Mucizevi bir şekilde ölümden döndü, bastonla yaşamaya mahkum kaldı… “Zaten engelliyiz bir de toplum tarafından engelleniyoruz”

Aracında direksiyon başındayken beyin kanaması geçiren ve felç nedeniyle sol bacağında his kaybı yaşayan Ümit Dinç, bastonla geçen 20 yılını anlatarak, “Toplumda bize karşı hassasiyet neredeyse yok. Kalabalıklarda yürürken insanlar çarpıyor, düşüyoruz. Zaten engelliyiz bir de toplum tarafından engelleniyoruz. Acıyacak halde bakmasınlar, acınacak halde değiliz biz hastalık bu. Yolumuzu kapatmasınlar, yollarımızı açsınlar başka bir şey istemiyoruz” dedi.

Yasemin Kaya
Yasemin Kaya Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Beyin kanaması geçirdikten sonra mucizevi bir şekilde ölümden dönen ve bastonla yaşamaya mahkum olan engelli vatandaş Ümit Dinç, 20 yıl boyunca yaşadığı engel durumunun kendisine yaşattığı zorlukları anlatarak toplumun engellilere karşı dikkatli olmamasından yakındı. Dinç, “Engellilik durumu yaşayan insanın hayatı ‘baştan ayağa’ değişiyor. Kocaeli, engelli vatandaşların yaşamına elverişli bir şehir değil. Ne yetkililer ne de vatandaşlar bizleri anlamıyor. Bizim yürüdüğümüz yerlerde yollarımızı kapatmasınlar açsınlar” dedi.

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

İsmim Ümit Dinç, İzmitliyim, evliyim 1 kızım var, 71 yaşındayım. 20 yıl önce geçirdiğim beyin kanaması sol bacağımda işlev kaybına yol açtı. Hayatım 20 yıldır bastonla yaşayarak geçiyor.  Kazadan önce devlet memurluğundan emekli olmuştum, pazarcılık yapıyordum. Şu anda Fethiye Caddesi’ndeki işyerimde el işçiliği ile yapılan tüm doğal taşların satışını ve taşlardan yapılan aksesuarların gerçekleştiriyorum.

“BENİ HAYATA BAĞLAYAN EN BÜYÜK GÜÇ KIZIM OLDU”

Geçirdiğim kaza sonrası boş durmak istemedim, hayata küsmedim çok şükür. Beni hayata bağlayan en büyük güç ise kızımdır. Onun mutluluğu için kendimi hayata küstürmedim çünkü benim hastalandığım dönem kızım 6 yaşındaydı ve çok üzülüyordu benim için bana da çok bağlıydı. Onun üzülmemesi için güçlü olmaya çalıştım ve hayatı boş vermedim hep şükrettim çünkü yaşamam mucizeydi, bunda da bir hayır var diye düşündüm. Eşim de çok destek oldu bana. Bu gibi hastalıklar aile hastalığı, böyle büyük bir hastalık olduğunda tüm aile bireylerine yansıyor ve insanların birbiriyle tartışıp kopması veya kendine üzülmeye adaması değil, birbirlerine kenetlenmesi gerek.

“ARACIMDA DİREKSİYON BAŞINDAYKEN BAYILMIŞIM”

Beyin kanaması geçirdiğinizden bahsettiniz, o süreci biraz anlatabilir misiniz?

1996 yılı sonlarında, iş dönüşü evime gitmek üzere kendime ait olan kamyonete binerek yola çıtım. Evime ulaştığımda aracımı durdurdum, aniden bir baş ağrısı hissettim. Beyin kanaması nedeniyle bayılmışım. Direksiyonda baygın bir halde beni gören çevredeki vatandaşlar, beni hastaneye ulaştırmış ve eşime de haber verilmiş. Kocaeli’den İstanbul Numune Hastanesi’ne sevk edilerek, 3 ay boyunca tedavi gördüm. Hayata döndürüldüm ancak beyin kanaması nedeniyle sol bacağımda felç oluşmuş. Tedavi esnasında, kendime geldikçe, bacağımdaki hissizliği fark ettim ve fizik tedavi süreciyle birlikte bu his kaybının nereye kadar ilerlemiş olduğunu gördük. En son sol bacağımda dizkapağımdan itibaren tamamen aşağısının komple his kaybına uğradığı belirlendi.

