banner608
banner601


Hiroşima’dan Beyrut’a                


Kenan SEYREK

Kenan SEYREK

06 Ağustos 2020, 12:09

Hiroşima ve Nagazaki’yi görmedim. Atılan bombaların ne doğa da ne de gönüllerdeki izlerini bilmiyorum. Bildiğim, ekrandan gördüğüm kadar.

Ölüm denen şeyin geldiğini bile bilmeden, sevdiğine, sevdiklerine son defa bakıp, sarılamadan, gözyaşının bile çıkışına zaman tanımadan gelen ölümü öldüren ölümler…

Doğayı uzun zaman öfke saçtıran, kendine gelmek için ruhuna sinmiş zehri kusturan yıllar ve bu yıllara düşmüş tüm canlıların canına değen sitem… Sitemin açtığı yaralar. Sakatın normal olduğu uzun yıllar ve zamana asılmış insanlığı çalınmış suçsuzlar… Suçluların şarap kadehinden akan damlalarda nefes almaya çalışan tüm mahlûkat ve Amerika’nın özgürleştirdiği dünyanın yeni köleleri…

Hem döven hem de dövdüğünü bile mahcup edecek kadar başında ağlayan sözüm ona özgürlükler ve medeniyetin takma dişlisi…  Dünyayı kan gölüne çevirirken, tavuk çevirme yapar gibi çevirdiklerinin çocuklarına kömür attıran Amerika…

Sonra da sofraya sofranın çocukları ile oturan ve bunu minnetmiş gibi sunup, semirip semirmediklerine bakan, damarlarında fesat ve bozgunculuk dolaşan Amerika ve onun akıl hocası İblisin dünyadaki görülen gözü, tutan eli İsrail…

Amerika ve dünyayı örümcek ağı gibi sarmış olan Siyonizm’in kirli salyalarından dünyada payına düşmemiş canlı yok… Sapkınlaşmış kirli fikirlerin kirlettiği dünya da kire bulanmadan hayatta kalmak adına yaşamaya çalışan milletlere reva görülen zulüm, zalimi bile bu nasıl zulüm diye isyan ettirecek kadar vahşeti dehşete düşüren bir zulümdür.

Acını bile yaşatmayan bu başında ağlayanların başımıza açtığı dertlerden kendimizi kurtarmak istedikçe başımız ayaklarımıza dolanmakta, bizi bize kırdırmaktalar… Sonra da hepimizden önce yüzsüz yüzlerine yapıştırdıkları naylon gözyaşları ile cenazede saf tutup bir de arkaya doğru seslenerek safları sıklaştırın diye içimizdeki hainlere mesaj vermekteler. Acımızda saflığımızla dalga geçerek… 

Bugün Beyrut’un hali yürek değil ruh yakan bir durumdur… Hepimizi alıp o görmediğimiz korkunç günlere götüren,11 Eylül’ü hatırlatan yüreğimizi feryat ettiren görüntüler. Tüm dünyanın 11 Eylül de ayaklandığı gibi ayaklanmasını beklemiyoruz. İnşallah da olmaz çünkü bunların ayak oyunu olduğunu, petrol bakışlıların kan bürümüş gözlerinde dolar işareti ile varillerini doldurmak için akıtacakları kan için fırsat kolladıklarını biliyoruz. Şimdi korkum celladına âşık, ona sığının, ağlayan

Müslümanlar olmamız. Yani demem o ki kaza ile ya da bilerek ne ile olduğu muallakta olsa da oluşan felaketin ardından kapanını kurmuşların taziyeye gelişinden şüpheye düşmeyecek durumda olan Müslümanların ne başı sağ olur ne da başı gövdesinde dik durur.

Yüreği dağlanmamış, yüreğinde Lübnanlı kardeşimiz gibi hüznü ve acıyı yaşamamış insanın dünya da yer tutuyor olması dünya ya zulümdür.

Kıyameti andıran o korkunç görüntü ve patlamanın ardından söylenecek çok şey var ama o görüntüleri seyrederken bırakın dilimizi, dilimize değen kelimeler infilak etti.

Allah acısı olanların acılarını gidersin, Lübnanlı kardeşlerimizin dini, dili, ırkı ve söylemi ne olursa olsun, Siyonizm’in akan karanlığında duş alıp, düş görmedikleri sürece acıları acımız, yangınları yangınımızdır. İçimizdeki hainleri görüp, onlara karşı dik durmadığımız sürece bizde yangın da bitmez, elindeki kibrit izi daha geçmeden ağlayan da…

Tekraren merhumlara Allah’tan rahmet, yaralılara şifa, yıkama uğrayan ülkeye de geçmiş olsun diyorum. Rabbim yar ve yardımcıları olsun. Her felaket sonrası  Ebabil kuşu bekleyen biz Müslümanların da kalbine bekledikleri bu taşlar değsin, değsin ki Âma olan yüreğimizin körelttiği gözlerimiz açılsın.… 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.