Eğitim-Sen'den ÇEDES tepkisi: Çocuklarımız dini eğitime mahkum edilmek isteniyor!

Okullarda dini danışman görevlendirmesi öngörülen ÇEDES projesine tepki gösteren Eğitim-Sen, Veli-Der ve Alevi Kültür Derneği Kocaeli Şubesi, "Bu proje ile çocuklarımız ve gençlerimiz dini eğitime mahkum edilmek istenmektedir. Laikliği görünmez hale getiren ve yaşam tarzını hedef alan uygulamaları, ÇEDES'i istemiyoruz." dedi.

Büyütmek için resme tıklayın

Eğitim Sen Kocaeli Şubesi, Veli-Der Kocaeli Şubesi ve Alevi Kültür Derneği Kocaeli Şubesi, okullarda dini danışman görevlendirmesi öngörülen ÇEDES projesine karşı açıklama yaptı. Açıklamaya, CHP Milletvekilleri Prof. Dr. Muhip Kanko, Harun Özgür Yıldızlı, İl Başkanı Bülent Sarı, Eğitim Sen Kocaeli Şube Başkanı Suphi Yıldırım, Alevi Kültür Dernekleri Kocaeli Şube Başkanı Birol Sağlam, EMEP İl Başkanı Arzu Erkan, Veli-Der Kocaeli Şube Başkanı Ayşe Irmak ve vatandaşlar katıldı. 

‘YAŞAM TARZINI HEDEF ALAN UYGULAMALAR’

Açıklamayı okuyan Eğitim Sen Şube Başkanı Suphi Yıldırım şu ifadelere yer verdi, "Bugüne kadar eğitim alanında Millî Eğitim Bakanlığı ile başta Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere dini vakıf ve dernekler arasında çok sayıda iş birliği protokolü imzalanmış, okullar dini dernek ve cemaatlerin temel faaliyet alanları halinde getirilmiştir. Geçtiğimiz yıllar içinde eğitimi dinselleştirme süreci adım adım ilerlerken doğrudan laik eğitimi ve laik yaşam tarzını hedef alan uygulamalar her geçen gün artmaktadır. Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı ortaokullar ve imam hatip okulları, Gençlik ve  Spor Bakanlığı’na bağlı il/ ilçe spor müdürlükleri/Gençlik merkezleri ile Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Diyanet Gençlik Merkezleri iş birliğinde yürütülmekte olan ‘Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi’ (ÇEDES) kapsamında bir süredir ülke çapında toplantılar yapılmakta ve çeşitli kararlar alınmaktadır.

'ÇEDES'LE DİNİ EĞİTİME MAHKUM EDİLECEKLER'

Dini ve manevi değerleri merkeze alan ÇEDES Projesi, laik-bilimsel eğitim anlayışına ve pedagoji bilimine aykırı bir içerikte hazırlanmıştır. ÇEDES ile vaiz, imam hatip ve Kur’an kursu öğreticilerinin, İlahiyat Fakültesi mezunlarının eğitim kurumu olan okullarda ‘manevi danışman’ olarak görev yapmalarının önü açılmış, ÇEDES projesi ile İzmir’de 842 okulda eğitim alanında da ‘manevi danışman’ ve çeşitli din görevlileri için dini telkin ve dinsel etkinlik alanı oluşturulmuştur. Kocaeli’de de İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve ilçe Milli Eğitim Müdürlükleri tarafından okullara gönderilen yazılarla ÇEDES protokolünün ‘gereğinin yapılması’ istenmektedir! Kocaeli’de ÇEDES projesi ile çocuklarımız ve gençlerimiz dini eğitime mahkum edilmek istenmektedir! Maalesef ruhban sınıfına açılan bu alanla finansmanı merkezi yönetim bütçesinden karşılanacak olan yeni bir dinci kadrolaşmanın yolu açılmıştır. Protokol, bir süre içermediği gibi ÇEDES uygulamalarının kısa bir süre sonra tüm Türkiye’ye yaygınlaştırılması planlanmaktadır.

‘ÖĞRENCİLER OKULDA AÇ’

Türkiye’de eğitim sistemi uzun süredir ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Eğitimin temel sorunlarına yönelik çözümsüzlük politikaları bizzat iktidar ve MEB eliyle yapılan yasal düzenlemeler ve fiili dayatmalar eşliğinde sürdürülmektedir. Ekonomik kriz ve hayat pahalılığı, gıda fiyatlarının yükselmesi, kırtasiye ve katlanan okul fiyatları nedeniyle aileler, çocuklarının temel ihtiyaçlarını karşılamakta ciddi anlamda zorlanmaktadır. Seçim sonrasında peş peşe gelen zamlarla birlikte veliler, çocuklarına günlük harçlık vermekte zorlanmanın yanı sıra beslenme çantalarını dahi dolduramama korkusu yaşamaktadır. OECD verilerine göre Türkiye çocukların ve gençlerin yetersiz beslendiği ülkeler arasındadır. Yani çocuklarımız ve gençlerimiz okullarda günlerini aç olarak geçirmektedirler. Üniversite öğrencileri bunlara ek olarak yetersiz yurt kapasiteleri ve fahiş kiralardan dolayı barınma sorunuyla yüz yüzedirler.  

