Kocaeli’nin son bakır ustası Akın Tonyalı: “İzmit’te Bakırcılar Çarşısı var ama usta yok”

34 yıllık usta zanaatkâr Akın Tonyalı, “Kocaeli’de imalat ve komple işlem yapan son bakırcıyım. İzmit’te Bakırcılar Çarşısı var ama usta yok. Alın teriyle hem sanat hem de zanaatkarlık yaptığımız el emeği işleri yeni nesil gençler küçümsüyor, beğenmiyor. Bizim iş batıda bitti, bu mesleği ayakta tutan ustalar artık sadece Urfa, Diyarbakır, Antep ve Maraş’ta. Doğuda bu işte üretim bitmez çünkü çıraklar yetişmeye devam ediyor. Bu yüzden ben buradaki son bakırcıyım ” dedi.

Yasemin Kaya
Yasemin Kaya Tüm Haberleri
Video için play'e tıklayın

34 yıldır İzmit Tepecik Mahallesi, Kemaliye Caddesi No:18 adresinde hizmet veren bakır imalatı ustası Akın Tonyalı, bakır bardaktan tencereye, tavadan süs eşyasına kadar bakırdan yapılan her türlü araç gereci üretiyor. Aşınan bakır araç gereçlerin kalaylama işlemini de yapan usta zanaatkâr Tonyalı, günümüzde kalaylama işleminde yapılan hilelere de dikkat çekerek, gerek ticari anlamda gerek sağlık anlamında vatandaşlara uyarılarda bulundu.

“BAKIRCILIK BATIDA UNUTULDU”

Sizi biraz tanıyabilir misiniz?

Ben Trabzonluyum, 54 yaşındayım, evliyim, bir kızım bir de oğlum var. Ben gençken futbolcuydum, top oynarken kaza geçirdim, dizimin yan bağları koptu. Ondan sonra bir daha da futbolculuk yapamadım, babamın imalat dükkanı vardı, onunla çalışmak istedim, derken 34 yıl geride kaldı. Şuan İzmit’te kalay ve bakır işiyle ilgilenen tek kişiyim. Başka işlerde de vardır, ama hazır olanları temin edip satıyorlar, züccaciyelerde, pazarlarda, marketlerde bile kasa kenarlarında satılıyor. Ticari cambazlar çok bizim sektörde.

“FUTBOLCUYKEN KAZA GEÇİRDİM SPOR HAYATIM BİTTİ”

Bu işe ilginiz nasıl ve ne zaman başladı?

Babadan da öte dede mesleği bizimkisi, dedemin babası da kalaycıymış, yedi ceddimiz bu mesleği yapıyor. Benim dedem kalaycı ve bakırcıydı, babam da dedemden öğrenmiş, ben de babamdan öğrendim. Ben çocukken 20 yaşına kadar futbolculuk yaptım, bir maçta geçirdiğim kaza nedeniyle dizimin yan bağları koptu. Trabzon’da futbola ilgisi olmayan genç yoktur, her ailede mutlaka bir kişi futbolla ilgilenir. Kaza sonrası futbol hayatım bitince babamın yanında bakır imalatı yapmaya başladım, iyiki de bu işi yapmışım çok seviyorum. Hem günlük hayatta hem sanatsal anlamda kullanılacak somut bir şey üretiyorum iş tamamen bitince de çok mutlu oluyorum.

“İNCE BAKIRDAN YAPILAN YEMEK KAPLARI HİÇBİR İŞE YARAMAZ”

Bazı bakır tencere tavalar çok ince bazıları ise kalın bunun sebebi nedir?

Bakır ince olmaz, kalitesi düşük malzemeyle ince bakırla yapılan tencere, tava, cezve gibi araç gereçler için söylüyorum, süs eşyaları için değil. Süs eşyası inceden de yapılabilir ama bana sorarsanız kalın bakırla yapmak en doğrusu. Malzemeden kısarak gerçek bakırcılardan fazla paraya satıldığını görüyorum, bunlar çok yanlış davranışlar. Gerçek bakır malzemeler kalın olandır, vatandaş dikkat etmeli ince olan hiçbir bakır malzemeye itimat edilmemesini öneririm, yemek bile ince bakırda doğru düzgün pişmez, haşlar onu yakar.

“BAKIRIN ESASI KALIN OLANDIR”

Cezvede de bu böyledir. İnce cezve kahveyi kötü yapar, cezvenin de kalın bakırdan yapılması gerek. Yemek pişirilen malzeme hangisi olursa olsun, gerçek bakırdan kalın olanı tercih etmek gerek, ince bakırdan yapılan malzemede ne kahve pişer ne de yemek. Pişmeye pişer ama ne lezzeti ne de tadı olur. Gerçek bakırdan yapılan cezvelerde kahve deminde olur, lezzetli ve köpüklü olur.

