banner341

Mustafa Bağdiken’in kaleminden Rumların “Karasakal” korkusu efsanesi… Kıbrıs'ta savaş çıkaran darbe!

Mustafa Bağdiken’in kaleminden Rumların “Karasakal” korkusu efsanesi… Kıbrıs'ta savaş çıkaran darbe!
16 Temmuz 2018 Pazartesi 15:54

banner32
banner313

Fetullahçı Terör Örgütü'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin bastırılmasının ardından iki yıl geçti. 250 Vatandaşımızın şehit olduğu bu darbe girişiminin ve vatandaşlarımızın darbeye karşı duruşunun yıldönümünde yoğun anma etkinlikleri arasında bundan 44 yıl önce yine 15 Temmuz’da gerçekleştirilen, Türkiye'yi savaş sokan bir başka darbeyi unuttuk.

Tarihçiler ve o günleri yoğun olarak yaşayan eski askerlerin dışında günümüzün birçok bürokratı ve genç siyasetçileri, eğer arşivleri de karıştırma alışkanlığı yoksa, Türkiye'de geçen bu süreç içindeki yoğun hareketlilik nedeniyle hatırlayamamış olabilir. 

KIBRIS’I YUNANİSTAN’A BAĞLAMA HEDEFİ
Bundan 44 yıl önce, 15 Temmuz 1974 tarihinde, o dönemlerde de şımarık komşumuz olan Yunanistan aklı sıra Kıbrıs'ı topraklarına ilhak ve burada yaşayan Türklerin tamamını imha etmek amacıyla bir darbe gerçekleştirmişti. Yunanistan'daki Albaylar Cuntası'nın organize ettiği, kukla darbeci Nikos Sampson'un dönemin Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios'u devirdiği darbe, aynı zamanda bir savaşın, yani Kıbrıs Barış Harekatı'nın da ayak sesleriydi. Çünkü Türkiye Kıbrıs'ın egemenliğini garanti altına alan garantör devletlerinden biriydi. 

Dönemin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Bülent Ecevit başkanlığında bakanlar kurulu, genelkurmay oradaki gelişmeleri dikkatle izlerken, tüm uyarı ve ikazlara rağmen Makarios'u deviren ve öldürüldüğü yolunda asılsız haberler çıkartılırken, Nikos Sampson yeni bir bakanlar kurulu oluşturdu. Kurulan sözde yeni devletin adını da “Kıbrıs Helen Cumhuriyeti” olarak duyurdu. 

Darbeci Nikos Sampson 

SİYASİ OYUNLAR VE KATLİAMLAR
Çok kısa süre sonra da bu kez Kıbrıs Helen Cumhuriyeti'nin lağvedildiğini, Kıbrıs Adası'nın Yunanistan'a bağlandığını açıklıyordu. Bu arada Kıbrıs'ta yaşayan Türklere yönelik toplu katliamlar da başlatılmıştı. Çünkü orada, 1971 yılından beri terör estiren, Grivas adlı eski bir Yunan askerinin Türkleri yıldırmak amacıyla kurduğu Eoka-b adlı kanlı terör örgütü vardı. Grivas 1974 yılının Ocak ayında ölmüştü ama kurduğu örgüt katliamlarına ve saldırılarına devam ediyordu. 

Bu toplu katliamların yaşandığı ve daha sonra benim de gidip gördüğüm Muratağa, Atlılar ve Sandallar Köyleriydi. Birçok cinayet vardı ama... Bu köylerde Türkler kadın çocuk demeden toplu olarak katledilmiş topluca çukurlara gömülmüşlerdi. 

Bülent Ecevit’in Barış Hareketi'ni açıkladığı an

KIBRIS TÜRKLERİNDE TEDİRGİN BEKLEYİŞ
Ancak Kıbrıs Türkleri, daha önce de Rumlardan baskı görüp birçok kez sıkıntı yaşamasına rağmen Türkiye'den nihai bir çözüm atağı gelmemesinden dolayı tedirgin olmakla birlikte, Rumların silahlı saldırılarına karşı silahlanıp siperlerde yerlerini almıştı. 

