Alper Dülger: Yasal süreçlerin çok uzun sürmesi Kocaeli’de kaçak yapılanmayı artırıyor!

Asrın felaketi olarak nitelendirilen 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nin 23. Anma yıldönümünde açıklama yapan Kocaeli Mimarlar Odası Başkanı Alper Dülger, “Kentimizde kaçak yapılanmada mevcut sayının artmasının nedeni yasal süreçlerin çok uzun sürmesidir” dedi.

Yasemin Kaya
Yasemin Kaya Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Kocaeli Mimarlar Odası Başkanı Alper Dülger binlerce can kaybının yaşandığı asrın felaketi Gölcük Depremi’nin üzerinden 23 yıl geçmesine rağmen günümüzde Kocaeli’de yeteri kadar önlem alınmadığını ve kaçak yapı inşa etmeyi kafasına koyan bazı vatandaşların tehlikeleri ve suç olduğunu göz ardı ederek bildiğini okuduğunu ifade etti. Bu durumun yasal süreçlerin çok uzun sürmesinden kaynaklandığını vurgulayan Başkan Dülger birinci dereceden deprem kuşağında yer alan ilimizde depreme dayanıklı mimari yapıların nasıl olması gerektiği hakkında gazetemize önemli açıklamalarda bulundu.

“YASAL SÜREÇLERİN UZUN OLMASI KAÇAK YAPILANMAYI ARTIYOR”

Kaçak yapılanmaların görülmesinin sebebinin yasal süreçlerin çok uzun sürmesinden kaynaklandığını vurgulayan Başkan Dülger, “ 17 Ağustos Gölcük Depreminin 23’üncü yılında, kaçak yapıyla mücadele için yeterli önlemlerin alındığını söylemek açıkçası zor. Kafasına kaçak yapı yapmayı koyan birinin yasal süreçlerin çok uzamasından kaynaklı olarak suçunu bile bile inşaatına devam ettiği senaryoları çok gördük. Daha bir ay kadar önce şehrin merkezinde Mimarlar Odasına komşu bir parselde bir kaçak yapı inşa edilmeye çalışıldı. Buna şehir merkezinde engel olmakta zorlandığımız bir dönemde kentin ücra köşelerinde kaçak yapılaşmanın önüne geçilebilmiş midir? İşte bu soruya ilçe belediyelerinin kapsamlı bir raporla yanıt vermesi, beklenen depreme hazırlık için zaruridir. Kaçak yapılaşma ile ilgili bakanlığın da kapsamı bir müdahale planı hazırlaması gerekmektedir. Zira kaçak yapı sayısının imar aflarından sonra arttığını ve imar aflarının kaçak yapıya engel olmak yerine teşvik ettiğini söyleyebiliriz.” şeklinde konuştu.

“SUÇLARIN ÖYLE YA DA BÖYLE AFFEDİLDİĞİ ALGISI OLUŞUYOR”

İmar Affı Düzenlemesi’nin vatandaşta; ‘Öyle ya da böyle af çıkar’ algısını oluşturduğuna ve bu durumun da kaçak yapılanmayı arttırdığına dikkat çeken Başkan Dülger, “İmar Kanunu’nda 2018 yılında yapılan İmar Affı düzenlemesi, yine geçtiğimiz aylarda yapılan Kaçak Yapılara Elektrik ve Su Aboneliği verilmesi ile ilgili düzenleme ile kaçak yapılar affedildi. İmar affı düzenlemeleri kaçak yapıların öyle ya da böyle affedildiği bir gelecek algısı yaratıyor. Bu algı insanı kaçak yapı yapmaya yönlendirdiği gibi, plansız kentleşmeye, hazine ve orman arazilerinin işgal edilmesine neden oluyor. Hiçbir projesi olmayan ve kontrolsüz bir şekilde inşa edilen bu yapıların deprem açısından güvenilirliği yok.” ifadelerini kullandı.

“MİMARİNİN YANI SIRA ŞEHİR PLANLAMASI VE MÜHENDİSLİĞİ”

Depreme dayanıklı yapıların hazırlanma aşamasında mimari tasarımın yanı sıra, şehir planlayıcıları ve mühendislerin görüşlerinin eşliğinde düzenlenmesi gerektiğinin altını çizen Dülger, “Deprem bölgelerinde yapılanmalar, mimari tasarımın yanı sıra şehir planlamasını ve mühendisliği de içine kapsayacak şekilde oluşturulmalı. Mimarlar Odası olarak,  deprem öncesi, deprem anı ve deprem sonrası düşünülerek bir deprem senaryosunun planlanması gerektiğini düşünüyoruz. Bu senaryonun çalışılması aşamasında yapı büyüklükleri ile birlikte sokak ve bulvar ihtiyaçlarını, toplanma alanları ve bu alanlara ulaşımı, sanayi tesislerinde alınması gereken önlemleri gibi çok önemli veriler ortaya çıkacak.” dedi.

