ABD'nin Kürdistan ve Doğu Türkistan girişimleri aynı planın parçası

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Suudi Arabistan Krallığı Kral Faysal Araştırma ve İslami Araştırmalar Merkezi, Çin'den Sosyal Bilimler Akademisi, CASS Batı Asya ve Afrika Araştırmaları Enstitüsü ve Birleşik Arap Emirlikleri Sharjah Üniversitesi'nin düzenlediği MENA konferansına katıldı.

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Birleşik Arap Emirlikleri Sharjah Üniversitesi ve Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nin (CASS) ortak düzenlediği, “Çin-MENA (Batı Asya-Kuzey Afrika) İşbirliği: Derinlemesine Dostluk” konulu 2. Uluslararası Sempozyum'a katıldı. Perinçek, CASS’ın Batı Asya ve Africa Çalışmaları Enstitüsü Genel Müdürü Prof. Li Xinfeng imzasıyla düzenleyiciler arasında olan Çin Sosyal Bilimler Akademisi (CASS) Başkanı Xie Fuzhan, Birleşik Arap Emirlikleri Sharjah Üniversitesi Rektörü Prof. Hamid Al Hamid Al Naimiy ve Suudi Arabistan Krallığı Kral Faysal Araştırma ve İslam Araştırmaları Merkezi Başkanı Majesteleri Prens Turki Bin Faisal Bin Abdulaziz Al Suad adına etkinliğe davet edildi. Arap Dünyası dışından davet edilen tek Türk temsilci olan Doğu Perinçek, toplantıda bir de konuşma yaptı. Vatan Partisi liderinin sunuşu şöyleydi:

“Sayın Başkan, Sayın Katılımcılar,

Vatan Partisi Genel Başkanı olarak, Çin-MENA (Ortadoğu Kuzey Afrika) İşbirliği 2. Uluslararası Sempozyumu’nun Başkanlık Divanını ve katılımcılarını saygıyla selamlıyorum.

Türkiye bugün ABD’nin yeni tipte bir savaşına karşı mücadele etmektedir. Temmuz sonlarından bu yana Türkiye’de 302 ayrı yerde orman yangını kundaklanmıştır.

ABD, PKK terör örgütü eliyle Türkiye’nin en verimli turizm ve tarım bölgelerinde orman yangınları kundaklayarak, Türkiye ekonomisini ciddî bir yıkıma uğratma peşindedir.

Bilindiği gibi Türkiye, 2015 yılından bu yana hem iç cephede hem de dış cephede, ABD emperyalizminin askerî darbesine ve ABD güdümlü terör örgütlerine karşı silahlı bir savaş vermektedir.

Bu savaş kapsamında,

  • 2016 yılı 15-16 Temmuz gecesi ABD’nin NATO ülkelerinde örgütlediği Gladyo denen silahlı örgütlenmesinin darbesi, Türk Ordusunun ve halkın silahlı mücadelesiyle ezildi.
  • Arkasından Türk Ordusu, 24 Ağustos 2016’da başlayan sınır ötesi harekâtlarla ABD ve İsrail’in Suriye’nin ve Irak’ın kuzeyinde oluşturduğu Doğu Akdeniz’e açılan koridoru silahla yardı ve ABD’nin etnik aşırıcılığı temsil eden PKK/PYD/YPG gibi terör örgütlerine ve yine ABD güdümündeki dinci aşırı örgüt IŞİD’e ve Fethullah Terör Örgütü’ne ağır kayıplar verdirdi.
  • 2018 yılı Eylül ayında Türkiye, Irak, İran ve Suriye gibi Batı Asya devletleri işbirliği yaparak ABD ve İsrail’in Irak’ın kuzeyinde sözde “Kürdistan” aslında İkinci İsrail’in bağımsızlığını ilan etme girişimini silahla bozguna uğrattılar.
  • ABD’nin İsrail’i yanına alarak Filistin Devleti ve milletine yönelttiği işgal ve saldırı harekâtları bütün dünyaca biliniyor. Bunun yanında “Kürdistan” adı altında “İkinci İsrail” kurma girişimi de yine ABD-İsrail ikilisinin marifetidir. İsrail’i üçüncü olarak Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ta da ABD ile birlikte görüyoruz. ABD, İsrail ve Yunanistan, Noble Dina ve Nemesis tatbikatlarıyla namlularını Türkiye’ye çevirmiş bulunuyorlar. Çünkü Doğu Akdeniz’de ABD planını bozan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir, Türk Ordusudur ve donanmasıdır. ABD, Türk Ordusu’nu Kuzey Kıbrıs’tan atmak, Kıbrıs’ı batmayan bir uçak gemisi olarak kullanmak peşindedir. Kıbrıs adası, Kuzey Afrika’dan Süveyş Kanalı ve Hürmüz Boğazı'na kadar stratejik önemdeki alanı, dahası Asya ülkelerini tehdit edebilecek bir konuma sahiptir.

