banner327

"Sivas Katliamı toplumun vicdanında bir yaradır"

Kocaeli 2 Temmuz Anma Platformu, Sabri Yalım Parkı’nda düzenlediği basın açıklamasıyla 2 Temmuz 1993 tarihinde Madımak’ta yapılan katliamı protesto etti.

"Sivas Katliamı toplumun vicdanında bir yaradır"
02 Temmuz 2018 Pazartesi 19:00

banner32
banner313

Kocaeli 2 Temmuz Anma Platformu, Sabri Yalım Parkı’nda düzenlediği basın açıklamasıyla 2 Temmuz 1993 tarihinde Madımak’ta yapılan katliamı protesto etti. Açıklamada CHP İl Başkanı Cengiz Sarıbay, İl Kadın Kolları Başkanı Songül Kaya, HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, .ok sayıda parti, STK ve sendika temsilcisi katılım gösterdi. Basın açıklamasını okuyan Alevi Kültür Dernekleri Kocaeli Şubesi Başkanı Birol Sağlam, “2 Temmuz 1993 tarihinde 33 insanımızın, tempolu alkışlar ve sevinç naraları eşliğinde ateşe verilerek öldürüldüğü Madımak katliamının üzerinden 25 yıl geçti. Bugün Irak'ta, Suriye’de Orta Doğu Coğrafyasında kafa kesen, ciğer söküp yiyen selefi grupların benzerlerinin ‘Yak ulan yak, cehennem ateşi' diyerek katliamı seyretmelerini bizler unutmadık” dedi. 


İKİYÜZ METRE MESAFEDE OLDUĞU TESPİT EDİLMİŞTİR
Sağlam sözlerinin devamında, “İnsanlık tarihine bu olayla utanç sayfalarından birini ekleyen Türkiye, ne yazık ki Madımak katliamıyla yüzleşmedi, arkasındaki karanlığı aydınlatamadı, katliamın siyasi sorumluları, organizatörleri adaletin karşısına çıkarılmadı. İnsanlarımızı diri diri yakan El Kaide, El Nusra, Hizbullah, lşid uzantıları katillerin en etkili olanlarından Cafer Er çakmak bir türlü yakalanamamış, ancak bu şahıs öldüğünde evinin Emniyet Müdürlüğüne iki yüz metre mesafede olduğu tespit edilmiştir” diye konuştu.

HÜKÜMETİN İKİYÜZLÜ POLİTİKASINI TEŞHİR EDİYORUZ
Sözlerini sürdüren Sağlam, “Tıpkı, Dersim 38’le yüzleşilmediği gibi. 1 Mayıs, Çorum, Maraş, Gazi katliamının aydınlatılamadığı gibi. Roboski'de Kürtlerin üzerine bomba yağdıran emri verenin açığa çıkarılmaması gibi. Gezi eylemlerinde hayatını kaybeden gençlerimizin katillerinin yargı karşısına çıkarılmaması gibi aynı senaryolar. Suruç, Ankara katliamlarının aydınlatılmadığı gibi karşımıza çıkıyor. Amacımız kin nefret öfke değil gerçek ve hakikatlerle yüzleşmektir. Bu toplumsal barışın sağlanması bu tür acıların bir daha yaşanmaması içindir. Bu konudaki hükümetin ikiyüzlü politikasını teşhir etmek istiyoruz” şeklinde konuştu. 

UTANÇ MÜZESİ OLMASI TALEBİMİZ GÖRMEZDEN GELİYOR
Sağlam sözlerini, “Sivas katliamından 2 ay önce 29 Mayıs 1993’te Almanya Solingen'de faşistler tarafından yakılarak katledilen 5 Türk vatandaşımızın evi Almanya hükümeti tarafından utanç müzesi olarak açılmış ve açılışa Türkiye Cumhuriyeti bakanları katılmışlardır. Her yıl 29 Mayıs'ta anma törenine katılım gösteren Türkiye, En son 29 Mayıs 2018'de Türkiye Cumhuriyeti adına bakanlık düzeyinde Mevlüt Çavuşoğlu katılmıştır. Türkiye’de Sivas hala yanıyor kardeşler. Devlet, “Bilim ve Kültür Merkezi" dediği o yerde katili ve katledileni aynı yerde anıyor, anmamızı istiyor. Madımak Oteli'nin Utanç Müzesi olması talebimizi ise görmezden geliyor, bizleri yok sayıyor” şeklinde sürdürdü.


NEFRET SUÇLARI YASAL MÜEYYİDELERE BAĞLANMALIDIR
“Alevilerin hakta ve özgürlükte eşit yurttaşlar olarak tanınma talebinin içeriği ve gerekçeleri açıktır” diyen Sağlam sözlerini, “Aleviler vardır ve Alevilik haktır. Tam da bu nedenle; Ötekileştirilen tüm diğer gruplarla birlikte Alevileri de hedef alan nefret suçları yasal müeyyidelere bağlanmalıdır. Türkiye toplumunun utancı olarak görülmesi gereken tüm Alevi katliamlarıyla yüzleşilmeli ve bu bağlamda; Madımak Oteli utanç müzesi yapılmalıdır. Zamanaşımına uğratılan Maraş, Çorum ve Sivas katliamlarının dosyaları yeniden açılmalı ve failleri ortaya çıkarılmalıdır. Eğitim, öğretim başta olmak üzere tüm kamu hizmeti alanlarında ve bürokraside Alevilere yönelik ayrımcılık iddiaları, hukuk devleti ilkesine inanan tüm yurttaşların adalet duygusunu tatmin edecek biçimde soruşturularak aydınlatılmalıdır” şeklinde sürdürdü. 


DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI KALDIRILMALIDIR
“Zorunlu din dersleri kaldırılmalıdır” diyen Sağlam, “Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılmalıdır. Cemevleri ibadethane olarak kabul edilmelidir. Alevi köylerine zorla cami yapılmasına son verilmeli, Hacı Bektaş Dergâhı, dergâhın gerçek sahipleri olan Alevilere teslim edilmelidir. Alevilerin kutsal mekânlarına yönelik yağmaya son verilmelidir. Gerçekten laik, evrensel insan hak ve özgürlüklerinin güvencede olduğu, hiç kimsenin kaygı duymadığı bir ülkeyi mutlaka inşa edeceğiz. Türkülerimiz kardeşçe söylenmeli, derelerimiz özgürce akmalı ve herkes özgür olmalı. Bütün demokratik kurumları, yaşam hakkına saygı duyan, bütün katliamların hesabı sorulsun, hiçbir katliamının sorumlusu, sorumluları yargılanmadan bu defter kapanmasın diyen dostlarımız; sokaklar ve meydanlar katliama çetelerin değil, hak mücadelesi veren onurlu yurttaşlarındır. Sivas katliamı toplumun vicdanında bir yaradır, Adalet istiyoruz” şeklinde sözlerini sonlandırdı.


İlgili Galeriler
banner29
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
kamil - 11 ay önce
onu ortağınız karamolla hainine sorsanıza o en iyisini bilir Erbakan hocayı zora sokmak için yakmıştır orayı