banner125


İzmitli büyük kahraman Cengiz Topel, ruhun şad olsun… 


Hüseyin DAVUTOĞLU

Hüseyin DAVUTOĞLU

08 Ağustos 2018, 08:41

Belki de her gün adının verildiği o caddeden geçiyorsunuz… Belki onun adın verildiği havaalanından uçağa bindiniz, ya da oradan uçağa binmediniz ama yöne tabalarından adını gördünüz kim bilir. Peki o ismin gerçekte kim olduğunu biliyor musunuz? İşte o kahraman Cengiz Topel…

1934 yılında İzmit’te doğan, Trabzonlu bir ailenin dört çocuğundan üçüncüsüydü Cengiz Topel. 1955 yılında Kara Harp Okulu’ndan asteğmen rütbesi ile mezun oldu 28 Şubat 1956’da teğmen oldu. Küçüklüğünden beri pilot olmanın hayalini kuruyordu ve bu tutkusu onu hava sınıfına ayrılmaya yönlendirdi. Pilotaj eğitimi için Kanada’ya gönderildi ve döndüğünde Hava Eğitim Komutanlığı’nda göreve başladı. 1958’de üsteğmen ve 1963 yılında da yüzbaşı rütbesini aldı. 

Yıl 1963, Kıbrıs’ta Rum terör örgütleri adadaki Türk nüfusunu yok edip, Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanmanın hayalini kuruyordu. Baskılar, cinayetler, köy yakmalar derken adadaki Türkler için yaşam her geçen gün adeta cehenneme dönüyordu. 

O yıllarda da Birleşmiş Milletler ve dünya kamuoyu bugünden çokta farksız değildi.  21 Aralık 1963 tarihinde geldiğimizde ise artık Türkiye açısın geri dönülmez bir yola girmiştik. Kıbrıs Türk Alayı’nda görevli Tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın Lefkoşa Kumsal mahallesindeki evi Rum teröristler tarafından basıldı. Binbaşı o gece nöbetteydi ama evdeki ailesi vahşice katledilmişti. 

“Kanlı Noel” adı verilen o olaydan sonra Rum terör örgütlerini hedefinde bu kez Türk köyleri vardı. 25 Aralık 1963’den itibaren Rumlar, Erenköy adı verilen bölgeye yığına yapılmaya başlandı. 25 Nisan 1964 tarihine gelindiğinde artık çatışmalar başlamıştı. Rumlar saldırıyor, Türk mücahitler direniyordu. Çatışmalar şiddetlenirken bu kez de Rum terör örgütleri denizden saldırmaya başladı. Arada kalan Türklerin ise yardıma ihtiyacı vardı. O yardım yola çıkmıştı bile. 

Türkiye Kıbrıs’ta yaşanan bu soykırıma sesiz kalamazdı elbet. Kıbrıs’a hava hareketi kararı alınmıştı. Hava harekatı 7 Ağustos 1964 tarihinde başladı. Hem keşif yapıldı hem de hedefler vuruldu. Ama bu kadarı yetmez, Türk işinin asla yarım bırakamazdı. 8 Ağustos 1964 günü Türk jetleri yeniden havalandı. Önce dörtlü kolda keşif ve uyarı uçuşları yapıldı. Yapılan keşif ardından denizdeki Rum hücum botlarının canına okumak için saldırı başlatıldı. İşte bir kahraman doğuşu da böyle başladı.

112. filo komutanı yüzbaşı Cengiz Topel, 4’lü kolun lideriydi. Kullandığı uçağın limitlerini öyle bir zorladı ki, rekor sayılabilecek bir sürede Kıbrıs semalarına geldi. Türk uçakları Erenköy civarına görülmeye başlandığı anda hücum botları bir anda çil yavrusu gibi dağılmaya başladı. Hepsi bombalardan kaçmanın derdindeydi. Yüzbaşı Cengiz Topel bir Rum hücum botunu gözüne kestirmişti. Bota doğru dalışa başladı. Bombasını bıraktı ve tekrar yükselerek yerini aldı. İşte tam bu sırada Cengiz Topel’in uçağı isabet aldı.

Vurulan uçağı daha fazla uçarıma veya geri dönme şansı yoktu. Cengiz Topel uçaktan atladı, paraşütü açıldı ve pilot yüzbaşı yere sağsalim inmeyi başardı. Ancak ne yazık ki indiği yer, bir Rum köyünün hemen yakınlarındaki asfalt yoldu.

Uçaktan atlamak ve paraşütle yere iniş onun hafif yaralar almasına sebep olmuştu ama o Lefke yönüne doğru kaçıp Rumlara esir düşmekten kurtulmak istedi. Ne yazık ki inişinden kısa bir süre sonra Cengiz Topel’in etrafı Rum askerler tarafından sarıldı. 

Cengiz Topel’in esir alınması ile şehadeti arasında geçen süreçte ne olduğu halen tam olarak bilinmiyor. Ancak, cenazesi üzerinde yapılan otopsi sonucunda çok ağır ve vahşice işkenceler gördüğü kesin olarak ortaya çıktır. O süreçte, Kıbrıs’a yapılan ve yapılacak müdahaleler hakkında bildiklerini anlatması, dünya kamuoyunda algı yaratmak amacıyla Türkiye aleyhine konuşmasının istenmesi ise o cani işkencelerin muhtemel sebebi olarak tahmin ediliyor.

Ortaya atılan pek çok kan dondurucu iddia var. Topel’in belli bir süre işkence gördükten sonra tedavi edilip, tekrar işkenceye maruz bırakılması, işkence sırasında omuz ve gözleri üzerinde matkap benzeri delici aletler kullanılması en kan dondurucu olanları. 11 Ağustos’ta, Kızılhaç temsilcilerinin de katıldığı otopside ortaya çıkanlara göre, Topel’in 9 Ağustos 1964 gecesi son nefesi verdiği tahmin ediliyor.

Cengiz Topel’in şehadetiyle ilgili kafaları karıştıran bir iddia ise uçağının bir Yunan savaş gemisi tarafından düşürülmesidir. Henüz bir komplo teorisi olan bu iddiaya göre, el altından Rumlara destek veren Yunanistan, o gün Erenköy’e bir savaş gemisini göndermiştir ve Topel’in uçağını vuran da bu gemidir. 

Cengiz Topel’in esir düşmesi ile şehadeti arasında geçen sürede ne olduğu tam bilinmese de, bir gerçek var ki o bir kahramandı…

Cengiz Topel, Türk’ün ne kadar cesur olabileceğinin ispatıydı. Kıbrıs’taki haklı mücadelemizin sembolüdür. Türkiye’nin her yerinde caddelerle, okullarla, meydanlarla adını yaşattığımız bir kahramandır…

İzmit’teki o cadde, o havaalanı, pek çok kentte adının verildiği okullar, mahalleler, meydanlar sokaklar o kahramanın adını haykırır…


 

Not: Kerem Gök’e o eşsiz yazısı için şükranlarımı sunuyorum…
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Aslan TMT - 1 hafta önce
Allah’tan tüm şehitlerimize rahmet dilerim.Kıbrıs için mücadele eden herkese saygım sonsuz olup,son 15 yılın iyi incelenmesini dilerim özellikle DİPKARPAZ bölgesindeki arsa satışlarının!!!!!
Avatar
BAKİ TEHALLÜK KÜÇÜK. - 1 hafta önce
OGÜN 18 YAŞINDAYDIM..ÇOK BÜYÜK ACIYDI.ALLAH;ONA,ÖZEL BİR YER VERSİN.