“BEYİN KANAMASINDA ZAMAN KAYBETMEDEN MÜDAHALE ÇOK ÖNEMLİ”

Beyin kanaması durumunda sıcağı sıcağına yakalayıp müdahale etmek çok çok önemli.  Parası olup da kendini çok iyi hastanelerde tedavi ettirenler de var. Bu durumda en önemli şey erken müdahale etmek, bir saniye bile çok kıymetli. Ben aracın içinde düşmüşüm, tamamen bilincim 3 ay sonra yerine geldi. Kaç dakika yerimde kalakaldım bilmiyorum ama çevreden fark edenler derhal hastaneye götürmüş.

“KURTULUŞUM MUCİZE OLDU, HEP ŞÜKRETTİM”

Sol bacağımın felç sonucu işlevini kaybetmesi beni ne kadar üzse de başıma gelen bu olay, aracı durdurduktan sonra beyin kanaması geçirmem, insanların beni fark edip hastaneye götürmesi, düşünüyorum da mucizevi bir şekilde ölümden döndüm. Şükrediyorum ve tabi ki buna çok seviniyorum. Engellilik sadece doğuştan olmuyor benim gibi kazalar sonucu engelli olan nice vatandaş var bu dünyada.

“ÜZÜLDÜM AMA HAYATI KENDİME ZEHİR ETMEDİM”

Baston desteği ile yürüyeceğinizi öğrendiğinizde neler hissettiniz?

Çok fazla üzüldüm. Bir süre hep mutsuz ve gergin bir şekilde geçiyor ama hep şükrettim Allah’a. İstesek de istemesek de hayat başımıza gelenlerle mücadele etmekten ibaret. Hep bir umudum vardı düzelmesi konusunda ancak bir değişme olmayacağını anladığımda bastonla yaşamayı kabullenmeye başladım. Bu şekilde yaşamayı öğrenmekten başka çare yok. Kabul etmeyip kendime hayatı eziyet etsem asla yaşayamazdım. Hayat bana hem aileme çekilmez olurdu.

“BENİM DURUMUMUN TIBBEN TEDAVİSİ İMKANSIZ”

His kaybı problemi tekrar düzelmez mi tedavilerle?

Yıllarca bunu bekledim fakat bir gelişme olmadı, olsa keşke. İstemez miyiz eskisi gibi koşmayı, rahatlıkla yürümeyi. 20 yılda bir gelişme olmadı bu konuda, bundan sonra da olur mu bilmiyorum, hiç sanmıyorum da umudum tabi ki olması yönünde. Beyin kanamasının bıraktığı bir hasar bu, bozulan bir şey eski haline dönemeyebiliyor. Tıp artık en fazla bu kadar diyor, mucize tabii ki olsa da Allah’tan olur.

“DÜNYAYA BİR DAHA GELMİŞ GİBİ HER ŞEY DEĞİŞİYOR”

Engelli olduktan sonra hayatınızda neler değişti?

Ne değişmedi ki… Bir kere hayata bakış açınız tamamen değişiyor. Rahat rahat yürürken hiç ummadığınız bir anda sakat kalabiliyorsunuz, bu durum hem duygusal açıdan bir travma yaratıyor hem de dünyaya yeniden gelmiş gibi yaşam şekliniz ‘baştan ayağa’ değişiyor.

“HAREKET HALİNDEKİ HER ŞEYİ ÇOK ZOR YAPIYORUZ”

Sadece yürümek değil derdimiz. Uyurken rahat uyuyamıyoruz, yatağımızdan kalkarken rahat kalkamıyoruz. Bir lokantaya gidip yemek yemek istersek çok büyük bir zaman kaybı oluşuyor ve yoruluyoruz. Eskiden yaptığım hiçbir şeyi seri bir şekilde yapamıyorum. Kısacası hareket halinde olduğumuz her şeyi çok zor yapıyoruz.