Aslında bu süreç içinde çok şey oldu. Bu sütunlarda hepsini yazmak günler alır. O nedenle özetleyerek geçmek istiyorum. 

KANDIRALI TURAN GÜNEŞ VE AYŞE TATİLE ÇIKSIN MESAJI

Bülent Ecevit başkanlığında hükümet art arda toplantılarla hem diplomatik, hem stratejik ataklar yaparken, Kocaelililerin de çok yakından tanıdığı bir isim, dönemin Dışişleri Bakanı Kandıralı Turan Güneş, diğer garantör ülkelerden İngiltere ile yaptığı görüşmelerden olumsuz yanıt alınca, bölgede başta Yunanistan olmak üzere bölge ülkelerinin de içine gireceği bir savaşı da göze alarak Barış Harekatı'nın gerçekleştirilmesini işaret eden ve tarihe geçen şu şifreli mesajı göndermişti:

Makarios

“Ayşe tatile çıksın”

Turan Güneş'in bu mesajı, o dönemin kısıtlı imkanlarına rağmen Türk askerinin oradaki soydaşlarını kurtarmak için Adaya çıkması gerektiği, başka çare kalmadığı anlamına geliyordu. 

Aslında bunun başka bir anlamı daha vardı:

Eğer Türkiye o barış harekatını başlatmamış olsaydı, tilki kurnazlığı içinde Nikos Sampson'un önce Kıbrıs Helen Cumhuriyeti'ni ilan etmesi, ardından da bu cumhuriyetin lağvedilip Kıbrıs Adası'nın Yunanistan'a bağlandığını duyurması, Kıbrıs'ın tamamen bir oldu bitti ile Türkiye'nin elinden uçup gitmesi, oradaki Türklerin tamamının yok edilmesi demekti.

Barış Harekatı’nda Türk tankları Lefkoşa Türk kesiminde. Arkadaki bina yıllarca meclis binası olarak kullanıldı.

BÜLENT ECEVİT’İN STRATEJİ DEHASI 
Bülent Ecevit 18 Temmuz'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni toplantıya çağırdı. Aslında her şey hazırdı, karar alınmıştı. Bu görünürde oyalanma taktiği Kıbrıs Türklerini bile umutsuzluğa düşürmüş, “Türkiye'de koalisyon hükümeti var. Bir karar alamazlar” derken, ikinci bir şok da Ecevit'in bu kez 20 Temmuz günü de TBMM'yi toplantıya çağırmasıydı.
Doğruya doğru. Garantör ülkelerden İngiltere, “Dünya’nın ağası” ABD bile, Ellerinde zaten  bizim verdiğimiz çürük göçük hurda gemi ve uçaklar var. Türkiye bir şey yapamaz, savaşı göze alamaz” diye düşünüyordu. 

(Zaten bu yüzden inanılmaz sıkıntılar yaşandı. Kocatepe Muhribimizin Türk uçakları tarafından yanlışlıkla vurulması da zaten ABD menşeli haberleşme sisteminden kaynaklanan bir açıktı.) 
 
Tabi Ecevit’in toplantı duyurusu strateji dehasının bir parçasıydı. 19 Temmuz akşamı Kıbrıs'ta, Türk halkının hakkını korumak amacıyla kurulan, herkesin bilmediği, bir nevi yeraltı teşkilatı olan TMT, açık adıyla Türk Mukavemet Teşkilatı, oradaki en üst düzey komutan olan Sancaktar ve bu oluşumun en önemli ismi Rauf Denktaş Türkiye'den gelen şifreli talimatlar üzerine Kıbrıs Türklerine ve mücahitlere kırmızı alarma geçmeleri talimatını da vermişti.

ŞU KARASAKAL EFSANESİ 
Burada herkesin kaynağını ve ayrıntısını bilmediği, ancak hem Türk hem Rum tarafında sıkça kullanılan, Yunanistan’da bile yayılan “Karasakal” sözünün de nereden geldiğini kısaca özetleyeyim. 

