Bir türlü bitmeyen korku filminin başrol oyuncuları… “Hastaların bize ihtiyacı var”

Kocaeli Devlet Hastanesi’nin pandemi savaşçıları ile buluştuk. “Hastaların bize ihtiyacı var” diyen beyaz önlüklü melekler yaşadıkları zorlu süreci anlattı.

Çise Derya Gülçiçek Ender
Çise Derya Gülçiçek Ender Tüm Haberleri
+2
Haber albümü için resme tıklayın

2020 yılının ocak ayından itibaren “ koronavirüs” diye bir şey duymaya başladı. Çin’de ortaya çıkan gizemli hastalığa önce kulak kesildik. Hayvan pazarından çıktığı iddia edilen ve aradan geçen bir yılı aşkın süredir hala net bir açıklaması olmayan bu gizemli hastalık yavaş yavaş Türkiye’ye kapılarına gelmeye başladı. Avrupa’da yayılmaya başlayan koronavirüs bize yaklaştıkça endişelerde artmaya başladı.

HİÇBİR ŞEY BİR DAHA AYNI OLMADI

11 Mart günü Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, o malum açıklamayı yaptı. Koca, Avrupa seyahati sırasında virüse yakalanan bir kişinin ülkenin ilk koronavirüs vakası olduğunu duyurdu. Hastanın bir erkek ve genel durumu iyi olduğunu söyleyen bakan, söz konusu kişinin ailesi ile yakın çevresindeki tüm bireylerin de gözetim altında olduğunu belirtti. Aynı zamanda o zamanlar adeta slogan haline gelen "Koronavirüs, alacağımız tedbirlerden güçlü değildir" sözünü sarf ederek herkesi tedbir almaya çağırdı. Ve o günden sonra artık geri dönülemez bir sürece girdik.

HEPSİ AYRI AYRI YORGUN HEPSİ AYRI AYRI GÜÇLÜ

Artık Türkiye’de yeni bir savaş başlamış savaşın ön cephesinde ise sağlık çalışanları vardı. Çok yoruldular, hırpalandılar, onlarda hasta oldu ve maalesef yitirdiklerimiz… ama yılmadır, savaştan asla kaçmadılar. Amansız mücadelenin hep ön safında yer almayı sürdürdüler... Kocaeli Devlet Hastanesi’nde canla başla mücadele eden sağlık çalışmaları ile buluştuk. Onların insanüstü can siperhane çalışmalarına tanıklık ettik. Uzaktan her şey yolunda gibi gözükse de hemşirelerin yaşadığı sıkıntıyı yerinde görmek için onlarla bir günümüzü hastanede geçirdik. Hepsi ayrı ayrı yorgun hepsi ayrı ayrı güçlü. Kocaeli Devlet Hastanesi koronavirüs yoğun bakım ünitesinde 19 pandemi yatağı bulunuyor. Hastanede doluluk oranı ise yüzde 60 seviyesinde 27 personel koronavirüs sebebiyle yoğun bakım ünitesinde görev yapıyor.

"MANEVİ DOYUMA ULAŞTIK MADDİ DOYUMA ERİŞEMEDİK"

Hemşirelerin biri giriyor biri çıkıyor. Hemşirelerin hep bir ağızdan söyledikleri bizi derinden sarstı. Bizler bu mesleğin ne kadar kutsal olduğu belki bu dönemde daha iyi anladık ama onlarda aslında bizden farksız değil. “Biz pandemi çıktığından beri ne kadar önemli bir meslek yaptığımızı daha iyi anladık” diyen bir hemşire, “Önceden ailelerimizle geçirdiğimiz zaman şu an lüks hale geldi. Çevremizdeki inşaları bırakın bir kenara aynı evin içinde ailelerimizle yabancı mesafesine girdik. Yanımızda onlara hasret yaşıyoruz” diye anlattı duygularını. Yaşanılan önyargılara sitem eden sorumlu hemşire Zercan Hanım, “Hemşirelerin gaddar olduğu yönünde bir algı var. Bu kesinlikle doğru değil. Bunun aksini görmeleri için bizi görmeleri ve koronavirüsü atlatıp hayatına devam eden hastalarla görüşmeleri gerekiyor” dedi.

ONLAR İÇİN NE ÖDENSE AZ

Bir diğer sorumlu hemşire Ayşegül hanımın söyledikleri ise herkesin bir kez daha sorumluluğunu hatırlatıyor insana. “Biz burada hastaların annesi babası çocuğu oluyoruz. Hastalığı yeneceklerine biz inandırıyoruz. İçine girdiğimiz tulumun içinde 4 saatten fazla kaldığımızda sıkıntılarımız büyüyor. Karbondioksit soluyoruz. Hastalar yakınlarını görmek istiyor ama onlara hayır demek hiç kolay değil”  Onlar için ne ödense az. Verilen emek ile aldıkları maaşı kıyaslaması bile yapılamaz. Bunun düşünülmesi bile hiç ahlaki olmasa bile maalesef bu dert edenlerde var. Bu duruma tepki gösteren hemşireler, “Söylenilenin aksine biz çok paralar almıyoruz. Manevi olarak hastanın yanında olmak insanlığımızı da sorgulatıyor. Biz burada tam teşekküllü kurallara uyuyoruz ama vatandaş koronavirüs bitmiş havasında. Bunun böyle olması hem kendilerini hem de bizi zorluyor. Biraz daha dişimizi sıkarsak bu günler geride kalacak” dedi