“BİR YAPI HER KOŞULDA DEPREME DAYANIKLI OLMAK ZORUNDADIR”

Günümüzde hayata geçirilen her projenin depreme dayanıklı olmak zorunda olduğunu ve bunun bir özellik değil doğal olarak olması gerektiğini hatırlatan Dülger, sözlerinin devamında, “Bir yapının “depreme dayanıklı” olacak şekilde sunularak pazarlandığı bir şehirde yaşıyoruz. Yapı depreme dayanıklı olmak zorundadır. Yapıda bulunması gereken asgari şartlardan en önemlisi budur. Bu ayrıca sunulan bir özellik olamaz. Öncelikle anlamamız gereken en önemli şey budur.” ifadelerine yer verdi.

“DENETİMLER ESKİYE NAZARAN İYİ”

Denetimlerde ise geçmiş yıllara göre düzelme olduğunu ifade eden Dülger, “Yapı Denetim Sisteminin değişmesi ile birlikte denetimlerin eskiye nazaran daha iyi olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bir yapı için atanan Yapı Denetim firması ile şantiye arasındaki mesafe arttıkça firmanın işe gitmekten imtina ettiğini görüyoruz.” şeklinde konuştu.

“ZARAR EDECEKLERİNİ DÜŞÜNDÜKLERİ ŞANTİYE DENETİMİNDEN KAÇIYORLAR”

Dülger ayrıca ticari işletmelerin Yapı Denetim Kuruluşları’na kâr-zarar gözüyle baktığını ifade ederek,  “Yapı Denetim Kuruluşları günümüzde halen daha ticari kuruluşlar olarak faaliyet gösteriyor. Ticari işletmelerin yapı denetime kâr-zarar gözüyle baktığı bir denetim mekanizmasının doğru bir denetim sağlayamadığını net şekilde görüyoruz. Firmaların zarar edeceğini düşündüğü şantiye denetimi görevinden kaçtıklarını tespit etmeye başladık. Bu firmalar hakkında da işlem başlatması için dosya hazırlığındayız. Özel sektöre verilen denetim mekanizması görevi maalesef kâr görmediği yerde üstüne düşen vazifeyi yerine getirmiyor. Bu sebeple, yapı denetim firmaları kar amacı güden kuruluşlar olmaktan çıkıp, kamu yararı güden kuruluşlar haline gelmeli.” dedi.

“PLANSIZ KONUT YAPIMI TRAFİK, SOSYAL ALAN YETERSİZLİĞİ SORUNLARINA YOL AÇTI”

17 Ağustos Gölcük Depremi’nin ardından ilimizin planlı kentleşme konusunda ikinci plana atıldığını ifade eden Dülger, bu durumun da sosyal, eğitim ve trafik gibi konularda sorunlara sebep olduğunu vurgulayarak, “Kocaeli kenti 1999 depremleri sonrasında planlı kentleşme konusunda ikinci plana atıldı. Öncelik ise hızlı ve sağlam konut üretimine verildi. Kocaeli’nin yüksek kesimlerinde tepelerinde gördüğümüz toplu konut yapılaşmaları ile acil konut ihtiyaçları giderildi. Bugün ise ihtiyaçların artık değiştiğini görüyoruz. Plansız konut üretiminin neden olduğu trafik, sosyal ve yetersiz eğitim alanları gibi sorunları yaşıyoruz.” dedi.

“4 İLÇEDE ACİL OLARAK KENTSEL DÖNÜŞÜM BAŞLAMALI”

Kocaeli’de çok sayıda yapının acil olarak kentsel dönüşüm kapsamına alınması gerektiğini vurgulayan Dülger sözlerini, “Kentin ihtiyacı duyduğu alanları hızlıca üretmeye başlamamız gerekiyor. Özellikle İzmit, Gölcük, Gebze, Karamürsel ilçe merkezlerinin ivedilikle şehircilikle ilkelerini merkeze alarak kentsel dönüşüm sürecinin başlatılması elzem. Kötü senaryonun dahi planlanması, bu senaryoya göre gelecek planı yapılmasını ifade ediyoruz.” şeklinde tamamladı.

17 Ağu 2022 - 11:28 Kocaeli/ İzmit- Güncel

Muhabir  Yasemin Kaya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.