banner226
banner221

Numan Uysal: “Sendikacılık 3 lira olan maaşı 5 lira yapmak değildir”

banner57
Numan Uysal: “Sendikacılık 3 lira olan maaşı 5 lira yapmak değildir”
14 Mart 2018 Çarşamba 10:50

banner232
banner15

Geçtiğimiz haftalarda Türk Diyanet Vakıf Sendikası başkanlığından istifa eden Numan Uysal ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Uysal sendikacılık ile ilgili olarak, “Sendikacılık sadece 3 lira olan maaşı 5 lira yapmak değildir” ifadelerini kullandı.

RÖPORTAJ: Ahmet YEŞİLMEN
 

Uzun yıllar sendikacılık yaptınız. Kocaeli’de sendikal hayatı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sendikal görevime 2009 yılında başladım. 2010 yılında sendikamızı şube seviyesine çıkarttık. Hemen hemen 10 yıllık bir sendikal hayatım oldu. Sendikacılığı ilkeleriyle yapmak istedik. Sendikal hayatta bugün Türkiye’de var olan Türkiye Kamu-Sen markası, sendikacılığa ilkeli bir boyut getirmiştir. Kocaeli’de sendikal yapı özellikle memur sendikacılığında çok zor şartlar altında yürüyor. Her fikir özgürce ifade edilebilmelidir. Biz bundan hiçbir zaman rahatsız olmadık. Aksine bu bize zarar değil fayda sağlar. Her fikrin savunucusu dürüstlük ve tutarlılık ilkesinden taviz vermeden hareket ederse bu ülke insanının kazanımı demektir.

“KOCAELİ BU ALANDA KENDİNİ İSPATLAMIŞ”
Kocaeli’de bu alanda kendisini ispatlamış, bizimde içinde bulunduğumuz Kamu-Sen çatısı altında yıllarca kurumlarda yetkili olarak devam etmiş sendikalar var. Son zamanlarda bu yetki elimizden kaçmış görünebilir. Şu anda yetkiyi elinde bulunduran, güvenilirliğini kaybetmiş emirle hareket eden insanların içine düştükleri üzücü durumu da Türkiye Kamu-Sen olarak yakından takip etmekteyiz. İlkelerimizle hareket ettiğimiz zaman yolumuzu ona göre çiziyoruz. Bu ilkelerden taviz vermedik. Kocaeli’de ki sendikal mücadelenin bu şekilde devam etmesini istiyoruz. 
 

“3 LİRA OLAN MAAŞI 5 LİRA YAPMAK DEĞİLDİR”
Sendika başkanlığınız döneminde Türk Diyanet Vakıf-Sen saygın bir hale geldi. Üyelerinizin hakları için neler yaptınız?
Milletimize karşı sorumluluklarımız var. biz sendikacılığı ekonomik anlamda yapılamsı gereken bir kurum olalar düşünmüyoruz. Sendikacılık 3 liralık maaşı 5 lira yapmak değildir. İlkeli, güvenli ve sağlıklı bir ortamda insanların kurumlarında çalışırken birbirlerine saygılı olması gerekir. Bunun için çok mücadele verdik. Fikirlerini özgürce ifade etme konusunda mücadeleler verdik. Toplumun âli menfaatlerini göz önünde bulundurduk. Özlük haklarımızla ilgili ciddi çalışmalar yaptık. Çalışmalarımız afaki sözlerle değil bilimsel metotlarla ortaya koyduk. Bunlar için gerektiğinde siyasi partilerle, sivil toplum kuruluşlarıyla görüştük. Mitingler, eylemler yaptık. Sorunlarımızı birinci ağızdan yetkililere aktardık. Hukuksal mücadelemizi üyelerimiz de görüyor. Başarılı olduğumuz en büyük olay verdiğimiz hukuksal mücadeledir. Bu mücadeleyi bu şekilde sürdürmeye devam edeceğiz.
 

Görevi neden bıraktınız ve bundan sonra neler yapmayı düşünüyorsunuz?
Sendikal mücadele verirken ilkelerimizden biri sendikamızı kurumsal hale getirmekti. “Numan Uysal yoksa sendikacılık yoktur” mantığını kabul etmiyorum. Biz sendikamızı kurumsal hale getirmek için ciddi mücadele verdik. Bugün bu sendikanın her tarafında olabiliriz. Önemli olan tadında bırakabilmekti. Her şey yolunda giderken devir teslim yapılabileceğini göstermekti. Meselemiz sendikayı kurumsal hale getirebilmekti. Kurumsal hale geldiğini, kişilerin değil sendikanın ön planda olduğunu göstermek adına görevimi birlikte sendikal mücadele verdiğim genç arkadaşlarıma bıraktım. 
 

“YOLUMUZ BELLİ” 
İnanarak, güvenerek devrettim görevimi. Arkadaşlarımın sendikayı bir adım değil adımlar ötesine götüreceklerine inancım tamdı. Bu konuda onların benden daha başarılı olacaklarına inanıyorum. Zemin zaten çalışmaya müsait bir zemin. Sendikanın aleyhinde söylenen iddiaların tamamen çürütüldüğü bir konuma geldi. Bu konuda da arkadaşlarımızın işleri düne göre daha kolay olacaktır. Artık yolumuz bellidir. Hür iradesiyle hareket edebilen insanların gidebileceği bir yol haline getirdik. 
 

“EN İYİSİNİ ALLAH BİLİR”
Son olarak sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Son olarak güncel mesellerle alakalı kendi kurumumu değerlendirmek istiyorum. Bizler din görevlileri teorik değil işin pratiğini uygulamak durumundayız. İşin teorik tarafı Diyanet İşleri Başkanlığı çatısı altında Din İşleri Yüksel Kurulu başta olmak üzere akademisyenler ve üniversite hocalarımızın sorumluluğu altındadır. Din görevlileri olarak bizlere düşen vazife,Türk milletinin ibadet yerlerini ve ibadetlerini çok rahat, huzurlu ve özgür bir biçimde yapabilecekleri ortamları sağlamaktır.  Son günlerde ülke gündemine oturan dinin güncellenmesiyle alakalı herkes çok farklı şeyler söylüyor. Fikirlerin kötüsü olmaz. Bir insan fikrini ortaya koyduğunda illa ki olumlu karşılık bulacak diye bir şey yok. Diyanet İşleri Başkanlığımızda üzerine düşen görevleri yerine getirmekte. Dini konularda nihayi otorite ve söz sahibi Diyanet İşleri Başkanlığımızdır. Başkanlığımız verecekleri güncel meselerle alakalı fetvaları, istişareler ve ilmi çalışmalar ışığı altında gerçekleştirmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığımız hangi konuda karar bildireceğinde "En iyisini Allah bilir" cümlesiyle sonlandırır. Kurumumuzu idare eden insanlara güvenilmesini istiyorum. Oradan çıkan cevaplar düşünülerek insanımızın faydasına olabilecek cevaplardır. 

banner31

İlgili Galeriler
banner29
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Altay Turan - 8 ay önce
Sendikacılık her şeyden önce "3 lira olan maaşı 5 lira yapmak"tır. Kalanı diğer konularda çalışanların hak ve hürriyetlerini savunmaktır.