banner478
banner493

Siwar Keblawi intihar mı etti yoksa atıldı mı? Baba Keblawi; “Kızım intihar etti”

banner418

İzmit’te Filistin uyruklu Siwar Keblawi'nin ölümüne ilişkin babasının ve ağabeyinin yargılanmasına devam edildi. Duruşmada cinayetle suçlanan baba kızının ihtar ettiğini savundu

banner482
Siwar Keblawi intihar mı etti yoksa atıldı mı? Baba Keblawi; “Kızım intihar etti”
11 Şubat 2020 Salı 13:01

İzmit’te, Filistin uyruklu Siwar Keblawi'nin ölümüne ilişkin babasının ve ağabeyinin yargılanmasına devam edildi. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanıklar baba Zekharya ve ağabey Yahya Keblawi ile sanık avukatları, tercümanlar ve aile yakınları katıldı. 

Duruşmada dinlenen tanıklardan Halit İsa Hasım, “8 yıldır Türkiye’de yaşıyorum. Zekeriya’yı tanıyorum. Ben 2011-2012 yıllarında Türkiye’ye geldim. Önde İstanbul sonra İzmit’e taşındım. İzmit çarşıda telefon satışı üzerine iş yeri açtım. Bundan 4 sene öncesiydi. 1.5 yıldır Zekeriya dükkanıma geldiği için tanırım. Bana gelerek ev alacağını söyledi yardımcı olmamı istedi. İzmit’ten Çınarlı Cami mevkiinde kiralık daire aldık. Plaj Yolu’ndan kendi adına 2, otogarda 1, toplam 3 daire satın aldı. Bunlarda ben hep kendisine yardımcı oldum. Zekeriya’nın kızı benim dükkanıma geldiği için tanırım. Kendisinin öğrenci olduğunu biliyorum. Ben olayın geçtiği yerde ki daireyi bilmiyorum, oraya hiç gitmedim. Kız babasına İstanbul’dan 11.000 TL’lik telefon aldırmamıştı. Zekeriya olay günü gecesi saat 21.30-22 civarında beni aradı. Telefonda ağlıyordu, ‘kız balkondan düştü bana gel’ diye söyledi. Ambulansı ara gel diye söyledi. Adresi bilmediğim için ambulansı aramadım. Ben bu eve gittim yukarıda gitmediğini söylememişsem de eve gittiğim doğrudur. Ben gittiğimde Zekeriya dışarıdaydı. Siwar yukarıda dairedeydi. Birinci katın kapısını ambulans için çaldık. Adam çıktı Ambulansı arayıp adresi tarif etti. Yarım saat sonra ambulans geldi. Ben odaya çıktığımda Siwar salondaydı. Siwarla konuşmadım ama yaşıyordu. Siwar’ın yüzünü görmedim. Ben Zekeriya ile kapıyı çaldığımda Yahya yukarıdaydı. Biz eve çıktığımız sırada o aşağıya indi. Elinde çanta görmedim. Ben Zekeriya’nın evine girmedim kapı açık olduğu için kızı gördüm. Siwar yatık vaziyetteydi. Üzeri örtülüydü. Ambulans gelip kızı aldı biz de karakola gidip ifade verdik. Yahya aşağıya indikten sonra bir daha gelmedi” diye ifade verdi.

"AZAP ÇEKMEKTEYİM"
Kızının ölümüne sebep olduğu iddiası ile yargılanan baba Zekharya Keblawi yine suçlamaları reddetti, Keblawi, ‘Ben Halit’in anlattıklarının bir kısmını anladım. Ev aldığımız zaman bana yardımcı oldu. Evim ve işyeri yakın olduğu için sık sık görüşürdük. Olaydan 6 ay önce kendisiyle tanıştım. Bazen Siwar’da benimle gelirdi. Ben Halit ile otururdum kızım da eşi ile beraber otururdu. Bizler inançlı aileyiz kendi evladını öldürecek kadar cani olmadığımız gibi inancımız da buna el vermez. Önce ki anlatımlarında belirtmiş olduğum gibi bu suçu ben işlemedim kızım intihar etmiştir. Cezaevinde bulunduğumuz süre bize azap gelmektedir azap çekmekteyim salıverilmeyi talep ederim.’ dedi. 

BİLİRKİŞİ RAPORUNDA DİKKAT ÇEKEN DETAY
Tanığın savunmasının ardından söz alan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı, tanığın ifadesine itiraz ederek, ifadelerinin kurgulanmış olduğunu ve itibar edilmemesi gerektiğini ifade etti. Sanıkların avukatları ise tanığın ifadelerinin olayı doğru bir şekilde yansıttığını dile getirdiler. Savunmaların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti, olay gecesi yaşananlarla ilgili hazırlanan bilirkişi raporunun geldiğini belirtti. Mahkeme heyeti, bilirkişi raporundaki görüntülerde, Siwar’ın pencereden düşmesinden kısa bir süre sonra Z.K.’nin evden elindeki siyah bir poşetle dışarı çıktığı ve bir süre sonra poşetsiz eve döndüğünün tespit edildiğini söyledi. Raporda yer alan ayrıntı ile ilgili savunma yapan Z.K., “Kızımın kanlı yüzünü sildiğim peçeteleri poşete koydum. Ambulansı beklerken poşeti çöpe atmak için evden dışarı çıktım. Yahya bu sırada yanımda değildi. Görüntüler buna ilişkindir” diye konuştu.

“ACIMIZI PAYLAŞAMADIK”
Sanık Yahya Keblawi ise duruşmada verdiği ifadede, “Ben babamın söylediklerine tek tek katılıyorum. Kardeşimizin cenazesine katılmadık. Biz kardeşimizi kaybettikten sonra acımızı paylaşamadık, cezaevindeydik. Bundan dolayı üzüntüm vardır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Salıverilmeyi istiyorum.” dedi.

TUTUKLULUĞA DEVAM
Savcı geçen duruşmada da verdiği mütalaayı tekrar ederek yurtdışı yasağıyla serbest bırakılmasını talep etti. Mahkeme heyeti sanıkların üzerine atılı suçu, otopsi tutanağı, görüntü kayıtları yakalama tutanağı ve alınan bilirkişi kriminal raporu ile tanık anlatımları gibi somut suç şüphesinin işlendiğinin delillerin varlığıyla beraber kaçma şüphelerinin olması sebebiyle sanıkların ayrı ayrı tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.