Kara çarşaf+11


Gökhan Karabulut

Gökhan Karabulut

07 Nisan 2018, 17:22

Gazetemizin manşetinde henüz 10-11 yaşında olan kız çocuklarının nasıl kara çarşafa sokulduğunu okudunuz.

Örtünmek dinimizin gereği ve biz 28 Şubat’ta bunun için büyük bedeller ödedik.

Ne yaşandı o yıllar?

Muhafazakârların o dönem eğitim hakları başta olmak üzere birçok kazanımlar yok edildi.  

Genel Kurmay Başkanlığı bünyesi altında gayri ahlaki bir yapı kuruldu ve bunun adına da Batı Çalışma Grubu denildi.

Bu şer odak, toplumda muhafazakâr avına çıktı. ‘İrtica geliyor’ safsatası adı altında ılımlı İslam anlayışını benimseyen Türk Milleti üzerinde cellat kesildi.

Ciddi mağduriyetler ortaya çıktı.

Ve bugün gelinen süreç!!!

Her ebeveyn evladını istediği şekilde yetiştirerek büyütmekte özgürdür. Özgür ülkelerde bu tartışmasız bir kriterdir.

Dün, önüme okul önünden yaşları henüz 10-11 olan kız çocuklarının kara çarşafa sokulmuş fotoğrafları geldiğinde uzun uzun fotoğrafa baktım, bu fotoğraf karesi beni 28 Şubat’a götürdü.

‘İrtica geliyor, şeriat geliyor’ diyerek Refahyol Hükümetinin nasıl haksız bir şekilde alaşağı edildiğine şahitlik yaptık o yıllar…

O dönem, 28 Şubat sürecinde muhafazakar kesimi öcü göstermek isteyen, dini bütün insanları fişlemek için nasıl Fadime Şahinler, Müslüm Gündüzler kullanıldıysa…!

Dinimizde örtünme farzdır, İslam dayatma, zorlama, baskı oluşturma dini değildir.

Çirkinleştirerek değil, güzel bakarak, güzel göstererek İslam’ı sevdireceğimize…

Hangi aklı evvel 10-11 yaşındaki bu çocukları kara çarşafa sokar? Uzun bir süre beynimde bu sorunun cevabını aradım.

Dinimizde örtünme kriterleri bellidir, her reşit kız çocuğunun örtünmesi emredilir, tabi bu baskıya, dayatmaya bağlı değil, insanların irade-i cüziye esasları çerçevesinde, kişinin kendini özgür tanımladığı çağda karar verebileceği bir değerdir.

Muhafazakârlık yaşam biçimi, moda değildir…

Çocuklarımız, evlatlarımız bizim ideolojik saplantılarımızın izdüşümü olmamalı.

İslam ideolojik bir sistemin tanımı değil, âlemlere rahmet getiren bir değerler bütünü olduğunu unutulmamalıdır.


KSO NEDEN DIŞA KAPALI?

Ticaret Odaları sürekli kentin göz önünde olan kurumlar, seçimleri, kulisleri, yapılanlar, edilenler sürekli ilimizde tartışılır.

Mesela bu hafta Ticaret Odaları seçimlerini yapıldı. Ticaret Odalarında kimlerin aday olduğu, nerede konuşlandıkları, kim kiminle iş birliği yapıyor?  Sürekli medyanın gözü önünde yaşandı tüm bunlar.

Bu hafta bir de Kocaeli Sanayi Odası seçimleri vardı. Komitelerinde kimler aday, kimler kiminle işbirliği yapıyor, kimsenin haberi yok.

Kocaeli Sanayi Odasının uzun yıllardır kent ile bağı yok, Sanayi Odasında ilimizden çok kopuk.

KSO kapalı kapılar ardından seçimlerini tamamladı.

Topluma hizmet veren ve özellikle de ticarette söz sahibi olan kurumlar toplumun göz önünde olmalıdırlar.

Şeffaf yönetim anlayışıyla yönetilmeliler, toplum kurumlara bakarken, kimsenin kafasının arkasında bir şeyler dönmemeli.

Haksız mıyım sizce?

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yelda - 3 hafta önce
KSO'nun basindaki seffaf mi da, secimler seffaf olsun?
Avatar
ersoy halkısavunur - 3 hafta önce
5 kilo balı yüz liraya satanlar,sapık bir herif kadınları boyayıp televizyon programı yapar yıllardır,bonzayiden bebeler ölür,dolandırıcılar bokunu çıkarır himmet parası mı aklarlar belli değil,ahlak konusunda rtük adını duymaz olduk,siyasi rantçılar ilde adam yerine konulur,ne bakanı ne milletveki ne yeraltındakiler ne yer üstündekilerden gık yok!Hergün şehit veririz eğlenenlerin gırla olduğu ülkede.BÖYLE ADALETİN BEN İÇİNE.....