Rum çetecilerinin ve EOKA-B terör örgütünün yıldırma faaliyetlerine karşı koymak üzere kurulan yeraltı teşkilatı TMT’de, yani Türk Mukavemet Teşkilatı’nda Türkiye’den giderek ekibe katılan TSK kökenlilerin kod adı  “Karasakal” idi. 

Rumlar’ın terör estiren Eoka-B örgütü ve çeteler, kısasa kısas uygulayan bu “Karasakal” timlerinden çok korkuyordu. Onların her saldırısının ardından, bu Karasakallar Eoka-B çetesini bir yerde kıstırıyor ve çoğunu imha ediyordu

Onun için bu kod adı efsane haline geldi.

Şimdi var mı bilmiyorum ama, uzun yıllar Kıbrıs’ın Rum kesiminde kadınların yaramazlık yapan çocuklarını “Seni şimdi karasakallara veririm” şeklinde korkuttuklarını biliyorum. 

Gece yarısı gelen bu talimat üzerine siperlere girilmiş, miğferler takılmış, silahlara mermiler sürülmüş beklemeye geçilmişti.  

Beklenen o an 20 Temmuz sabahı geldi. İlk adı “Kıbrıs Türk Federe Devleti” olan bugünkü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, herkesin kulağından ayırmadığı radyodan yaptığı açıklama ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve Türk Askerinin çıkartmayı başlattığını müjdeliyordu.  

Başbakan Bülent Ecevit de yaptığı açıklama ile harekatın başladığını duyuruyordu.

HAREKAT OLMASAYDI KIBRIS ELDEN GİDİYORDU

Bir not olarak şunu özellikle tekrar vurgulamak istiyorum:

Yunanistan ve Rumlar uluslararası alanda ne kadar bağırıp gerilerini yırtsalar da, bizdeki deyimle “Dimyata pirince giderken, eldeki bulgurdan oldular

Çünkü Nikos Sampson’un yaptığı o darbeyi planlayan Yunanistan, alel acele ilan edilen yeni cumhuriyet ve onun da hemen lağvedilip adanın Yunanistan’a bağlandığını açıklamasından anlaşıldığı gibi, Kıbrıs’ı tamamen kendi topraklarına katmayı hedefliyordu. 

Eğer Kıbrıs Barış Harekatı gerçekleşmemiş olsaydı, şimdi Kıbrıs Tamamen Yunanistan’ın olacak ve orada tek bir Türk kalmayacaktı.  

Katliamlarla ilgili fotoğraflar 

KIBRIS İLE İLGİLİ ANILAR


Kıbrıs ile ilgili çok anı birikimim var. Merhum Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, o dönemin Milli Savunma Bakanı Osman Örek, Magosa Fatihi olarak da anılan merhum Osman Fazıl Polat, merhum Barış Kuvvetleri eski Komutanı Vahit Güneri, Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin ilan edilişi ve benim de o meclisi çok genç bir gazeteci olarak takip edişim. 
Çok önemli bir anı demeti de, günümüz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bugünkü Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile, yıllardır görüşmesek de belediye başkanlığı döneminde akıllardan asla çıkmayacak ve gülümseyerek hatırlanacak güzel hatıralar.  
Bu vesileyle Barış Harekatı’nın 20 Temmuz’da gerçekleştirdiği Barış Harekatı’nın 44. Yıldönümü de kutluyorum. 
Barış harekatının mimarları başta Bülent Ecevit. Dönemin Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan, Kıbrıs Türk Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Metin Feyzioğlu’nun dedesi Turan Feyzioğlu, Tüm komutanlar, şehit ve gazilerimizi saygıyla anıyorum. 

Orijinali bende olan tarihi fotoğraf. Tarih 16 Ağustos 1960. Dönemin darbeyle başa geçen Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, Kıbrıs’a gidecek ilk Türk birliğine sancak tesliminde. Türkiye’nin Kıbrıs’taki ısrarı o kadar eski.  

 


İlgili Galeriler
banner29
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Aslan TMT - 11 ay önce
Selam olsun KIBRIS TÜRKLERİNE,yakında gırnı yemeye TEKERLEK ÖMERE geleceğim bre:)