“KALABALIKLARDA YÜRÜRKEN İNSANLARIN TEPEMİZE ÇIKMASI”

Yaşadığınız en büyük zorluk nedir?

Hastalığımızdan dolayı ayağımıza göre de ayakkabı da yaptırmak zorundayız. Özel ayakkabı yaptırıyoruz medikalden. Her ayakkabıyla yürüyemeyiz. En büyük zorluğumuz da kalabalıklarda insanların neredeyse tepemize çıkması. Zaten bedensel engelliyiz bir de toplum tarafından engelleniyoruz.

“VATANDAŞLAR GENELDE DUYARSIZ, BİZİM OLDUĞUMUZ YERLERDE DİKKAT ETSİNLER YETER”

Çevrenizdeki insanların size bakış açısında bir değişiklik oldu mu?

Oldu, acınacak halde değiliz biz, acıyarak bakanlar oluyor. Herkesin başına her yaşta gelebilecek bir durum engellilik, biz kimseden bize acımasını beklemiyoruz beklediğimiz tek şey, yaşam alanlarımızın bize öncelik verilecek şekilde düzenlenmesi ve bizi gördüğü halde bize öncelik vermeden koşan, çarparak yürüyen insanlar görmek. Yere düşünce çok zor kalkıyoruz, birinden bir yerden destek almadan kalkamıyoruz.

“ACIYAN BAKIŞLAR GÖRMEK İSTİYORUZ BU BİR HASTALIK ACINACAK HALDE DEĞİLİZ”

Bu anlayış gösterilmesi gereken bir hastalık, acınacak bir hastalık değil. Kalabalıklarda zaten yürüyemiyoruz çarpanlar oluyor, düştüğümüzde bir çırpıda kalkamıyoruz. Bastonu ile yürüyen birini görünce lütfen onlara fırsat versinler ve itip kakmasınlar. Toplumda engellilere duyarlılık neredeyse yok, var olan duyarlılık bize üzülmekten bize acımaktan ibaret olmasın, acıyan şekilde bakışlar görmek bizi çok rahatsız ediyor.

“İNSANLARIMIZ DA SORUMLULAR DA ENGELLİLERİ UNUTUYOR”

Toplumdan da yetkililerden de engellilere karşı yeteri kadar hassasiyet göremiyoruz. Engelliler Haftası oluyor fakat bizim engelimiz bir gün değil ki. Ben önemsemiyorum bu tür günleri. Bir kere insanların bilinçlenmesi ve sosyal yaşam alanlarında engellilerin yürüyebileceği, tekerlekli sandalye kullanıyorsa ona göre geçiş yerleri yapılması gerek. Nasıl sağlıklı bir vatandaşa göre yapılan birçok yer varsa engellilere göre de her yerde yaygınlaştırılması gerek.

“SADECE ENGELLİLER GÜNÜNDE HATIRLANMAK İSTEMİYORUZ”

Sokakların caddelerin yolların toplu taşıma araçlarının bizler de unutulmadan dizayn edilmesi gerek. Bir yerden bir yere geçebilmek için taksi tutmak zorunda kalıyoruz, hem cebimize zarar hem de her taksi şoförü bizi almıyoruz, bizimle uğraşıp zaman kaybedeceğine daha uzun yola götüreceği daha çok para kazanacağı bir yolcuyu seçerek bizi orada bırakıp gidebiliyor. Öyle olmayanlar da var ama ne yazık ki böyle olanlar çoğunlukta.

“KOCAELİ NE YAZIK Kİ ENGELLİ VATANDAŞLARIN YAŞAMINA UYGUN BİR ŞEHİR DEĞİL”

Kocaeli’de engelli vatandaşların yaşamına elverişli bir şehir mi?

Kocaeli, kesinlikle engelli vatandaşların yaşamına uygun bir şehir değil. Engelli vatandaşların en büyük sorunu onlara uygun şekilde yapılan yolların ya hiç olmaması ya da çok az olması. Özellikle ayağında problem olan engelliler, kendilerine sürekli yürüyecek yol arıyor. Nereden yürürsek gideceğimiz yere daha rahat ulaşırız, yolların bozuk olmasından şikayetçi olan araç sürücüleri ve engelli olmayan vatandaşlar bir de bizim yaşadığımız zorlukları düşünsün.