“İNSANIMIZDA MARKA HASTALIĞI VAR”

İnsanımızda marka hastalığı var, o markadan şunu aldım bu markadan bunu aldım diyorlar. Aldın da ne oldu? Kandırıldın, gerçeğini mi aldın sanki, kâr edilecek şekilde yapılıp süslenen malzemeyi fahiş fiyata aldın, hem parada hem malzemede kandırıldın, marka aldın da ne oldu? Gerçek bakır ağır olur, toktur. Güzel de kullanıldıkça yıllarca eskimez. Bir tencere hor kullanılmayacak şekilde kullandıkça 500 sene kullanılabilir. Bakır eskimez, aşındıkça kalaylanır gene kullanılır. Tencere tava gibi mutfak eşyalarında tel gibi sert bulaşık süngerleri ile yıkama yapılmamalı. Bakırın dokusuna zarar verir, kalayını yok eder, bulaşık makinesine de atılmamalı. Sadece yumuşak bir süngerle yıkanıp temizlenmesi yeterli.

“KALAYI GEÇSE BİLE FARKLI KABA AKTARILMAK KOŞULUYLA KULLANILABİLİR”

Toplumda bakır mutfak eşyalarının sağlığa zararlı olduğu düşüncesi var. Bakır tencere tavada yemek pişirilmez mi, aşındığı zaman mı zağlığa zarar verir?

Bakır zaman içerisinde aşınmaya başlayabilir. Eskiden yaklaşık 40-50 sene önce her evde vardı. Tarihte asırlarca kullanılmış o zaman zararlı değildi sonradan mı zararlı oldu? Bu konuda doğru bilinen yanlışlar var. Bakır tencere, bakıra zarar vermeyen tel ve dokusu sert olan bulaşık temizleyicileri ve zararlı kimyasal temizleme maddeleri hariç yıllarca aşınmaz. Güzel ve usulüne uygun kullanılan her şey yıllarca eskimez. Aşınmaya başlasa da gerçek kalayla kalaylama işlemi yapılır ve insanlar ömrünün sonuna kadar kullanabilir.

“GERÇEK TEFLONLAR ALÜMİNYUM MALZEMEDEN YAPILMAZ”

Teflon ve granit tava tencereler yapıldı. Sanki hepsi gerçek malzemeden mi üretiliyor, tabii ki hayır. Malzemesi gerçek olanlar hariç alüminyumu piyasaya sürdüler, vatandaş bu sefer buna yöneldi, alüminyum sağlığa zararlı aslında. Teflonların çoğu gerçek hammaddeden yapılmıyor, gerçek olanı da var ama büyük çoğunluğu alüminyumdan yapılmış ve üzerine kaplama geçilmiştir. Dışına da yapılan süsleme nedeniyle vatandaş anlamıyor, insanlar nereden bilsin. Sonuç olarak gerçek olanlar hariç granitin de teflonun da altı alüminyumdur. Araştırmak, işi ehline sormak ve her söylenene kulak asmamak gerek, dikkat etmek gerek.

“BİR SENEDE ESKİTEN DE VAR 20 SENE ESKİTMEYEN DE”

İnsan var bakır malzemeyi bir senede eskitir, insan var 20 senede eskitmez. Kalaylama işlemi yapılmayan araç gereçler için söylüyorum, mesela bakır tavanın içi kıpkırmızı olduğunda aşırı derecede aşındıysa kalaylama yapılmayan malzemelerde yine yemek pişirilebilir, korkmaya gerek yok. Pişirdikten sonra onu baka bir kaba aktardığımız sürece yine bakır tavayı da tencereyi de kullanabiliriz. Aşınmış bakır tavalarda tencerelerde yemek pişirilir ama bekletmediğiniz sürece sağlığa bir zararı yok. Aşınınca oksitlenme yapar çünkü yemek de içinde bekletilirse, o oksit yiyeceğe karışır ve ancak bu şekilde sağlığa zarar verir.

“TOPRAK VE GERÇEK BAKIR ÇELİKTEN YAPILANDIR”

Sağlığa en yararlı olan hangisidir?

En sağlıklısı ya toprak kap ya da bakır kaptır, vatandaşımıza teflon ve alüminyum kullanmasını tavsiye etmem. Teflonlarda çatal bıçak kullanmayın diyorlar, neden acaba? Çünkü kazındıkça alüminyum olduğu ortaya çıkıyor işte. Alüminyum o zaman sağlığa zarar veriyor. Sonuç olarak vatandaşımızın bu konularda doğru bildiği çoğu şey yanlış maalesef, araştırmak işi ehline sormak gerek ama zaman görüntü gösteriş zamanı olmuş, görünümü güzelse kaliteli olduğu düşünülüyor.