"KORONAVİRÜS ŞU ANDA HAYATIMIZIN MERKEZİNDE"

Kocaeli Devlet Hastanesi Sağlık Hizmetleri Müdür Yardımcısı Halil Kaçar da koronavirüsü atlatan sağlıkçılardan. Kaçar, “Hayatımızın bir anda eskisi gibi olacağını istemek çok iyimser bir düşünce olur. Biz ailemizden daha fazla mesai arkadaşlarımızı görüyoruz. Benim eşimde yoğun bakım hemşiresi. Duygusal olarak zorlanıyoruz. Çünkü hastaların yaşadıkları süreç bizi mental olarak etkiliyor. Koronavirüs şu anda hayatımızın merkezinde. Soğukkanlı olup mümkünse dışarı ihtiyaç dışında çıkmadan bu günlerin geride kalacağını ümit ediyorum. Çalışanlarımızdaki genç popilasyon bizi rahatlatıyor. Çalışanlarımız bilinçli fakat vatandaşında bize destek olması önemli” dedi

"PANDEMİYİ BİZ YAŞIYORUZ SİZ DUYUYORSUNUZ"

Hemşirelerin yoğun bakım ünitesindeki hastalarla olan diyaloğu sevindirici. Bunun örneği ise hasta ve hemşirelerin birbirleriyle olan iletişimi. Kulak verelim hemşirelere; “Hasta geldikten sonra. Hemen çıkmak istiyor. Duygusal olarak bizden bakışlarıyla destek istiyor ve bu ihtiyaç o an gerçekleşiyor. Ama şu bir gerçek, her gün ne kadar çok hastaya eşlik etsek de biz bu duruma alışamıyoruz. Aşı ile birlikte hasta yaşı düştü. 30 ile 60 yaş hastalar var. Maneviyatımızı aldık. Hayatın pahalılığına da yetişsek yaşam kalitemiz bir nebze olsa da iyileşecek.”

"O MASKEYİ TAKIN"

Çok önemli uyarılarda bulunana hemşireler, “Hastalık ağır. Reaksiyonları belli olmuyor. Dışarıda insanları görüyoruz. Maske var ağız kapalı burun açık. Neymiş nefes alamıyorum. Dışarda nefes alamıyorum der ve maskeyi ciddiye almaz isen entübe olmak kaçınılmaz olur. Adam hapşırıyor mesela, hapşırdığı an maskeyi çıkarıyor sonra yeniden takıyor. Ne anladım?” diye belirtti.

“HASTANE ÖNLÜĞÜNÜ ÇIKARIP MUTFAK ÖNLÜĞÜ TAKIYORUZ”

Kadın olmak zor, birde hem hemşire hem kadın olmak daha da zor, “Hemşirelik mesleği yaradılış meselesi” diyerek başlıyor anlatmaya. “Mesleğin zorluklarını katlanmak bu mesleğin gereği. Hepimizin meslek dışında da hayatı var. Anneyiz babayız. Bu dönemde annelik ve babalıkta mesleğe bulaştı çünkü duygusal travmalara destek için anne şevkati devreye giriyor. Hastanede işimizi bitirdikten sonra eve gidince evdekiler yemek bekliyor(gülüşüyoruz). Evde anneliğin verdiği sorumlulukla hastane önlüğünü çıkarıp mutfak önlüğü takıyoruz ve ne pişirsem derdi her gün yine yeniden tekrarlanıyor. Kadın olmak zor bu hayatta”

“HASTALARIN BİZE İHTİYACI VAR”

Eğer savaşın en ön cephesindeysen kaçılmaz bir şekilde ilk etkilenen de oluyorsun. Belki de onları hayat tutan şey bu cümlede gizli, “Hastaların bize ihtiyacı var”.  Bu şiarla çalışan hemşireler, “Genel olarak sağlık çalışanlarının yüzde 35-40’ı korna virüse yakalandı. 10 günde 8 kilogram veren hastane çalışanı arkadaşımız var. Bu hastalık ciğerlere etki ettiğinden yürümekte sıkıntı çıkarsa da işimizi yapmaya mecburuz. Hastaların bize ihtiyacı var” diye belirtti.

KORKU FİLMİNİN BAŞROL OYUNCULARI

Bir hasta yakını belki sade o an için yaşıyor bu dram ama onlar her gün bu korkunç filmin başrol oyuncuları. Onların tek bir isteği var sizlerden. İşte son söz; “Hastalar yakınlarını ısrarla görmek istiyor. Hayır demekte o kadar zorlanıyoruz ki. Günde iki sefer kameradan yakınlarını görebiliyorlar. Bilinci açık olanlar birbirlerine el sallıyorlar. Dram kaçınılmaz oluyor. Süreç zor ama beraber atlatacağız. Tek istediğimiz sosyal mesafeye maske kullanımına istisnasız uyalım ve bugünler geride kalsın”

25 Mar 2021 - 16:11 - Güncel

Muhabir Çise Derya Gülçiçek Ender


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Koz, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 332 00 52
Reklam bilgi


Anket Sizce HDP kapatılmalı mı?