilk üç yıl içinde giderek azalır.Bir yaşına kadar günde toplam 14-15 saat olan uyku ihtiyacı, okul öncesi dönemde 11 saate, 10-11 yaşla birlikte 10 saate, ergenlik döneminde 9 saate iner. Uykuyu başlatmakta,sık uyanma ya da uyanma sonrası tekrar uykuya geçişte sorunlar ile kendini gösteren uykuyu sürdürmekte güçlüktür. Çocuklarda uyurgezerlik yaygın olarak ortalama yüzde 15'dir. Uyku terörü dediğimiz çocuğun yatakta otururken gözleri açık olarak devamlı bağırıp çığlık atması ise okul öncesi çocuklarda yüzde 40'ında görülebilmektedir. Çocukların korkuyla uyanmasına yol açan korkutucu düşler görmeleri ise okul çağındaki çocuklarda görülme oranı yüzde 22'dir. Bu çocukların tedavisi için ise bir çocuğun gün içerisinde oyun ve ilgi beklentisi karşılanmalı, akşam 8.00-8.30 arası sabit yatma zamanı belirlenmeli,Gündüz uykuları da sabit olmalı ve gündüz 3.00-4.00 arası sonlanmış olmalı, düzenli fiziksel aktivite ve egzersiz olmalı, haftanın her günü bu düzen uygulanmalı, uyku zamanı programı başlamadan önce sözel ipuçları verilmeli ve hatırlatmalar yapılmalıdır, 2-3 aktivite içerecek 20-30 dakika süren standart bir program belirlenir banyo, masal, şarkı, süt, programda çocuğun hoşuna gidecek şeyler olmalı, uygulanırken çocuğa pozitif yaklaşılmalı, fakat buna rağmen uyumak istemiyorsa çocuk tartışmasız yatağa götürülmelidir. Uyku öncesindeki bir saati sakin geçirmek, yatmaya yakın uyarıcı faaliyetleri sonlandırmak fiziksel ve zihinsel, uykuya yatağında başlamak, tv karşısında kısa kestirmeler yapmamak, yatak odasında televizyon bulundurmamak, yatak odasını ses, ısı, ışık yönünden uygun olmasını sağlamak, Yatak odasını sadece uyumak için kullanmak, ceza için kullanmamak,çok aç ya da tok olmamak, aşırı miktarda sıvı almamak, gece uyarıcı maddeler almamak ne kadar uyursa uyusun sabah belli bir saatte kalkmak,Sabahları uyanınca yataktan çıkmak. Yatış ve kalkış vakitlerinin hafta içi ve hafta sonu aynı olmasına çalışmak, günler arasında bir saatten fazla fark olmamasına özen göstermek önemlidir"

banner29
banner31

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.