İKİ GİRİŞİM DE KUŞAK-YOLU KESİYOR

Sayın Başkan, Değerli Dostlar,

ABD-İsrail eksenli tehdidin öncelikle hangi ülkeyi hedef aldığını belirlemek için şu haritaya göz atmamız yeter.

Görüldüğü gibi Türkiye, ABD’nin kurduğu üslerle kuşatılmış durumdadır.

Tam bu noktada ABD’nin sözde “Kürdistan” ve sözde “Doğu Türkistan” girişimlerinin aynı planın parçası olduğunu saptamak ufkumuzu açacaktır. Bu iki girişim, Çin’i dünya ile buluşturan Kuşak Yol Girişimi’ni kesiyor. Yine Doğu Akdeniz, Kuşak Yol’un Akdeniz güzergâhı üzerindedir.

 

ABD’nin açtığı geniş cephe, ABD yenilgisinin zeminini oluşturuyor. Biz bu geniş cephede bulunan ülkeler, insanlık cephesinin her mevzisinde birlikte olmak göreviyle karşı karşıyayız.

ABD’nin ihtirasları ile gücü arasında büyük bir uyumsuzluk var. Bu fırsatı ancak birleşerek ve cephemizi ortak tehditlere dönerek hayata geçirebiliriz.

Bu bağlamda sempozyumumuzun karar tasarısında şu maddelerin de yer almasını öneriyoruz:

  • İsrail’in ABD güdümlü saldırılarına karşı bütün olanaklarımızla Filistin Devleti'nin ve halkının yanındayız. Toprakları bütünleşmiş, başkenti Kudüs olan, sınırları Filistin milleti tarafından belirlenecek, bağımsız Filistin Devleti, bölge barışının güvencesi olacaktır.
  • ABD’nin terör örgütleri aracılığıyla yürüttüğü “Kürdistan” ve “Doğu Türkistan” girişimlerine karşı Türkiye’nin, Suriye’nin, Irak’ın, İran’ın ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünü savunuyoruz. PKK, FETÖ ve Doğu Türkistan İslamî Partisi gibi terör örgütlerinin temizlenmesi bütün bölge ülkelerinin yararınadır.
  • Barışı ve gelişmeyi tehdit eden ABD ve NATO üslerinin tasfiye edilmesi ve terör örgütlerinin temizlenmesi için iş birliği ve dayanışmada kararlıyız.
  • Libya’nın toprak bütünlüğünün sağlanması, Doğu Akdeniz’de güvenliğin önemli bir unsurudur. Libya petrolleri Libya halkınındır.
  • Kuzey Afrika, Batı Asya ve bütünüyle Asya ülkelerine yönelik yaptırım ve ambargoların kaldırılmasına omuz vermek, bütün bölge ülkelerinin ortak görevidir.
  • ABD’nin özellikle petrol üreten ülkelere ve bütün dünya ülkelerine karşı haraç sistemi olan Dolar Saltanatının yıkılması ve ticaretin serbestçe millî paralarla yapılmasına yönelik uygulamaları destekliyoruz.

ATLANTİK UYGARLIĞININ SONU GÖZÜKMÜŞTÜR

ABD’nin hepimizi hedef alan tehditleri başarıya ulaşamayacaktır. ABD, Batı Asya’da ve en son Afganistan’da yenilmiştir, Doğu Akdeniz’de ve Pasifik’te de yenilecektir.

Atlantik uygarlığının sonu gözükmüştür. Asya’dan yeni bir uygarlık yükseliyor. Biz Asyalılar ve Afrikalı ve Güney Amerikalılar, yükselen yeni uygarlığın kurucuları olmak gibi tarihsel bir görev üstlenmiş bulunuyoruz.

Yükselen Asya uygarlığı, koronavirüs salgınına karşı mücadele tecrübelerinin de gösterdiği üzere, devletlerin bağımsızlığı, hümanizm, kamuculuk, elseverlik, kardeşlik, özgürlük ve barışçılık gibi insanlık değerlerini hayata geçirecektir.

Türkiye ve Çin’in Kovid-19 salgınına karşı dayanışma ve iş birliği, ülkelerimiz arasındaki ilişkilerde yeni bir sayfa açtı. Türkiye Batı'dan gelen bütün baskılara karşı Çin aşısını tercih etti. Sağlık Bakanlığımız, Çin aşısına karşı yürütülen entrikalara itibar etmedi.

Hazreti Muhammed, bir hadisinde, “Bilim Çin’de olsa gidip bulunuz” demişti. Bu sempozyumda Bilimde, İnsanlıkta, Hoşgörüde ve Geniş Ufuklulukta buluştuğumuz için umutluyuz.

Dayanışma duygularıyla saygılar sunarım.”

18 Ağu 2021 - 12:00 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Koz, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 332 00 52
Reklam bilgi


Anket Sizce erken seçim yapılmalı mı?