banner368
banner373


Hürriyet'te aynı hastalığa mı tutuldu?


Hüseyin DAVUTOĞLU

Hüseyin DAVUTOĞLU

29 Mayıs 2019, 13:29

İcra ettiğmiz mesleğin ne derece önemli olduğunu, ne derece kutsal ve değerli bir iş olduğunu bırakın sokaktaki vatandaşları, bu mesleğin içindekiler bile bilmiyor.

“Ama o yandaş” veya “o candaş” diyerek için içinden sıyrılma kolaycılığını yaşıyoruz. Önünü ardını düşünmeden, bu mesleğin değerini bilmeden sözde “gazetecilik” oynamayı sürdürüyoruz.

“Tarafsız gazetecilik” zırvasına girmeyeceğim şimdi, öyle bir şey zaten mümkün değil. “Tarafsız 
gazetecilik” koca bir yalandan başka bir şey değil.

Gazeteleri oluşturan robotlar değil. Bu işin en başından en dibine kadar bir insan güruhu var. insanın olduğu, insan tarafından yönetilen bir yerde tarafsızlıktan bahsedilmez. 

Bu işi yapanlar akıllı başlı insanlar ya da öyle olması gerekir. Fikir sahibi, düşünce üretebilen, akıllı bir azınlığın işi olan gazetecilik, fikirsel düzlemde ilerler. İş böyle oluncada tarafsız kalmak mümkün olmaz.

Tarafsızlık yalan ama bu yalanın ardına saklanıp “fırıldak” olmak, bırakın gazteciliği insanlığa sığmaz.

Ülkedeki gazeteciliğin hali malum, bir yandan “yandaşlar”, bir tarafta ise “candaşlar”...

İktidarın her dediğine, her sözüne taparcasına kalem oynatanlar ile iktidarın tam karşısında olup, hiç bir şeyi görmeden salt düşmalık besleyen çizgi arasında hiç bir fark yok. O yüzden ister yandaş ol ister candaş, yaptığın iş “gazetecilik” değil.

Hasbelkader nerdeyse 20 yıla yakın oldu. Elim az yada çok kalem tutuyor, aklım fikrim açık. Düşünebiliyor, yorumlayabiliyor, yazbiliyorum. Ama bunca yıla rağmen hiç bir zaman kendime “gazeteci” demedim. Sadece mahkemelerde hakim meseğimi sorunca mecburen “gazeteci” diyorum, ki orayada gittiysem bu iş yüzünde gitmişimdir.

Ülkedeki durum malum ya kentteki durum nedir? Çok kısa özetlemek gerekirse içler acısı...

Kocaeli'yi çok uzun yıllar AKP'li belediyler yönetti. AKP'de müzmin bir hastalık vardır, illa herkes kendisini sevecek, pohpohlayacak, asla eleştirmeyecek. 

Bu mantık içinde kendi medyasını yarattı, belediyelerin basın büroları ile yönlendirdi. “Danışman” kisvesi adı altında bazı şahıslar ellerinde oyuncak gibi basın kuruluşlarını yönetti. Birileri de burada sadece muhalefetcilik oynadı.

2006 yılından beri bu kentteyim, sadece basın kuruluşlarında çalıştm. Tabiri caizse hepsini ciğerini bilirim. 

Bu konuda çok iddialıyım, kimin ne kadar yandaş, kimin ne kadar candaş olduğunu bu kentte çok iyi bilirim.

Vakti zamnında bu kentin “mualif sesi” olduğunu iddia eden adamaların nasıl nemalandıklarından tutunda, o pastandan pay almak için kırk takla atıp “ama ben muhalifim” edlarında dolaşan hanımefendileri de çok iyi tanırım.

O koltuk siz oyun oynayın diye verilmedi Sayın Hürriyet!

Uzun bir girizgah oldu farkındayım ama bunları yazmak artık şart oldu.

Gelelim bugüne...

İzmit'te 31 Mart seçimlerinden sonra bir değişim yaşanadı. AKP'li belediye gitti, CHP'li belediye geldi. 

Şu sıralar İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet'in belediye içinde yer değiştirmleri konuşuluyor. 

Bu mesele öyle aslında çok abartılacak bir konu değil. Her belediye başkanı koltuğuna oturduktan sonra kendi ekibini kurar. Tanıdığı, bildiği isimlerle çalışmak ister. Bundan doğal da bir şey olamaz.

Bu konuda kızacak en son kişiler de AKP'lilerdir. Yıllarca kimlerin hangi görevlere nasıl oturtulduğunu, liyakata, eğtime, bakmadan nereleri kimlere teslim ettiklerini iyi biliyoruz. 

Şu noktada tek temennimiz, Hürriyet'in bu geçmiş dönemlerin hastalığına tutulmadan, hak edeni hangi görüşten olursa olsun hakettini vermesini istemek. 

Fakat bu tartışma içinde bir gerçek ortaya çıkıyor ki, Hürriyet büyük bir hata içinde. 

AKP'li yönetimlerin basın konusunda hatalarını saydık. Kendine bağlı bir grup yaratıp tüm işlerini bu yapının üzerinde yürütme çalışması. Sırf bu yüzden bu kentin en büyük gazetesi bile satıldı. 

Hüriyet ise şimdilerde benzer bir oyun oynamaya başlamış, uyarmakta bize düşüyor.

Fatma Kaplan Hürriyet, kişilik olarak pek sağındaki solundaki insanları takan bir değil. Kendi bildiğini okuyan, herkesi de karşısına almaktan çekinmeyen biri. Az çok tanıdık kendilerini. 

Ama aynı Hürriyet, kendi işi için alaksız insanladan akıl almaya başlıyor. Bu çok ilginç bir çelişki. 