“ÇELİĞİN DE SAHTESİ VAR”

Çelikte de aldatmaca yapılıyor. Hakiki çeliğin en önemli özelliği ağır olmasıdır ama günümüzde çevresi çelik olan altına başka metal çakılan ve süslenip gerçek hakiki çelik tencereymiş gibi yaklaşık bin liraya satan var. Asıl hakiki olan çelik tencere şuanda 1000 TL’den fazladır. İsim basarak bu yöntemlerle gerçek olmayan çelik tencereyi kalkıp da vatandaşa fahiş fiyata satan var. Vatandaşımızın dikkatli olması, araştırması gerek Başkasını her dediğini dinlemekte araştırmak işi ehline sormak lazım, herkes her şeyi söyler neden dinliyorsunuz o zaman? Ülkemizde kandırılmaya müsait bir toplum var maalesef.

“GERÇEK KALAYLA KİMYASAL VE ISIYA TABİ OLARAK YAPILIR”

Kalaylama işlemi nasıl yapılır?

Gotik denen ve bakırın kirini çıkartan bir malzeme var. Önce gotikle yıkıyoruz, sonra elimizde kalın telli fırçayla ovalıyoruz, iyice tel fırçayla tamamen temizliyoruz. Bu işlem de bittikten sonra çinko ve saf tuz ruhunu karıştırıp malzemeyi bu karışımla pamuk yardımıyla ovalıyoruz. Elimize su geçirmeyen eldivenle karışımı yaptığımız suyun içinde ocağa bırakıyoruz. Kaynatmaya bırakıyoruz. Maşayla tutarak bekliyoruz, arada çeviriyoruz,  yaklaşık bir iki dakika sonra kalay çubuğu alıp kabın içerisinde gezdiriyoruz. Gezdirince kalay eriyor ve bakır kabı parlatıp yeniliyor. Dışı kırmızı olan bakırlarda bu işlemler de bitince dışını polisaj makinesiyle siliyorum. İşim bittikten sonra da bulaşık deterjanıyla da güzelce yıkıyorum vatandaşa da tertemiz sıfır hale getirecek halde teslim ediyorum. Vatandaş benim elimden çıkan ürünü eve götürünce zaten yıkar ama içim rahat etmiyor illa da yıkıyorum tertemiz hazır teslim etmek için.

“KURŞUNU DA KALAY YERİNE YAPIYORLAR ÇOK ÇABUK AŞINIYOR”

Kalayda da aldatmaca var dediniz?

Öncelikle şunu belirteyim, kalayda sahtekarlığı asla gerçek esnaflar yapmazlar. Kalaya benzeyen kurşunun kilogramı 80-100 TL ama kalayın kilogramı 1000-1250 TL. Seyyar çalışıp da gerçekten işini hakkın vererek yapanlar var ama böyle sahte malzemeyle çalışan seyyar esnaflar da var. Yani vatandaş her önüne gelene aldanmamalı. Yoldan geçene iş yaptıran kimseye hak talep edemez. Kurşunla kalaylamadaki en büyük sahtekarlıktır. Kurşunla kalaylama işlemi yapıyor, başta parlar hemen söner. Vatandaşın bunu anlaması imkânsız nereden bilsin, işin ehline gitmesi gerek.

“TENCERE, TAVA, ÇAYDANLIK, CEZVE, SİNİ, ÇAY TEPSİSİ, AYRAN VE SU TASI, SÜRAHİ”

Dükkanınızda hangi ürünlerin imalatı yapılıyor?

Bu meslekte herkes her şeyi yapamaz. Tencere, sahan, çaydanlık, ayran ve su tası, cezve, eski büyük kazanlar. Balık tavalarını Trabzon halkı yapıyor, başka şehirlerde yapan var. Bakır kap ve tencere çaydanlık gibi malzemelerde işleme yapılıyor, kakma işlemeciler yapar. Ben yapamam. Benim işim kap kacak üretmek, kalaylamasını yapmak, eskiyeni yenilemek, bakırdan sıfır yepyeni bir ürün yapmak.

“İŞLEMESİNİ KAKMACILAR YAPAR”

Kakmacılık ayrı hüner, bakırı yapmak ayrıdır, işlemek ayrıdır. Çaydanlıkların üzerine muhteşem işlemeler yapan ustalar var ama Şanlıurfa’da, Gaziantep’te, Kahramanmaraş’ta dört dörtlük işlemeciler var. Oralarda meslek bitmemiş hanımları bile işleme yapıyor, Urfa’ya gidin bakırcılar çarşısı dimdik ayakta dolu, kakmacısı da var gerçek üreteni de. Antep ve Maraş’ta da bu iş böyle. Batıda bu iş bitti, Türkiye’de şuanda doğu insanı bu işi ayakta tutuyor. Ana bayiler, Urfa, Diyarbakır, Antep, Maraş’tır.

