“Araf da yaşamak da bizim kaderimiz, vardır Allah’ın bir bildiği”

Her gün tonlarca çöp atıyoruz. Suriyeli Ali ise bizim attığımız çöplerle hayatını geçindirmeye çalışan bir kişi. İşte Suriyeli Ali’nin hikayesi

Çise Derya Gülçiçek Ender
Çise Derya Gülçiçek Ender Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

Türkiye tam 9 senedir Suriye ve Suriyelileri konuşuyor. Suriye’de çıkan iç karışıklıklar kısa zamanda çok aktörlü bir iç savaşa dönüşünce, 29 Nisan 2011’de Türkiye’ye gelen ilk kafiledeki Suriyelileri milyonlarcası takip etti. Uluslararası göçler bakımından bir “transit ülke” olarak bilinen Türkiye’de 2011 yılında toplam uluslararası koruma sahibi olanların sayısı 58 binken, şimdilerde bu sayı 3,6 milyonu aştı. Tabi bu rakam resmi, kayırtıl olanlar. Türkiye Suriyeliler ile birlikte 2014’den bu yana hem dünyanın en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülkesi hâline geldi hem de uluslararası düzensiz göçün hedef ülkelerinden birisine dönüştü.

İnsanlık tarihinin en ciddi insani krizlerinden birisi olan Suriye’deki savaş, Suriye’den sonra en fazla Türkiye’yi etkiledi. 9 yıllık süreçte çok önemli evreler, değişimler yaşandı. Değişmeyen ise Suriyeli ve diğer mültecilerin sayısındaki olağanüstü artış oldu. Bu süreçte Türkiye’yi yönetenlerin ilgisi de uzunca süre mülteciler değil, Şam’dı. Şam’daki yönetim değişikliği ile her şeyin çözüleceğine ve mültecilerin evlerine döneceklerine yönelik beklenti, özellikle 2014 sonrasında anlamını yitirse de politik söylem -hatta muhalefet söylemi- içinde bu görüşün hâlâ varlığını koruduğu söylenebilir.

“KAĞIT TOPLUYORUM ABLA”

Genel itibari ile durum hala karışık. Savaş devam ediyor. Türkiye bölgede hatırı sayılır güce sahip. Bunlar genel muhasebe. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Müdürlüğünün son verilerine göre Kocaeli’ de Suriyelilerin sayılısı 55 bin 386. Bölgemizde yaşayan Suriyeli göçmenler kalabalık nüfusa sahip. Onların ülkemize gelmesinden birileri rahatsız olsa da gerçek şu ki, onlarda yaşamak zorunda, yemek içmek zorunda, eğitim almak zorunda. Peki ne yapar bu Suriyeliler? Çoğullarının görmezden geldiği, amaçları hayatta kalmaya çalışan bu insanların neler yaşadıklarını yerinde gidip inceledim. Onları merak ettim. Onları sesi olmak için de bu yazı dizisine start verdim.

Adı Ali, 19 yaşında yağız bir delikanlı. Konuştukça güler yüzünün altında sağlam durmaya çalışan birini görüyorum.

“BİR TORBA PASAPORT BULDUM”

-Kaç kardeşsiniz?

-6 kardeşiz. Ablam evli. 5 kardeş annem ve babam birlikte yaşıyoruz.

-Ne iş yapıyorsun?

-Kağıt topluyorum abla ben.

-Günde kaç kez çıkıyorsun?

-Günde iki kere çıkıyoruz. Sabah namazını kılıyoruz. Babamla çıkıyoruz. Dört beş saat çalışıyoruz. Sonra eve geliyoruz. Öğlen uyuyoruz. Yemek yiyoruz. Akşam ezanından sonra bir posta daha çıkıyoruz.

Yorucu iş olduğu belli. Herkes yapamaz diyorum. Sözüme giriyor. “Abla kendi işini yap kendi patronun ol en iyisi.”

Yediğin içtiğin senin olsun, kurtarıyor mu? Ayı çıkarıyor musun?

-          Ev kirası faturalar, yeme içme anca. Hayat çok pahalı.

Kocaelileri soruyorum O’na. En fazla ne atıyor halkımız çöpe?

-Abla çöpten bulduklarımı saklayacak yerim olsa ev yaparım. İnsanlar çöpe her şey atıyor. Ama en ağırıma giden ekmeklerin çöpe atılması. Çünkü ekmeğin ne kadar değerli olduğunu biz gördük. Hala daha görüyoruz.

Daha başka neler gördün ilginç?

-          Bir keresinde bir torba pasaport buldum. Korktum çok. En çok ta bilgisayar tablet atılıyor.

Nasıl yani diyorum? İnsanımız elektronik aletleri çöpe mi atıyor?

 Evet abla. Aslında işimize geliyor. Çok güzel para veriyor hurdacılar.

Memnun musun burada yaşamaktan?

-          Çok şükür abla elhamdülillah. (başını yukarı kaldırıyor, üç ez tekrarlıyor)

‘’KOCAELİLER ÇÖPE ÇOK KİTAP ATIYOR’’

Hani hep insanlıktan bahseder dururuz. Sosyal medya da insanlık mesajları verip vicdan vurgusu yaparız.  Fakat iş fiiliyata gelince gerçeklerden kaçan da yine bu yediklerini paylaşanlar oluyor ne yazık ki.

Soruyorum Ali’ye, dönmek istiyor musun memleketine?

-              Tabi ki abla diyor gözleri parlayarak. Ben istemez miyim kendi memleketimde yaşamayı, çünkü burada endişe ile yaşıyoruz. Fakat geriye dönmeye de korkuyoruz. Çünkü savaşmak istesek kime gideceğiz? Burada yaşamak istesek istenmediğimizi biliyoruz. Allah seni inandırsın yanımda bir kavga olmasın diye dua ediyorum. Yardım etsem beni yanlış anlarlar diye. Araf da yaşamak da bizim kaderimiz. Vardır Allah’ın bir bildiği.

Sevinçlerinizden bahseder misin bana?

Biz her gün için teşekkür ediyoruz Allah’a. Çöpten bulduğum oyuncakları kız kardeşlerime götürüyorum. Gözlerindeki bakışı görünce dünyanı en zengin adamı oluyorum. Kitap çok atlıyor çöplere. Onları da götürüyorum. Biz okumayı çok seviyoruz.

Eğitim hayatın nasıl? Düşünmedin mi okumayı?

-(İç çekiyor) isterdim. Hem de çok. Fakat aileme yardım etmem gerek. Kardeşlerim okusun. Meslek sahibi olsun. Benim yerime onlar eğitim alırlar. Benim görevim aileme yardım etmek. Biz de bu düştü.

Omurgalı, dik duruşlu 19 yaşında koca bir adam duruyor karşımda. Saygı duyuyorum ona. Aynı havayı soluduğum için de mutlu hissediyorum. Birbirimize dua ederek ayrılıyoruz. Teşekkürler Ali.

07 Nis 2021 - 09:17 - Güncel

Muhabir Çise Derya Gülçiçek Ender


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Koz, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 332 00 52
Reklam bilgi


Anket Sizce HDP kapatılmalı mı?