“ESKİDEN 5 DAKİKADA GİTTİĞİM YERE BİR SAATTE ULAŞIYORUM”

Eskiden beş dakika gittiğim bir adrese, bir saatte aşırı derecede yavaş yavaş yürüyerek bastonumdan destek alarak gitmek zorundayım. Beş dakikalık mesafede olan yere bir saatte ulaşıyoruz. Yorgunluk yapıyor, başlarda çok üzülüyordum, zamanla sakinleşmeye ve bu durumu kabullenmeye başladım, çünkü başka çarem yok.

“TAKSİCİLER BİZİ YÜZÜSTÜ BIRAKIP GİDİYOR”

Yol vermesini beklediğimiz halde kimse bize doğru düzgün bize yol vermiyor. Uyardığımızda bir de üstüne bize kızıyorlar. Yani biz sadece bize anlayış bekliyoruz, dikkat ederlerse bizlere kolaylık sağlarlarsa bizim de yürümemiz kolay olur. En büyük sorunumuz şu, toplumda bize karşı bir hassasiyet yok, dikkat yok, bizi görünce yayalar da sürücüler de bize yol versinler, yolumuzu kapatmasınlar yolumuzu açsınlar biz başka bir şey istemiyoruz. Bir diğer zorluğumuz, ulaşım araçlarında bizlere yardımcı olunması gerek, oraya gidemem buraya gidemem diyorlar, bizimle uğraşmamak için daha uzun yola giden yolcuyu seçiyor, basıp gidiyor. Bir de bizleri tanıyan da olunca direk çekip giden de oluyor.

“İNSAN ÇALIŞMAK İSTEDİKTEN SONRA ENGELLİYKEN DE ÇALIŞABİLİR”

Doğal taşlardan oluşan aksesuarların satışını yaptığınızı söylediniz işleriniz ne durumda?

İşlerimiz çok ahım şahı bir durumda değil ama günlük harçlığımızı çıkartıyoruz. En pahalı doğal taş ise cinsine göre fiyatı değişir. En çok amatis, strim taşı, kaplan gözü talep görüyor. Bunlar vücuttaki kötü enerjiyi alıp stresi önlüyor. Kolye, küpe, bileklik gibi çeşitler var. Ben de hem toptancıdan alıp satıyorum hem de oturduğum yerden kolye, bileklik, küpe yapıyorum, boş durmak istemiyorum.

“BELEDİYELER YOLLARI YAPARKEN ENGELLİLERİN NASIL GEÇECEĞİNİ UNUTUYOR”

Son olarak vatandaşlara ve yetkililere neler söylemek istersiniz?

Bizi görünce çarpmamaya özen göstermeleri, yolumuzu açmaları yeterli, düşünceli olsunlar yeterli olsunlar yeter kimseden başka bir şey istemiyoruz. Yollarda da çalışmalar yapıyor belediyeler bizleri unutuyor. Normal yolda yürüyemiyoruz ki bozuk yoldan nasıl geçelim? İnsanlardan yardım istiyoruz ki bizim kolumuza girsin de yardım etsin diye o da bulabilirsek, yoksa para verip taksi tutmak zorundayız o yoldan bizi karşıya geçirmesi için.

“YOLUMUZU KAPATMASINLAR YOLUMUZU AÇSINLAR”

Yani bu yolları böyle alt üst ettiler yapmak için bozulunca ama engelli vatandaşlar bu yollarda nasıl yürüyecek? Benden zor durumda olan engelli vatandaşlar var. Tekerlekli sandalyeye mahkûm olanlar, gözleri görmeyenler, kulakları işitmeyenler, onlar için daha zor. Benim bari bir ayağım tutuyor. Buradan herkese sesleniyorum, “Lütfen engellilere karşı biraz duyarlı olsunlar”

21 May 2022 - 13:00 Kocaeli/ İzmit- Yaşam

Muhabir  Yasemin Kaya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.