“BATIDA ÇIRAK YETİŞMİYOR DOĞUDA GELENEKSEL OLMUŞ BU İŞ”

Bakırcılığı artık doğuda bazı illerin ayakta tuttuğunu söylediniz bunun sebebi nedir?

Trabzon’daki imalatçılar da rahmetli oldu, oralarda da tek tük kaldı. Batıda bu işin ölmesinin sebebi gençler istemiyor, günümüz kuşağına prestiji düşük geliyor el emeği işlerinin. Ustaları onlardan bir şey istemesin, ellerine telefonu alıyorlar, akşama kadar telefon ellerinden düşmüyor. Bir yerde işe başlar başlamaz büyük paralar kazanmak istiyorlar. Gelmişler 20 yaşlarına halen anne babalarından para istiyorlar. Bu iş yorucu, tozlu pis kirli diyorlar, biz zanaatkarlar bu işlerden alnımızın terini akıtarak kaç nüfus bakıyoruz. Onların beğenmedikleri işlerden kaç kişinin boğazından ekmek geçiyor düşünmüyorlar, el emeğine kıymet vermiyorlar, zanaatkâr da yetişmiyor işte bu yüzden. Urfa’da Antep’te var çırak olayı buralarda kalmadı. Bu yüzden doğu ayakta tutuyor bu işi. Z kuşağı diyorlar bu kuşağa, Z’den sonra bir kuşak olmayacak mı, Z’den sonra gelecek olan kuşak inşallah da böyle olmaz, böyle olursa işimiz zor.

“KÜÇÜK BİR TAVAYI 1 SAATTE SATIŞA HAZIR HALE GETİRİYORUM”

Bir tane bakır tava ne kadar sürede hazırlanıyor?

Önce bakır levhadan kalıp kesiyorum, çapına göre kesme işleminin ardından sıvama tezgâhında çekip ovalleştiriyorum. Daha sonra çekiçle örseliyorum, iyice dövdükten sonra bakır güçleniyor ve sertleşiyor, ince bakırlarda bu işlem olmaz, kalın bakırlarda yapılır. Kalay işlemi yapıyorum, sonra polisaj sonra da saplarını yapıyorum. Sapı da bittikten sonra yaklaşık 1 saate 1 bakır tava satışa hazır hale geliyor. Aşağı yukarı ağırlığına göre fiyat biçilir. En küçük tava da 400 gram civarıdır. Daha ağırsa daha fazla olur fiyatı. 400 gramlık tava 200 liradır, bakır malzemede süs eşyası hariç yemek yediğimiz kapların hepsinde kilogramı üzerinden fiyat belirlenir. İnce malzeme daha hafif olduğu için daha ucuz olur.

“BAKIR DA ÇOK ZAMLANDI SEBEBİ DOLAR”

Sizin malzemelere ne kadar zam geldi?

Bakır levhanın ham işlenmemiş hali fabrika çıkış fiyatı bizim aldığımız tutar 250-300 lira arası değişiyor. Bakırda da fiyat dolar kuru üzerinden değerleniyor. Tabii kalkıpta 250 TL üzerinden iş yapmıyoruz, bu sadece ham bakırın değeridir. Bunda işçilik emeği var, el emeği de dahil olduktan sonra fiyat tabi daha da artar.

“BAKIRDA FİYAT KİLOGRAM AĞIRLIĞI ÜZERİNDEN BELİRLENİR”

El emeğine değer veren bir dönemde yaşamıyoruz, vatandaş en güzelini en ucuza istiyor, öyle bir şey de yok. Malzemeden çalan ince bakırla yapanlar ucuza satar, birebir el emeğine dayalı hiçbir işte ucuzluk aranmaz aranmamalı da. Gerçek bakır malzemeler ağır olur, ince olmaz ve kalın olur. Bakır malzemede fiyat da kilogram üzerinden hesaplanır, tartıyoruz ağırlığına göre fiyat biçiyoruz, bakırda hesaplama böyle yapılır.

“İŞİN EHLİNDEN SATIN ALMALARINI ÖNERİRİM”

Vatandaşa bakır tercihi konusunda neler söylemek istersiniz?

Söylemek istediğim şudur, züccaciyeci marketçi ne anlar bakırdan, her şeyi erbabından almak oradan sormak gerek. Ucuza kaçarlarsa hem ceplerine hem de sağlıklarına zarar. Kalitesiz malzemenin ömrü olmaz. Kalaylama işleminde de fiyat büyüklüğüne göre değişir en küçük tava 35 liraya kalaylanır, bir seneden fazla kullanırsın. 15 liralık yapan kurşunla kalaylatma yapan insanlara iş yaptırmamalarını tavsiye ederim.

16 Tem 2022 - 10:00 Kocaeli/ İzmit- Güncel

Muhabir  Yasemin Kaya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.