‘BU UYGULAMA KABUL EDİLEMEZ’

Türkiye’de okul öncesi eğitimden üniversiteye kadar eğitimin bütün kademeleri, uzun yıllardır en temel işlevlerini yerine getiremez durumdadır. Bu durum kaçınılmaz olarak eğitimin niteliğini de olumsuz etkilemektedir. Eğitim sistemimizde durum böyleyken Millî Eğitim Bakanlığının öncelikli gündeminde ise öğrencilerin okul masrafları ve beslenme sorunları değil, imam hatip okullarını evrensel alternatif bir model olarak bütün insanlığın hizmetine sunmak, ‘Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum’ (ÇEDES) projesi kapsamında okullarda ‘manevi danışman’ sıfatıyla imam ve vaiz görevlendirilmesi gibi politika ve uygulamalar bulunmaktadır. Okullara imam atamak, laik eğitimi hedef almak eğitimin sorunları örtbas etmenin yanı sıra genel olarak laik yaşamı ve toplumsal barışımızı da hedef alan kabul edilemez bir uygulamadır.

‘LAİKLİK GÖRÜNMEZ HALE GETİRİLİYOR’

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, kız çocuklarının eğitime erişememelerinin sebebini siyasi iktidarın üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirmemesine değil, velilerin çocuklarını erkeklerle aynı okula göndermek istememelerine bağlaması, ‘Gerekirse kız okullarını da açabilmeliyiz’ diyerek karma eğitimi hedef alması, siyasi iktidarın Talibanvari gerici zihniyetinin bir yansımasıdır! Laiklik ilkesi ve laik eğitim, çoğul bir toplumda farklı inanç, farklı mezhep, farklı kimlik, farklı cinsiyet ve cinsel kimlikler, hem inananlar hem de inanmayanların bir arada barış içinde yaşayabilmeleri için son derece önemlidir. Ancak Türkiye’de ciddi bir mücadele alanı olarak laiklik, siyasal alanda unutturulmaya ve görünmez kılınmaya çalışılmaktadır. Siyasal iktidar, laikliği ve laik yaşamı doğrudan hedef almaktadır.

'ÇEDES ÜZERİNDEN DİNCİ TARİKAT VE CEMAAT KUCAĞINA'

Manevi danışmanlarla öğrencilerin okul dışında Diyanet İşleri Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı kamplarında buluşmaları, okullardaki koordinatör öğretmen ve Gülen cemaatinin ‘abla ve ağabeyleri’ gibi koordinatör öğrencilerle dini telkinler yapan ‘değerler eğitimi’ çalışmalarına katılmaları hedeflenmektedir. ÇEDES projesi üzerinden öğrencilerin dinci tarikat ve cemaatlerin kucağına itilmesine seyirci kalmamız mümkün değildir. ÇEDES Projesi iktidarın eğitim sistemini siyasal-ideolojik çizgisi ve dini-kültürel ihtiyaçları doğrultusunda biçimlendirme hedefinin son örneği olarak karşımıza çıkmaktadır. Siyasi iktidarın, bugüne kadar yaptığı gibi din ve inanç alanı gibi son derece hassas bir konuda ‘tek din, tek mezhep’ yaklaşımıyla hareket ederek okullarda öğrencilere belli bir dinin ve mezhebin etrafında şekillenen ‘manevi değerleri’ aktarmak istemesi kabul edilemez.

‘MİTİNGİMİZİ YASAKLADILAR’

Kocaeli’de Eğitim Sen, Veli Der ve Alevi kültür derneği olarak kentimizdeki emek ve demokrasi güçlerinin de desteğiyle 16 Eylül 2023 Cumartesi günü, yani bugün güçlü bir miting düzenlemek üzere İzmit Kaymakamlığı’na bildirimde bulunduk. İzmit Kaymakamlığı da Perşembe günü miting tertip komitemizi arayarak bugün yapmayı planladığımız yürüyüş ve miting başvurumuzun uygun görülmediğini yazılı olarak bildiriyor yani mitingimizi fiilen yasaklıyor! Üstelik İzmit Kaymakamlığı mitingimizi başka bir tarihte veya başka bir yer ve güzergahta yapabilmemiz için herhangi bir bilgi dahi vermemiştir. Yani İzmit Kaymakamlığı bu şekilde sadece mitingimizi değil laik eğitim, laik yaşam ve eşit yurttaşlığı da yasaklamaya cüret etmiştir!

‘AYRIŞTIRICI DİL İSTEMİYORUZ’

Bizler laik eğitim, laik yaşam ve eşit yurttaşlık için kentimizin dört bir yanında çağrılarımızı yükseltirken Kocaeli Valisi Sayın Seddar Yavuz ise 13 Eylül Çarşamba günü kentimizde bazı okulları yeni eğitim ve öğretim yılı vesilesiyle ziyaretinde maalesef laikliği hedef alan, öğretmenlerimizi aşağılayan, kutuplaştırıcı ve açıkça Anayasaya aykırı ifadeler sarf ediyor. Sayın Vali, öğretmenler odalarında ve müdürler toplantılarında “….devletin dini islamdır, ….okullarda dini eğitim gereklidir, …bu devletten maaş alıp devlete karşı olan bazı öğretmenler var biliyoruz, gereği yapılacak, vb.” çirkin ifadelerle açıkça suç işliyor! Bu siyasi tutumu, ayrıştırıcı dili ve laiklik karşıtı suç içeren ifadeleri protesto ediyoruz! Ayrıca suç duyurusunda da bulunuyoruz!"

17 Eyl 2023 - 16:13 - Güncel


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.