Bir belediye başkanı, basit  bir konuda bile bir gazeteciyi arayıp akıl alıyorsa işte orada oturup düşünmek lazım,

El altından birilerine haber uçurup, operasyon çekmeye kalkmak bir belediye başkanın işi değil. Belediye Başkanları böyle küçük hesaplar içine girerse ne işi yapabilir ne de proje...

Burası İzmit, burası Anadolu'nun küçük bir ilçesi değil. Türkiye'nin en büyük kentlerinin birinin en büyük ilçesi. Burada belediye başkanlığı koltuğunu işgal eden birisi bunları düşünerek hareket etmesi lazım.

Eğer Hüriyet, AKP'lilerin hastalığına yakalanmışsa geçmiş olsun, çok işimiz var anlaşılan. 

Birde bunun yanında kendi sesi olacak bir gazete bile kurmayı düşünüyorsa eyvah eyvah...

Hürriyet benim sözümü dinler mi dinlemez mi bilmem ama nacizane tavsiyem bu hastalığa bulaşmadan kendinizi kurtarın.

Tedavisi ise çok basit, biz tarafsız olamayız ama siz tarafsız olabilirsiniz. Çevrenizi saranları iyi tanıyın, iyi bilin...

Siz sadece işinizi yapın. Geçmiş takılıp kalmayın, kılıcınızı kınına sokun, bu kent için çalışın.

İzmit sizden hizmet bekliyor. Binlerce insan size oyun oynayın diye o koltuğu teslim etmedi. Hakkını verin gereğini yapın...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
izmit - 3 hafta önce
o kadar üstü kapalı yazmışsınız ki ne dediğinizi kimse anlamamıştır. Fatma hanım anladı diyorsanız bu köşede yazacağınıza kendisine mesaj atsaydınız. Köşenizde yazdığınızda itham değil haber yayınlarsanız bizde anlarız.
Avatar
Mert Meriç - 3 hafta önce
Anlamsız bir yazı olmuş gereksiz bir sürü cümleler ya açık açık yazın yada gidip başkana söyleyin laf olsun torba dolsun işi sizin yazı
Avatar
Erkan Gündüz - 2 hafta önce
Elbette ki bayın yayın organlarının ve mensuplarının asli vazifesi toplum sorunlarını tüm gerçekliğiyle tüm şeffaflığıyla açıklamak ve konu ile ilgili kişileri de tarafsız şekilde eleştirmektir. Yok, insanız tarafsız olamayız dersek, ben kendi adıma söyleyeyim her zaman vicdanından yana vicdanından yana tarafım. Hepimiz aynı insanız aslında bizleri farklı hale getiren e sadece bakış acılarımız buna etkende pek çok ayrı sebep var. Sonuçta herkes haklı,ama kendince... Sayın Fatma Kaplan Hürriyet'i tarırım o kendine has dobra dobra yapmacıksız, bildiğini okur tavırlarını, hitabını, karşısındakilere saygı ve sevgisini, şeffaflığı... Ve TBMM'de herkesten çok Kocaeli'li vatandaşların hakkını savunmasını... Ve TBMM'de gayet başarılıydı ve kimse yapmaz bu fedakarlığı, o özlük haklarını bırakıp İzmit İçin aday oldu ve kazandı bence hakkı Kocaeli BüyükŞehir Belediyesi Başkanlığıydı. TBMM'de kalsaydı da yolu yukarılara kadar açıktı. Gerek aile yapısı, mesleği, kültürlülüğü, insanlarla diyaloğu son derece iyi ve örnek alınası, hatta bir noktaya özellikle dikkat etmek isterim bazı şimdiye kadar ki bazı paylaşımlarına gördüm ki Atatürk'ü bazı fotoğraflarında ruh hali yansıması Fatma Hanım'a da var özellikle insanlarla diyalog halindeyken ve bu çok az kişide var ve taklit edilemez tamamen doğaçlama... Neyse yeniden gelelim bakış açımız 12 ilçe artı Büyükşehir ve birilerinin babalarının çiftliği gibi yönetilen bir büyükşehir ve ilçeleri haddinden çok fazla kaynak kullanan bir kadro, Fatma Hanım'ı bir sözü vardı "Şimdiye kadar Kocaeli'ye harcanan paralarla 10 tane Kocaeli kurulur" evet haksızda değil çünkü bakın bütün belediyeler had safhada borçlu, hesaplar karma karışık, alacaklar muallakta... Ve bu oyunu Kocaeli de bir tek Fatma Hanım bozdu. E haliyle karalama kampanyaları olacak, algı oluşturulmaya çalışılacak, kaynak sıkıntıları yaratılacak ve Fatma Hanım ilerleyen seçim dönemlerinde kendilerine rakip olmasın hele Büyükşehir adayı yada daha başka görevlere aday olmasın isteyecekler ve CHP için yapılan 60 senelik algı sürdürülsün en çok oy çünkü CHP kötülenerik alınıyor hizmet yapılarak değil... Neyse nereden nereye demek istediğim bir haksızlık var sürdürülüyor ve açıkça görülüyor vicdanınıza yana taraf olun benim bu yazdıklarımı yazın, Fatma Hanım'a şans verin, destek olun, bırakın önyargılar kırılsın, demokrasinin gereği yerine gelsin... Fatma Hanım bir hukuk insanı hata yapmayacaktır. Ve bir şüpheniz olursa gidip kendisine fikirlerinizi sunun, sizi saygı ve sevgiyle dinleyecektir. Duyarlılığınız ve bana sabrınız için teşekkür ederim. Erkan Gündüz erkangunduz@msn.com